İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Aytuğ Yıldız Başvurusu (B. No: 2016/8769)

1. Başvuru; disiplinsizlikten dolayı askerî okuldan ilişiğin

Başvuru No2016/8769Tarih7 Kasım 2019Okuma14 dk · 2.852 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Aytuğ Yıldız Başvurusu

Karar tarihi
7 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/8769
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.852 kelime·14 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; disiplinsizlikten dolayı askerî okuldan ilişiğin

kesilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının, açılan iptal davasında

mahkemenin idari etki altında karar vermesi nedeniyle bağımsız ve tarafsız

mahkemede yargılanma hakkının, hakkındaki işlemin dayanağı olan belgelerin

tarafına verilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin, iddialarının kararda karşılanmaması nedenleriyle hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/5/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu 2009 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)

Askeri Tıp Fakültesinde öğrenime başlamıştır. Disiplin hükümlerine göre

başvurucunun suç teşkil eden üste saygısızlık, içtima ve yoklamaya katılmamak,

koğuş talimatına aykırı hareket, derse girmemek, staja katılmamak, saç ve sakal

tıraşı olmamak, kapalı alanda sigara içmek, okulu izinsiz terk, izinden geç

dönmek, aracını uygunsuz yere park etmek, kılık kıyafet talimatına aykırı

davranmak şeklinde yetmişten fazla fiiline karşılık toplam disiplin notundan

puan düşümü yapılmıştır.

8. Disiplin notunun belli bir puanın altına düşmesi üzerine

başvurucunun kendisi, annesi ve babasıyla çeşitli tarihlerde görüşmeler

yapılmış, şahsi ve ailevi durumuna ilişkin aktarılan bilgiler ileride

personelin bireysel gelişiminin takibi amacıyla sonradan tutanak şeklinde kayda

alınmıştır. Söz konusu tutanaklarda başvurucunun annesinin, kız arkadaşının

başvurucuya uygun biri olmadığını, başvurucunun bu durumu şimdilik bir eğlence

olarak gördüğünü beyan ettiği, babasının ise ailece bu ilişkiden rahatsız

olduklarını beyan ettiği yazılıdır. Diğer taraftan başvurucu ile yapılan

görüşme sonrası düzenlenen tutanakta başvurucunun, anarşist ruhlu olduğu,

annesinin üzerinde baskı kurduğu, tıp fakültesini bu baskıdan dolayı okuduğu,

aslında uçak mühendisi olmak istediği, fazla sayıda kız arkadaş edinmesini bir

çeşit duygusal kaçış olarak açıkladığı ve çapkın olduğu şeklinde beyanlarda

bulunduğu belirtilmiştir. Başvurucu tutanakların kendisinin ve ailesinin

gıyabında ve bilgileri dışında düzenlendiğini beyan etmektedir.

9. Başvurucu beşinci sınıfta öğrenim gördüğü 2013-2014 eğitim

öğretim yılında sahip olduğu 159 disiplin puanının, yukarıda sözü edilen

fiiller sonucu verilen disiplin cezaları nedeniyle 160 disiplin puanı kaybederek

-1 puana düşmesi üzerine GATA Yüksek Disiplin Kuruluna (Kurul) sevk edilmiştir.

Kurulun 25/6/2014 tarihli kararıyla; başvurucunun disiplin notunun tamamını

kaybetmesi ve askerî öğrenci niteliklerini yitirmesi nedeniyle öğrencilikten

çıkarılmasına karar verilmiş, Genelkurmay Başkanlığı tarafından onaylanan

karara istinaden 3/7/2014 tarihinde okuldan ilişiği kesilmiştir.

10. Başvurucu 2014-2015 eğitim öğretim döneminde başka bir üniversiteye

kayıt yaptırmış ve 2015 yılında tıp fakültesinden mezun olmuştur.

