İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6859 K.2025/8075

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Esas2025/6859Karar2025/8075Tarih20 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/6859 E., 2025/8075 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/1439 E., 2025/2008 K.
İlk derece mahkemesi
... 26. İş Mahkemesi
Sayısı
2024/297 E., 2025/64 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.934 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. hükmü uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1- (b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre iş sözleşmesi 12.11.2019 tarihinde sona eren davacının, kabul edilen ve temyize konu edilen toplam alacak miktarı 32.942,58 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... şubesinde 08.06.2011-12.11.2019 tarihleri arasında ustabaşı olarak çalıştığını, sigorta girişinin 25.06.2011 tarihinde yapıldığını, 15 yıl sigortalılık ve 3600 prim ödeme gün sayısı şartlarını sağlayarak Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) aldığı yazı ile iş sözleşmesini feshettiğini, noter kanalı ile ihtarname göndererek hak ettiği işçilik alacaklarının ödenmesini talep ettiğini ancak davalı işverence ihtamameye cevap verilmediğini, son ücretinin aylık ücretinin asgari geçim indirimi dâhil net 5.300,00 TL olduğunu,

bunun 2.300,00 TL kadar kısmının bankadan geri kalanının elden ödendiğini, her yılın Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım aylarında (yılda 8 ay) haftada 6 gün çalıştığını, bunun 3 gününde günde 16 saat, diğer 3 gününde günde 9 saat çalıştığını, böylece bu sekiz ay boyunca haftada 75 saat çalışarak fazla çalışma yaptığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, resmî tatil ve resmî bayramlarda çalıştığını, ücretini alamadığını, 2019 yılı Ekim ve Kasım ayı ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek,

kıdem tazminatı, bakiye ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait işyerinde 25.06.2011 tarihinde işe başladığını, iş sözleşmesinin istifa ederek sonlandırdığını, son dönemde iş arkadaşlarına karşı sataşma niteliğine varacak huzursuzluk çıkaran davranışlarda bulunduğunu, bu durumun iş arkadaşları tarafından yazılı ve sözlü olarak dile getirildiğini, davacının bu nedenle uyarıldığını ancak davranışlarını sürdürmesi ve iş arkadaşlarından tekrar şikayet gelmesi üzerine işveren yetkilisince 09.11.2019 tarihinde sözlü olarak tekrar uyarıldığını, bunun üzerine davacının Şirket merkezine giderek istifasını beyan ettiğini,

istifa dilekçesi yazması istendiğinde ise yazmayarak işyerini terk ettiğini, daha sonra 12.11.2019 tarihinde SGK'dan 15 yıl sigortalılık ve 3600 prim günü şartlarını sağladığına ilişkin yazı alarak iş sözleşmesini 12.11.2019 tarihinde feshettiğini iddia etmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, işyerinde tüm ödemelerin bankadan yapıldığını, ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, fazla çalışma iddialarının gerçeği yansıtmadığını, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapması hâlinde ücretlerinin bordroda gösterilerek ödendiğini,

davacının bordroları ihtirazı kayıt koymaksızın imzaladığını, davacının ileri sürdüğü tüm iddia ve taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hizmet döküm cetveli ve işe giriş-çıkış bildirgelerinden anlaşıldığı üzere davacının 25.06.2011- 09.11.2019 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığı, hizmet süresinin 8 yıl 4 ay 14 gün olduğu, tanık beyanları, emsal ücret araştırma sonuçları ve davacının yaptığı iş değerlendirilmek suretiyle feshin gerçekleştiği ayda davacının ücretinin brüt 3.388,64 TL olduğu, yemek yardımı eklenmek suretiyle giydirilmiş ücretinin brüt 3.726,64 TL olduğu,

davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiği bu nedenle kıdem tazminatı alacağının ve bakiye ücret alacağının bulunduğu, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, Mahkemece kıdem tazminatına hükmedilmesinin isabetli olduğu, kaldırma kararından önce bir kısım meslek kuruluşlarından emsal ücretin sorulduğu, kaldırma kararından sonra taraflarca başkaca kuruluş bildirilmediği,

davacının yaptığı iş, davacı tanık anlatımları ve Türkiye İstatislik Kurumu (TÜİK) ücret verisi dikkate alınarak Mahkemece kabul edilen ücret miktarının dosya içeriğine uygun olduğu, alacakların bu ücret miktarına göre değerlendirilmesinin isabetli olduğu, kabul edilen ücret miktarı ile imzalı bordrolarda belirtilen saatle bağlı kalınarak bordroda görünen ödeme düşülerek fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu,

tahakkuk bulunan imzalı dönem yönünden davacı tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceği, imzasız veya tahakkuk bulunmayan dönem yönünden tanık ...'nın beyanı ve kaldırma kararı sonrası dinlenen ve işyerinde çalıştığı anlaşılan davacı tanığı ...'nin beyanı ile davacının fazla çalışma yaptığını ve dinî bayramlar haricinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını kanıtladığı,

husumetli tanığın beyanına husumetsiz tanığın beyanı ile desteklendiği ölçüde itibar edilebileceği, husumetli tanıkların beyanlarının doğrudan hesaplamada dikkate alınamayacağı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının yöntemince hesaplanıp hüküm altına alındığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ücretinin eksik belirlendiğini bu nedenle bütün alacaklarının eksik hesapladığını, b. Davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz istemi miktardan reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/1 hükmünde genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek ünvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususların imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesini ortaya çıkarması durumunda, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve gerekirse işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili meslek odaları, işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı, aylık ücretinin asgari geçim indirimi dâhil net 5.300,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı ise ücretin bordrolarda gözüken miktar kadar olduğunu savunmuştur.

