İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Ekiztaş Başvurusu (B. No: 2017/19654)

1. Başvuru, tutukluyu ziyarete gelen aile bireyinin bir yıl

Başvuru No2017/19654Tarih12 Şubat 2020Okuma11 dk · 2.226 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Ekiztaş Başvurusu

Karar tarihi
12 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2017/19654
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.226 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluyu ziyarete gelen aile bireyinin bir yıl

süreyle ziyaretten men edilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/3/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle

şöyledir:

9. Başvurucu 24/10/2016 tarihinde Sincan 1 Nolu F Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) tutuklu olarak bulunan kardeşini

ziyarete gitmiş ve kardeşiyle açık görüş gerçekleştirmiştir.

10. Aynı tarihte dört infaz koruma memurunun imzalarıyla

düzenlenen tutanakta arama sırasında tutuklunun çikolata paketine gizlemiş

olduğu notu açık görüş yerine götürmek istediğinin anlaşıldığı, bu nota el

konulduğu, tutukluya ailesiyle açık görüş yaptırıldığı, açık görüş bittikten

sonra başvurucunun infaz koruma memurunun yanına gelerek "O kağıtlara neden el koydunuz, kardeşim eşine

özel şeyler yazmış, bunun cezası ne olur?" dediği, ayrıca "Kardeşim ceza alırsa senden bilirim, ben de

emniyetçiyim, dışarıda görüşmeyelim." dediği, görevli infaz koruma

memurunun koluna dokunmak suretiyle bu söylemlerde bulunduğu belirtilmiştir.

11. 25/10/2016 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından

başvurucu hakkında açık ziyaret bitiminde görevli infaz koruma memurunu tehdit

ettiği, Ceza İnfaz Kurumunun düzenini ve güvenliğini bozduğu gerekçesiyle bir

yıl süre ile ziyaretten men kararı alınmıştır. Kararda 24/10/2016 tarihli

tutanak içeriğine aynen yer verilmiş, ayrıca olaya ilişkin kamera görüntüleri

incelendiğinde başvurucunun ziyaret bitiminde görevli memurun yanına gelerek

söylemlerde bulunduğunun görüldüğü ifade edilmiştir.

12. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3/1/2017

tarihinde başvurucu hakkında tehdit suçu nedeniyle iddianame düzenlenerek kamu

davası açılmıştır. 16/1/2017 tarihinde Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesi

tarafından uzlaşma yoluna gidilmediği ve suç vasfında çelişki olduğu

nedenleriyle iddianamenin iadesine karar verilmiştir. Tarafların uzlaşması

üzerine Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 21/3/2017 tarihli kararıyla kovuşturma

yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

13. Başvurucu, söz konusu ziyaretten men kararının kaldırılması

için Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) müracaat etmiştir.

Başvurucu dilekçesinde, ziyaret sırasında tüm ailelere yetecek kadar sandalye

bulunmadığını, daha sonra sandalye getiren infaz koruma memurlarına "Ben de eski bir emniyet mensubuyum. Böyle büyük

kurumlarda sandalye veya eksik başka bir materyal varsa bir şekilde başka

yerden temin edilebilir." dediğini beyan etmiştir. Başvurucu

ayrıca hiç bir şekilde görevli memuru tehdit etmediğini, söylediği iddia olunan

sözleri söylemediğini, fiziki bir temasının da olmadığını, isnatları kabul

etmediğini ifade etmiştir.

14. İnfaz Hâkimliğinin 26/12/2016 tarihli kararıyla başvurucunun

talebi reddedilmiştir. Karar gerekçesinde; olaya ilişkin kamera görüntüleri

incelendiğinde başvurucunun ziyaret bitiminde görevli infaz koruma memurunun

yanına gelerek söylemlerde bulunduğunun görüldüğü, tutulan tutanakla kamera

görüntülerinin birbiriyle tutarlı olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla verilen

kararın hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.

15. Başvurucu bu karara karşı Ankara Batı 2. Ağır Ceza

Mahkemesine itirazda bulunmuştur. Mahkemenin 20/2/2017 tarihli kararıyla

başvurucunun itirazı reddedilmiştir.Nihai karar başvurucuya 2/3/2017 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 31/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

17. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un "Ziyaret

ve görüşlerde uyulacak esaslar" kenar başlıklı 86. maddesinin

ilgili kısımları şöyledir:

“(1) Kapalı ve açık ceza infaz kurumlarına

ziyaret veya görüşe gelen resmî heyet ve özel kişiler, kurum güvenliğini

tehlikeye sokacak davranışlarda bulunamaz, kurum güvenliği için alınan ve

uygulanan yasal ve idarî tedbirlerin değiştirilmesini isteyemezler.