11. Başvurucu ilişik kesme işleminin iptali talebiyle 17/7/2014

tarihinde Millî Savunma Bakanlığı aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde

(AYİM) dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; sorumluluklarının bilincinde

olan başarılı bir öğrenci olduğunu, disiplin cezasına konu davranışlarında

ailevi sorunlarının ve kullandığı ilaçların etkin rol oynadığını, söz konusu

mazeretlerinin komutanlarınca dikkate alınmadığını, benzer davranışlar gösteren

diğer öğrencilere ceza verilmediği ya da hafif cezaların verildiğini, idarenin

kendisine karşı ön yargılı hareket ederek devamlı hatasını aradığını, en ufak

hatasının ağır biçimde cezalandırıldığını, bu şekilde üzerinde manevi baskı kurulduğunu

belirtmiştir. Başvurucu ayrıca, işleme dayanak alınan 14/7/1984 tarihli ve

18458 sayılı Remî Gazete'de

yayımlanan mülga Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği'nin

(Yönetmelik)yürürlükte olmadığını, aleyhine olan durumlarda ise 2011 tarihli yeni

Yönetmelik hükümlerinin uygulandığını, Yönetmeliğin Yükseköğretim Kurumuna

bağlı üniversitelerin tıp fakültelerinde öğrenim görmesine engel hükümler

içermesi nedeniyle üst hukuk normlarına aykırı olduğunu ifade etmiştir.

12. Davalı idare, dava konusu işlemin dayanağı bilgi ve

belgeleri ikinci savunma dilekçesi ekinde AYİM'e

sunmuştur. AYİM İkinci Dairesi (Daire) 10/6/2015 tarihli kararıyla söz konusu

belgeleri inceledikten sonra beyanlarını sunabilmesi için başvurucuya on beş

gün süre vermiş, başvurucu vekili incelediği belgelere karşı 13/7/2015

tarihinde yazılı beyanda bulunmuştur.

13. Daire 21/10/2015 tarihli kararıyla davanın reddine karar

vermiştir. Kararda; başvurucunun GATA Tıp Fakültesinden çıkarılması işleminin

sebebi olan disiplin cezalarının tümünün yetkili disiplin amirlerince yetkileri

dâhilinde ve mevzuata uygun olarak verildiği, cezaların değişik disiplin

amirlerince verilmiş olduğu, ceza verme işlemlerinde ceza kararlarını ağır

derecede sakatlayacak ve hukuken yok hükmünde sayılmalarını gerektirecek hissi

nedenlerle ceza verildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,

başvurucunun önceki Yönetmelik döneminde öğrenime başlaması ve yeni

Yönetmelik'te bu yönde geçiş hükümlerine yer verilmiş olması nedeniyle önceki

Yönetmelik hükümlerine tabi tutulmasının üst normlara aykırı olmadığı

belirtilmiştir. Kararda ayrıca, muhtelif tarihlerde üstleri ve disiplin

kurulları tarafından ailesine ikaz yazıları gönderildiği ve kendisinin ikaz

edildiği, buna rağmen başvurucunun istenen disiplin düzeyine erişemeyip

disiplinsizliklerini giderek artırdığı, başvurucunun iddiaları ve davalı

idarenin savunmaları ile gönderilen belgelerin birlikte değerlendirilmesi

sonucunda verilen disiplin cezalarını ve tesis edilen işlemi hukuka aykırılıkla

sakatlayacak bir durumun olmadığının değerlendirildiği, dolayısıyla

başvurucunun verilen disiplin cezaları sonucu disiplin notunun tamamını

kaybetmesi, bazı disiplinsizliklerin niteliği ve işleniş şekilleri dikkate

alınarak öğrenci niteliklerini kaybettiği gerekçesiyle Tıp Fakültesi

öğrenciliğinden çıkartılması işleminin hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir.

14. Karar düzeltme talebi Dairenin 23/3/2016 tarihli kararıyla

reddedilmiştir.

15. Nihai karar 8/4/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 9/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı mülga Gülhane Askeri Tıp

Akademisi Kanunu’nun "Disiplin hükümleri"kenar

başlıklı 45. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Gülhane Askeri Tıp Akademisine bağlı

yükseköğretim kurumlarına alınan her öğrenciye disiplin notu verilir. Hangi suç

ve cezalar için disiplin notundan ne miktar düşüleceği, yönetmelikle

gösterilir.

Gülhane Askeri Tıp Akademisine bağlı

yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin okuldan çıkma ve çıkarılmaları ile

çıkarılanlar hakkında yapılacak işlemler, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri

Personel Kanunu hükümlerine göre yapılır. Ayrıca, intibak eğitimi

başlangıcından itibaren bir ay içinde askeri öğrenci niteliğini kazanamadıkları

anlaşılanlar yönetmelikte belirlenecek esaslar dahilinde okuldan çıkarılırlar.

Lisans düzeyindeki diğer yükseköğretim

kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden on sekiz yaşını tamamlayanlar kendi

istekleriyle, tamamlamayanlar ise velilerinin isteğiyle okuldan çıkabilirler.

Aşağıdaki hallerde ise bu öğrenciler hakkında yüksek öğretim kurumundan çıkarma

işlemi yapılır:

a) Öğrenciye verilen disiplin notunu

kaybedenler.

b) Yönetmelikte belirtilecek esaslar dahilinde

öğrenci niteliğini kaybettiklerine dair yüksek disiplin kurulunca haklarında

karar verilenler..."

18. 2955 sayılı mülga Kanun’un

"Yönetmelik" kenar başlıklı 50. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

"Aşağıdaki hususlar yönetmelikle

düzenlenir ve Resmi Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe konur...

g) Önlisans, lisans

ve lisansüstü düzeydeki eğitim ve öğretim, sınav, sınıf geçme ve değerlendirme

esasları, diplomalarla ilgili hususlar, öğrenci kaynakları, azami öğrenim

süresi, öğrencilerde aranacak nitelikler ile kayıt ve kabul şartları,

h) Disiplin esasları ile öğrencilerin

disiplin, başarısızlık, sağlık ve diğer nedenlerle okuldan çıkmasında veya

çıkarılmasında uygulanacak usul ve esaslar..."

19. Yönetmelik'in

"Disiplin Esasları" kenar başlıklı 105. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

"Disiplin

esasları aşağıda gösterilmiştir:

1) GATA Askeri Tıp Fakültesinde disiplin

sağlanmasında yürürlükteki kanun, yönetmelik, yönerge ve emirler hükümleri

uygulanır.

2) Disiplin tesisinde esas olan, ceza ile

disiplin tesisi değil, öğrencinin eğitilerek disiplin edilmesidir. Ceza son

çare olarak düşünülmelidir.

3) GATA Askeri Tıp Fakültesi öğrencilerinin

disiplin durumlarını belirlemek bakımından her öğrenciye eğitim-öğretin

süresince bir disiplin (ahlak) notu verilir.

4) Askeri Tıp Fakültesi öğrencileri,

işledikleri suçlardan dolayı, bu suçların karşılığında belirtilmiş olan kötü

disiplin (ahlak) notunu alırlar ve bu notlar disiplin (ahlak) notundan düşülür.

..."

20. Yönetmelik'in "Askeri

Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Nitelikleri" kenar başlıklı 106.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Askeri

Tıp Fakültesi öğrencisi aşağıdaki temel niteliklere sahip olmalıdır. ...

6) İyi bir terbiye almış, iyi ahlak ve

kuvvetli bir maneviyata sahip dürüst ve güvenilir karakterde bir insan olmalı,

7) Askerliğin temeli olan disiplin ruhu ile

yetişmiş, itaatkar, aldığı emri canı ve kanı pahasına

zamanında yapmaya hazır olduğunu gösterecek davranışta olmalı,

8) Askerlik ve tabiplik mesleğini sevmiş,

silah ve meslek arkadaşlarına ve Silahlı Kuvvetlere sarsılmaz bir bağla bağlı

bir subay olmayı, silah ve meslek arkadaşlarına her yerde yardım etmeyi şiar

edinmeli, insancıl olmalı,

9) Vazife ve mesuliyet duyguları gelişmiş, her

zaman intizamlı, görev anlayışını, sorumluluk duygusunu en üst düzeye

ulaştırmış, çalışmayı alışkanlık haline getirmiş olmalı, ..."

21. Yönetmelik'in "Niteliklerin

Muhafazası Geliştirilmesi ve Kaybedilmesi" kenar başlıklı 107.

maddesi şöyledir:

"Askeri

Tıp Fakültesi öğrencisi, müracaatından tabip subay oluncaya kadar, sahip olduğu

temel nitelikleri muhafaza etmek ve geliştirmek mecburiyetindedir. Bu

nitelikleri istenilen düzeyde geliştiremedikleri disiplin (Ahlak) notları

durumuyla tesbit edilenler temel nitelikleri disiplin

(Ahlak) notları mevzubahis olmaksızın kaybettikleri anlaşılanlar ve bu hususla

ilgili olarak haklarında rapor tanzim edilenler, bu yönetmelik esaslarına göre

okuldan çıkartılırlar."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 7/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Bağımsız ve Tarafsız

Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu mahkemenin, idarenin etkisi altında kalarak ve

idarece öne sürülen gerekçeyi benimseyerek karar verdiğini, dolayısıyla

tarafsızlığını yitirdiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiası, adil yargılanma hakkı

kapsamında bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkı yönünden

incelenmiştir.

25. AYİM'in bağımsız ve tarafsız bir

mahkeme olmadığı iddiaları, daha önce bireysel başvuruya konu olmuş ve Anayasa

Mahkemesince bu iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olduğuna karar verilmiştir

(Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134,

16/5/2013, § 29; S.Ç., B. No:

2012/1061, 21/11/2013, § 26; Salih Karakoç,

2013/2954, 19/12/2013, § 49).

26. Somut olayda başvurucu, Mahkemenin tek taraflı düzenlenen

tutanaklara itibar ederek idarenin etkisi altında kaldığını iddia etmiş ise de

iddiasına dayanak olabilecek somut bilgi ve belgelere veya mahkemenin

tarafsızlığı konusunda şüphe uyandırabilecek olaylara dair kabul edilebilir bir

açıklamada bulunmamıştır. Bu durumda ihlal iddiasına ilişkin delillerini sunma,

temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunma

yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmeyen başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların temellendirilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Silahların Eşitliği ve

Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu; işleme dayanak alınan belgelerin tarafına

verilmediğini, içeriğinden haberdar olmadığı bu belgeleri ancak yargılamanın

son aşamasında inceleyebildiğini, idareye karşı zayıf durumda kaldığını

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin

tespiti ile yargılamanın yenilenmesine ve lehine tazminata karar verilmesini

talep etmiştir.

2. Değerlendirme

29. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahiptir.”

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Başvurucunun hakkındaki işlemin dayanağı belgelere erişememesi nedeniyle

ileri sürdüğü ihlal iddiasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkeleri kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

31. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de silahların

eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usul

hakları bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelmektedir (Yaşasın Aslan, §

32).

32. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli

yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,

gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla

ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede başvuranların bilirkişi

raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle ilgili görüş

bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılanma hakkının ihlali olarak

değerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen,

B. No: 2013/1793, 18/9/2014, § 38).

33. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve inceleme

yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek Anayasa

Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevi başvuru

konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının değerlendirilmesidir.

Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için

silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara

iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır. Bu anlamda

delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da

yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi gerekir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt

Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/1213, 4/12/2013, § 27).

34. Başvurucu; ilişik kesme işleminin dayanağı olan belgelerin

tarafına verilmediğini ileri sürmüş, bunun üzerine AYİM başvurucunun talebini

dikkate alarak davalı idarenin dosyaya sunduğu dayanak belgeleri incelemesi ve

beyanda bulunması için başvurucuya on beş gün süre vermiştir. Başvurucunun söz

konusu belgeleri inceledikten sonra karşı beyanlarını sunduğu anlaşılmıştır.

35. Bu durumda somut olayda başvurucunun yargılamanın sonucunu

etkileyecek usule ilişkin bir imkândan mahrum bırakılmadığı, karşı tarafa nazaran

zayıf duruma düşürülmesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından çelişmeli

yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine yönelik yargılamanın bütünlüğü

içinde açık ve görünür bir ihlal bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Özel Hayatın Gizliliği

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

37. Başvurucu; annesinin ve kendisinin söylemediği sözler

söylenmiş gibi tutanak tutulduğunu, tutanaklarda özel hayatıyla ilgili asılsız

ve aşağılayıcı ifadelerin yer aldığını, kendisinin dahi bilgi sahibi olmadığı

bu belgelerin davalı idare avukatlarınca incelenmesi ve Mahkemede delil olarak

ileri sürülmesinin uygun olmadığı, hakkındaki sır niteliğinde olan bilgilerin

ifşa edildiğini iddia ederek özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

38. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın

20. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, özel hayatına ... saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ... gizliliğine

dokunulamaz."

39. Anayasa'nın 20. maddesinde özel hayatın gizliliği hakkı

düzenlenmiştir. Özel hayat geniş bir kavram olup bu kavramın kapsayıcı bir

tanımının yapılması oldukça zordur. Bununla beraber bu kavram kişinin maddi ve

manevi bütünlüğü, fiziksel ve sosyal kimliği, bireyin ismi, cinsel yönelimi,

cinsel yaşamı gibi unsurları korumaktadır. Kişisel bilgiler ve veriler, kişisel

gelişim, aile hayatı vb. konular da bu hakkın içinde yer almaktadır (Ata Türkeri, B. No: 2013/6057, 16/12/2015,

§ 30).

40. Özel hayata saygı hakkı kapsamında korunan hukuksal

çıkarlardan biri de bireyin mahremiyet hakkıdır. Ancak mahremiyet hakkı sadece

yalnız bırakılma hakkından ibaret olmayıp bu hak, bireyin kendisi hakkındaki

bilgileri kontrol edebilme hukuksal çıkarını da kapsamaktadır. Bireyin

kendisine ilişkin herhangi bir bilginin kendi rızası olmaksızın açıklanmaması,

yayılmaması, bu bilgilere başkaları tarafından ulaşılamaması ve rızası hilafına

kullanılamaması, kısaca bu bilgilerin mahrem kalması konusunda menfaati

bulunmaktadır. Bu husus, bireyin kendisi hakkındaki bilgilerin geleceğini

belirleme hakkına işaret etmektedir (AYM, E.2009/1, K.2011/82, 18/5/2011;

E.1986/24, K.1987/7, 31/3/1987; Işıl Yaykır, B. No: 2013/2284, 15/4/2014, § 37).

41. Somut olayda başvurucunun öğrenim hayatı boyunca işlediği

disiplin suçlarına karşılık gelen ceza notlarının sene başında verilen disiplin

notundan düşüldüğü ve 22/6/2014 tarihinde sıfır puanın altına indiği

anlaşılmıştır. Başvurucu disiplin notunun tamamını kaybetmesi nedeniyle askerî

okuldan çıkarılmıştır.