Dinlenen davacı tanıklarından ... davacının 5.000,00-5.500,00 TL civarında ücret aldığını, asgari ücret kısmının bankadan kalan kısmın elden ödendiğini, diğer davacı tanığı ... aralarındaki konuşmalarda davacının 5.000,00- 5.500,00 TL civarında ücret aldığını söylediğini, bunun asgari ücret kısmının bankaya kalan kısmın da çalışanlar muhasebeye çağırılarak elden ödendiğini, davacı tanığı ... davacının asgari ücretin 2 katından fazla ücret aldığını ancak ne kadar ücret aldığını bilmediğini, davacı tanığı ... ise davacının ustabaşı olarak çalıştığını,

2 asgari ücretten biraz daha fazla aldığını ancak ne kadar ücret aldığını tam olarak hatırlamadığını beyan etmiştir. Davalı tanığı ... beyanında davacının asgari ücret aldığını, diğer davalı tanığı ... de davacının ücretini bilmemekle birlikte ücretin her yıl değiştiğini ancak bordrolarda ne yazıyorsa ücretin o olduğunu elden ödeme bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasında; ... Odası, ücretin ... sorulması gerektiğini bildirmiş, ... ...

Odası ise emsal ücretin işe başlama sırasında sözleşme var ise buna göre yoksa asgari ücret kadar olması gerektiği yönünde cevap verilmiştir. Mahkemece, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası ... verileri dikkate alınarak ücretin brüt 3.388,64 TL olduğu kabul edilmek suretiyle hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmıştır. Ancak ... sorgusunun gıda işleme ağaç işleri giyim eşyası ve diğer sanatkarlar ve ilgili işlerde çalışan işçi için yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacının aşçıbaşı olduğu dikkate alındığında yapılan araştırmanın davacının işini kapsamadığı açıktır. Bu durumda davacının ücretinin dinlenen tanık beyanları, davacının kıdemi, yaptığı iş değerlendirilip fiilen yaptığı işe uygun ... verileri de dikkate alınarak belirlenmesi ve sonucuna göre dava konusu alacakların hesaplanması gerekmektedir.

3. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.

Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödemenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.

Ücret bordrosundaki ücretin, davacının gerçek ücret miktarını yansıtmadığının anlaşılması hâlinde, bordroların imzalı ve imzasız oluşuna göre bir ayrım yapılması gerekmektedir. Bu hâlde imzalı bordroda yer alan fazla çalışma saati davacıyı bağlayacağından, davacı bordrodaki süreden daha fazla süre ile çalıştığını ancak yazılı bir delil ile ispat edebilir.

Davacının imzalı bordrodaki süreden daha fazla çalıştığını yazılı delil ile ispat etmesi hâlinde, bordroda ödendiği belirtilen fazla çalışma ücreti davacının gerçek ücreti üzerinden hesaplanan alacaklardan mahsup edilir. İmzalı bordrodaki fazla çalışma süresinden daha fazla çalışma yapıldığının yazılı kayıtlar ile ispat edilememesi durumunda, bordrodaki fazla çalışma saati ile bağlı kalınarak değerlendirme yapılır.

Yani bordrodaki fazla çalışma süresinin işçinin gerçek fazla çalışma süresini yansıttığı, ancak karşılığı olan ücretin gerçek fazla çalışma ücretini yansıtmadığı kabul edilir. Davacının bordrodaki fazla çalışma süresinin karşılığı olan fazla çalışma ücreti gerçek ücret miktarı üzerinden yeniden hesaplanır. Bu hâlde de bordrodaki tahakkuk miktarı hesaplanan alacaktan mahsup edilir.

Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için de geçerlidir.

Dosyaya sunulan ücret bordrolarının incelenmesinde; ücret bordrolarının büyük bir kısmının imzalı olduğu ancak davacı tarafından bordrolara ihtirazı kayıt konulmadığı, bir kısmının ise imzasız olduğu görülmektedir. Bu durumda davacı bordrolarda görünenden daha fazla çalışma yaptığını ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını yazılı belge ile ispatlamalıdır. Dosya kapsamında bu husus davacı tarafından ispat edilebilmiş değildir.

Diğer taraftan bordrolardaki ücretin davacının gerçek ücretini yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda imzalı bordrolardaki fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmaların karşılığı, yukarıda izah edildiği üzere davacının gerçek ücreti belirlendikten sonra, gerçek ücret miktarı üzerinden yeniden hesaplanmalı ve bordrodaki tahakkuk miktarı hesaplanan alacaktan mahsup edilmelidir.

Tanık beyanı ile ispat edilen dönem yönünden ise davacının haftalık 6 saat fazla çalışma yaptığının kabulü dosya kapsamına uygundur. Davacının bu döneme ilişkin fazla çalışma ücreti de gerçek ücreti üzerinden hesaplandıktan sonra varsa yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra sonuca gidilmelidir.

Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davalı Temyizi Yönünden

Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

B. Davacı Temyizi Yönünden

SONUÇ / HÜKÜM

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6859, K. 2025/8075, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. A. Davalı Temyizi Yönünden
  12. B. Davacı Temyizi Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6859
Karar No
2025/8075
Tarih
20 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/6860 K.2025/13799
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6860 K.2025/8074
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/6861 K.2025/13686
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6862 K.2025/8073
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/6862 K.2025/14075
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6863 K.2025/8072

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.