...

(8) Ziyaret ve görüşlerde kurallara uymayan

heyet ve kişilerin ziyaret ve görüşmeleri sürdürmelerine derhâl son verilir.

Suç oluşturan davranışlar, ilgili idarî ve adlî makamlara bildirilir. Görüşme

hakkına sahip özel kişilerin kurum güvenliğinin korunması amacıyla alınan

tedbirlere aykırı davranışları ve istekleri nedeniyle görüşme hakları, kurumun

en üst amirince bir aydan bir yıla kadar kısıtlanabilir. Mevzuatın avukatlar

bakımından getirdiği hükümler saklıdır.”

18. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük'ün 129. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

“Ziyaret ve görüşlerde kurallara uymayan

heyet ve kişilerin ziyaret ve görüşmeleri sürdürmelerine derhâl son verilir.

Suç oluşturan davranışlar, ilgili idarî ve adlî makamlara bildirilir. Görüşme

hakkına sahip kişilerin kurum güvenliğinin korunması amacıyla alınan tedbirlere

aykırı davranışları ve istekleri nedeniyle görüşme hakları, kurumun en üst

amirince bir aydan bir yıla kadar kısıtlanabilir. Mevzuatın avukatlar

bakımından getirdiği hükümler saklıdır.”

19. 7/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan

Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in (Ziyaret

Yönetmeliği) 5. maddesinin birinci fıkrasının (o) bendi şöyledir:

“Ziyaret ve görüşlerde, kurallara uymayan

heyet ve kişilerin ziyaret ve görüşmeleri sürdürmelerine derhal son verilir.

Suç oluşturan davranışlar, kurum idaresince tutanakla tespit edilerek, ilgili

adlî ve idarî makamlara bildirilir. Görüşme hakkına sahip özel kişilerin kurum

güvenliğinin korunması amacıyla alınan tedbirlere aykırı istek ve davranışları

nedeniyle görüşme hakları, ceza infaz kurumunun en üst amirince bir aydan bir

yıla kadar kısıtlanabilir…”

B. Uluslararası Hukuk

20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar

başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"(1) Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu

makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir

toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının

hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz

konusu olabilir."

21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayata

saygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi yani kişinin sosyal kimliğini

geliştirme hakkı anlamında bir özel hayatı

güvence altına almaktadır. Bu yönü ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi

geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas

kurma hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye,

B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 45; Oleksandr

Volkov/Ukrayna, B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88,

16/12/1992, § 29).

22. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklular Sözleşme kapsamında kalan

temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No.2), B. No:

74025/01, 6/10/2005, § 69; Gülmez/Türkiye,

B. No:16330/02, 20/5/2008, § 46).

23. AİHM'e göre, suçun mahiyeti haklı gösteriyorsa bir

tutuklunun özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcı ziyaret düzenlemelerine

tabi tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesi kapsamındaki hakkına müdahale

teşkil eder ancak kendiliğinden bu hakkın ihlali anlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008,

§ 123).

24. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu

olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin

korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda

mahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir.

Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik sınırlamalar

makul ve ölçülü olmalıdır (Silver ve

diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983, §§ 99-105).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 12/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

26. Başvurucu; görevli memuru tehdit etmediğini, infaz koruma

memurunun şikâyetten vazgeçtiğini, İnfaz Hâkimliğince gerekli deliller

toplanmadan karar verildiğini belirtmiştir. Başvurucu ayrıca, görüşme yasağı

cezasının orantısız olduğunu, bu cezanın manevi sonuçları bakımından çok ağır

olduğunu belirtmiştir. Bu nedenlerle başvurucu özel ve aile hayatına saygı

hakkının, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

27. Bakanlık görüşünde; söz konusu ziyaretten men kararının

Kanun ve Tüzük hükümlerine uygun olduğu, Anayasa’da yer alan hak ve özgürlükleri

ihlal eder nitelikte olmadığı veya adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık

bir keyfîlik içermediği belirtilmiştir.

28. Başvurucu Bakanlık görüşüne verdiği cevap dilekçesinde,

Bakanlık görüşündeki değerlendirmelere katılmadığını beyan etmiş ve önceki

şikâyetlerini tekrar etmiştir.

B. Değerlendirme

29. Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı

şöyledir:

"Herkes, özel hayatına ve aile hayatına

saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının

gizliliğine dokunulamaz...."

30. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birinci

fıkrasında güvence altına alınmıştır. Söz konusu düzenleme, Sözleşme’nin 8.

maddesi çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki

karşılığını oluşturmaktadır. Başvurucunun kardeşiyle görüşmesinin

kısıtlanmasından kaynaklanan tüm şikâyetlerinin ve yargısal sürece ilişkin

usule dair iddialarının ilgili maddi hakkın esasıyla ilgili inceleme kapsamında

değerlendirilmesi gerekmekte olupbaşvuru Anayasa’nın 20. maddesinde yer alan

aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmelidir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

32. Başvurucunun tutuklu olan kardeşiyle bir yıl süreyle

görüşmesinin kısıtlanması aile hayatına saygı hakkına müdahale oluşturmaktadır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

33. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

34. Yukarıda tespit edilen müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini

ihlal edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanunilik, meşru amaç, demokratik toplum

düzeninin gerekleri ve ölçülülük ilkelerine uygun olup olmadığının belirlenmesi

gerekir (Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, § 104; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, § 68; Bülent Kaya [GK], B. No: 2013/2941,

11/5/2016, § 80).

(1) Kanunilik

35. Başvurucunun ziyaretten yasaklanması işlemine dayanak teşkil

eden mevzuat hükümleri (bkz. §§) dikkate alındığında müdahalenin kanunlar

tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğu görülmektedir (İbrahim Aksoy, B. No: 2015/16346,

28/6/2018, § 40).

(2) Meşru Amaç

36. Söz konusu müdahalenin kamu düzeni ve suç işlenmesinin

önlenmesi genel amacı çerçevesinde Ceza İnfaz Kurumunda güvenliğin ve

disiplinin sağlanması şeklinde meşru amaç taşıdığı anlaşılmaktadır.

(3) Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(a) Genel İlkeler

37. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre demokratik toplum

düzeninin gerekleri kavramı, öncelikle ilgili hak yönünden getirilen

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğinde olmasını,

başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarak kendisini

göstermesini gerektirmektedir. Demokratik

toplum düzeninin gereklerinden olma, bir sınırlamanın demokratik bir

toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik

olmasını ifade etmektedir (AYM, E.2016/179,K.2017/176, 28/12/2017; Haluk Öktem [GK], B. No: 2014/13433,

13/10/2016, § 49; Erhun Öksüz [GK],

B. No: 2014/12777, 13/10/2016, § 53; G.G. [GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §

56; Ata Türkeri, B. No:

2013/6057, 16/12/2015, § 44; Salim Onur Şakar, B. No: 2015/2711,

21/9/2017, § 35).

38. Anayasa’nın 13. maddesinde demokratik toplum düzeninin

gerekleri ve ölçülülük kriterleri iki ayrı ölçüt olarak düzenlenmiş olmakla

birlikte bu iki ölçüt arasında ayrılmaz bir ilişki vardır. Ölçülülük ilkesinin

amacı temel hak ve özgürlüklerin gereğinden fazla sınırlandırılmasının

önlenmesidir. Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca ölçülülük ilkesi, sınırlama

için kullanılan aracın sınırlama amacını gerçekleştirmeye uygun olmasını ifade

eden elverişlilik, sınırlayıcı önlemin sınırlama amacına ulaşmak bakımından

zorunlu olmasına işaret eden zorunluluk ve araçla amacın orantısız bir ölçü

içinde bulunmaması ile sınırlamanın ölçüsüz bir yükümlülük getirmemesi anlamına

gelen orantılılık unsurlarını içermektedir (Bülent

Polat, § 106; Tevfik Türkmen,

§ 70; Bülent Kaya, § 82). Bu

ilke, şüphesiz tüm temel hak ve özgürlüklere yapılacak müdahaleler bakımından

geçerlidir.

39. Belirtilen ölçütlere riayetle bir sınırlandırma yapılıp

yapılmadığının tespiti için müdahale teşkil eden önlemin temelini oluşturan

meşru amaç karşısında bireye düşen fedakârlığın ağırlığının gözönünde

bulundurulması, kamunun veya kimi zaman başka bir bireyin menfaati ile

müdahalenin süjesi olan bireyin menfaati arasında adil bir dengenin kurulup

kurulmadığının belirlenmesi gerekmektedir (Bülent

Kaya, § 83; Tevfik Türkmen,

§ 71; Bülent Polat, § 107).

(b) İlkelerin Olaya

Uygulanması

40. Anayasa Mahkemesi, bir çok kararında disiplini bozacak

faaliyetleri önlemeye yönelik hukuki düzenlemeler olmadan bir ceza infaz

kurumunda düzen sağlanamayacağına dikkat çekmiş, söz konusu ceza infaz

kurumunun idaresi ve güvenliği olduğunda müdahale ile hak arasında makul bir

denge kurma konusunda kamu gücünü kullanan makamların geniş bir takdir

yetkisine sahip olduğunu vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesinin rolü başvuruya

konu müdahalenin, olguların kabul edilebilir bir değerlendirmesine dayanarak

yapıldığının ve keyfî olmadığının denetlenmesini kapsar (Özkan Kart, B. No: 2013/1821, 5/11/2014 §§

50-51, 53; Hasan Koç, B. No:

2014/6506, 5/4/2017, § 13; Mehmet Koray Eryaşa,

B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 51).

41. Somut olayda ziyaretten men kararında başvurucunun infaz

koruma memurları ile aralarında geçen tartışma, ziyaret düzeninin bozulmasına

yönelik sözleri ve davranışlarına detaylı olarak yer verilmiştir. Ayrıca Ceza

İnfaz Kurumu Müdürlüğü ve İnfaz Hâkimliği kararlarında, kamera kayıtlarının

incelendiği, başvurucunun ziyaret bitiminde görevli memurun yanına gelerek

söylemlerde bulunduğunun görüldüğü, tutulan tutanakla kamera görüntülerinin

birbiriyle tutarlı olduğunun anlaşıldığı ifade edilmiştir. Bu nedenle derece

mahkemeleri başvurucunun infaz koruma memurunu tehdit ettiği sonucuna

ulaşmışlardır. Derece mahkemesi kararında başvurucunun ileri sürdüğü iddialar

hakkında konuyla ilgili ve yeterli bir gerekçe bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna

göre ceza infaz kurumunun disiplinini ve güvenliğini sağlamak üzere getirilen

kurallara ve düzene aykırı davranışları nedeniyle başvurucuya uygulanan

ziyaretten kısıtlama kararının makul ve yeterli bir temele sahip olduğu ortaya

çıkmaktadır. Dolayısıyla müdahalenin demokratik toplum gereklerine aykırılık

içermediği kanaatine ulaşılmıştır.

42. Başvurucu aleyhine getirilen kıstlamanın gözetilen amaç ile

makul bir orantılılık ilişkisi içinde olup olmadığı da değerlendirilmelidir.

İlgili mevzuatta ziyaret ve görüşlerde kurallara uymayan kişilerin bir aydan

bir yıla kadar ziyaretten men edilmesi konusunda ceza infaz kurumunun en üst

amirine takdir yetkisi tanınmıştır (§ 17). Olayda başvurucunun bir yıl süreyle

ziyaretten kısıtlanmasına karar verilmiştir. Başvurucunun ceza infaz koruma

memuruna yönelik sözleri ve davranışlarının niteliği ve ağırlığı dikkate

alındığında bu sürenin başvuru konusu olayda makul olduğu ve müdahalenin bu

nedenle ulaşılmak istenen amaç ile orantısız olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca,

uygulanan kısıtlamanın sadece başvurucu ile sınırlı olduğu, tutuklu kardeşinin

bu süreçte diğer aile bireyleri ve bildirdiği kişiler ile görüşebildiği,

ilişkilerini sürdürebildiği de göz önüne alındığında söz konusu müdahalenin

ölçülü olmadığı söylenemez.

43. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence

altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile

hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Şermin BİRTANE Başvurucu : Ali EKİZTAŞ Vekili : Av. Ayten İZMİRLİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/19654, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 45; Oleksandr
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  14. B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile
  15. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/19654
Tarih
12 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Sedat Laçiner Başvurusu (B. No: 2016/47628)
  • Veysi Güneş Başvurusu (B. No: 2015/4993)
  • Cihan Mutlu Başvurusu (B. No: 2016/9422)
  • Aziz Buluntu ve Fırat Savğa Başvurusu (B. No: 2017/22650)
  • Hayati Yıldırım Başvurusu (B. No: 2017/38399)
  • Osman Yalçın Başvurusu (B. No: 2017/27438)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.