42. Başvurucunun özel hayatına yönelik olarak tutanak altına

alındığını, bilgisi ve rızası dışında yayıldığını iddia ettiği olaylar gerek

idarece tesis edilen ilişik kesme işlemine, gerekse derece mahkemesinin

kararlarına dayanak yapılmamış, yargılama sonucu üzerinde doğrudan ya da

dolaylı bir etkide bulunmamıştır. Başvurucunun bireysel gelişiminin takibi

amacıyla düzenlenen tutanaklar idare avukatları tarafından incelenmiş ve dava

dosyasına sunulmuş ise de, iddia ve savunma hakkı

kapsamına giren bu durumun tek başına özel hayata bir müdahale oluşturduğu

söylenemez.

43. Diğer taraftan başvurucu, dava dosyasında yer alan

tutanakların amacı dışında ve yetkisiz kimselerle paylaşıldığına, içeriği

bilgilerin ne şekilde aleniyet kazandığına, hayatı üzerinde ne gibi olumsuz

etkiler doğurduğuna dair yeterli ve ikna edici açıklamalarda bulunmamış, özel

hayatının gizliliğine yönelik müdahale iddiasını somut bilgi ve belgelere

dayalı olarak ortaya koyamamıştır.

44. Bu itibarla askerî okuldan ilişiğinin kesilmesi sürecinde

kamu makamları tarafından başvurucunun özel hayatına yönelik bir müdahalede

bulunulduğundan söz edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

45. Açıklanan gerekçelerle bir ihlalin bulunmadığı açık olan

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucunun İddiaları

46. Başvurucu karar gerekçesinde disiplin cezalarına ilişkin

iddialarının karşılanmadığını, hukuk kurallarının yorum ve uygulanmasında

hataya düşüldüğünü, işlemin geleceğini ve meslek hayatını etkileyecek ağır

zararlara yol açtığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

47. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

48. Bireysel başvuruya konu edilen uyuşmazlık başvurucunun

okuldan ilişiğinin kesilmesi işlemi hakkındadır. Bahse konu işlemin sebebi ise

başvurucunun disiplin puanlarını tüketmesi nedeniyle disiplinsiz olduğunun

değerlendirilmiş olmasıdır. Bu nedenle AYİM, başvurucu hakkında tesis edilen ve

hukuken geçerli olan disiplin cezalarının, disiplin kurulu kararlarının ve ikaz

yazılarının mahiyetini dikkate almış, doğrudan uyuşmazlık konusu olmayan

disiplin cezalarının bütününe bakıldığında askerî öğrenci niteliklerinin

kaybedilip kaybedilmediği noktasında değerlendirme yapmıştır. Buna karşılık

başvurucu, disiplin puanının düşürülmesine yol açan ve her biri ayrı birer

idari işlem olan disiplin cezalarının idari ve yargısal yollara başvurulmak

suretiyle hukuken ortadan kaldırıldığına yönelik bir iddia da ileri

sürmemiştir.

49. Buna göre başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar,

mahkemelerce delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına

ilişkin olup ilgili ve yeterli gerekçe içeren mahkeme kararlarında bariz takdir

hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan bir hususun

da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti

niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

50. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

7/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Selahaddin

MENTEŞ

Raportör

:

Engin GÜNDÜZ

Başvurucu

:

Aytuğ YILDIZ

Vekili

:

Av. Gülten

GÜVEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/8769, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Bağımsız ve Tarafsız
  9. B. Silahların Eşitliği ve
  10. C. Özel Hayatın Gizliliği
  11. D. Diğer İhlal İddiaları
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Gökcan
  14. Hakyemez
  15. Menteş
  16. Güven
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/8769
Tarih
7 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Hava Sipahioğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/4317)
  • Nusret Berk Başvurusu (B. No: 2015/15822)
  • Harun Aydoğan Başvurusu (B. No: 2016/3830)
  • Duran Eren Şahin Başvurusu (B. No: 2016/11928)
  • Mustafa Sağlık Başvurusu (B. No: 2016/11973)
  • Ayşe Ekici ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/15120)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.