İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2025/6279 Karar: 2025/9744 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/6279 K.2025/9744

8. Ceza Dairesi 2025/6279 E. , 2025/9744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2005/677 E., 2006/332 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde Gebze (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.10.2006 tarihli ve 20

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2025/6279 E. , 2025/9744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2005/677 E., 2006/332 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde Gebze (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.10.2006 tarihli ve 20

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2025/6279 E. , 2025/9744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SAYISI : 2005/677 E., 2006/332 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Yapılan ön inceleme neticesinde Gebze (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.10.2006 tarihli ve 2005/677 Esas, 2006/332 Karar sayılı karar sanık tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: Sanığın, temyiz dilekçesi içeriğine göre istemin eski hale getirme talebini içerdiği, eski hale getirme istemi hususunda karar verme yetkisinin 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilerek, 5271 sayılı Kanunu’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvurunun yapılacağı merci, yöntemi ve başvuru süresinin hiçbir tereddüte yer vermeksizin açıkça belirtileceği, 263/1. maddesinde ise, "tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir" hükmüne yer verilmiş olup, bu hükümlere aykırılığın aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni oluşturacağında bir kuşku olmadığı dikkate alındığında, 17.10.2006 tarihli mahkumiyet ile tedavi ve denetimli serbestlik kararında başvurulabilecek kanun yolu, kanun yoluna başvuru şekli ile karar ve tebliğ tarihi itibariyle hükümlü olarak cezaevinde bulunan sanık için bulunduğu ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne beyan bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği belirtilmediği görülmekle, bu haliyle Mahkemesince yapılan kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu belirlenmiş ise de; mahkumiyet ve tedavi denetimli serbestlik kararının 19.12.2006 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği, bu karara karşı kanun yoluna başvurmadığı, ayrıca Cumhuriyet savcılığının sanık hakkında lehe kanun değerlendirmesi talebinin reddine ve 10 ay hapis cezasının aynen infazına dair 20.03.2008 tarihli ek kararın sanığa 16.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bu hali ile sanığın karardan en son bu tarihte haberdar olduğu halde temyiz etmediği ve yaklaşık 16 yılı geçkin süreden sonra eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.08.2024 tarihinde temyiz eden sanığın haklı sebebe dayanmayan eski hale getirme talepli temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 2006'da mahkûm edilen sanık, kendisine 2006 ve 2008'de tebliğ edilen kararları temyiz etmeyip yaklaşık 16 yıl sonra 2024'te eski hale getirme talepli temyiz başvurusu yapmıştır.

Hukuki İlke: Kararda kanun yolu/başvuru şeklinin usulünce gösterilmemesi (CMK 34/2, 232/6, 263/1) kural olarak eski hale getirme nedeni sayılsa da, karar sanığa bizzat tebliğ edilip ek karardan da haberdar olduğu halde süresinde temyiz etmemesi karşısında, 16 yıl sonraki başvuru haklı sebebe dayanmadığından 1412 sayılı Kanun 310/1'deki süre reddi uygulanmıştır.

Uygulama Sonucu: temyiz reddi

Dava Strateji Notu: Kanun yolu bildirimi eksikliği eski hale getirme imkânı verse de, sanığın karardan bizzat haberdar olduğu ispatlanırsa uzun süre sonraki başvuru 'haklı sebep' yokluğundan reddedilir; öğrenme tarihinden itibaren derhal başvurmak şarttır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla