İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fesih Çağlayan Başvurusu (B. No: 2017/31971)

1. Başvuru, başvurucunun yaptığı bazı sosyal medya

Başvuru No2017/31971Tarih16 Aralık 2020Okuma14 dk · 2.733 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Fesih Çağlayan Başvurusu

Karar tarihi
16 Aralık 2020
Başvuru Numarası
2017/31971
R.G. Tarih ve Sayı
25/2/2021-31406
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.733 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucunun yaptığı bazı sosyal medya

paylaşımlarının işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini bozduğu

gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesinin bazı anayasal

hakları ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/7/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe

teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştır. Darbe teşebbüsüne karşı koyan güvenlik

görevlileri ile bu teşebbüse tepki göstermek üzere sokaklara çıkan sivillere

uçaklar, helikopterler, tanklar, diğer zırhlı araçlar ve silahlarla saldırılmış;

bu saldırılar sonucunda toplam 251 kişi hayatını kaybetmiş; binlerce kişi de

yaralanmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak-

bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden

ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet

Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu

değerlendirmiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç ile FETÖ/PDY'nin yapısına

ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri

([GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-46) kararında yer almaktadır.

9. 1976 doğumlu olan başvurucu 2004 yılından beri

Gaziantep Şehitkamil Belediyesinde (Belediye/işveren) işçi olarak

çalışmaktadır.

10. 15 Temmuz darbe teşebbüsünün akabinde başvurucu

hakkında Şehitkamil Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünce 20/7/2016 tarihinde bir

tutanak düzenlenmiştir. Tutanağa göre başvurucu, sosyal medya paylaşımlarında

devletin icraatlarıyla ve terörle mücadele faaliyetleriyle ilgili, ahlak ve iyi

niyet kuralları ile bağdaşmayan, devletin haysiyet ve vakarını kıran asılsız

ihbar ve isnatlarda bulunmuş; bir kamu kurumunda çalışması nedeniyle temsil

ettiği işverenin güvenini kötüye kullanmış, doğruluk ve bağlılıkla uymayan

davranış sergilemiştir. Tutanağın akabinde Belediye 22/5/2003 tarihli ve 4857

sayılı İş Kanunu'nun "İşverenin haklı nedenle derhâl fesih hakkı"

kenar başlıklı 25. maddesinin (II) numaralı fıkrasının (b) ve (e) bentlerine

dayanarak başvurucunun ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlarda

bulunduğunu kabul etmek suretiyle iş sözleşmesini aynı gün feshetmiştir.

11. Başvurucunun iş sözleşmesinin feshi sonrasında

22/11/2016 tarihli ve 29896 sayılı Resmî Gazete'de 677 sayılı Olağanüstü Hâl

Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (677

sayılı KHK) yayımlanmıştır. 677 sayılı KHK'nın 1. maddesinin (ç) bendinde

belirtilen ekli (4) sayılı listede başvurucunun da ismine yer verilmiş ve

böylece başvurucu kamu görevinden 677 sayılı KHK hükmü gereğince çıkarılmıştır.

12. Başvurucu; feshin geçersizliğinin tespitine ve işe

iadesine karar verilmesi talebiyle Belediye aleyhine 27/7/2016 tarihinde dava

açmıştır. Gaziantep 4. İş Mahkemesinde (Mahkeme) yapılan yargılama sonucunda

21/12/2016 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde

öncelikle 4857 sayılı Kanun'a göre işverenin iki şekilde iş sözleşmesini

feshedebileceği, bunlardan birinin haklı sebeple fesih olduğu, bu fesih türünde

iş sözleşmesinin herhangi bir süreye bağlı olmaksızın derhâl feshedilebileceği

ve savunma alınması zorunluluğunun bulunmadığı ifade edilmiştir.

13. Genel açıklama sonrasında Mahkeme 20/7/2016 tarihli

fesih bildiriminde başvurucunun ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan

davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesih bildiriminin

yazılı olarak yapıldığını ve bir sebep gösterildiğini belirtmiştir. Bundan

sonra Mahkeme, başvurucu hakkında Belediye Fen İşleri Müdürlüğünce düzenlenen

tutanağa değinmiş (bkz. § 10); tutanağın ekinde tespitleri doğrulayan

bilgi ve belgelerin bulunduğunu ifade etmiştir.

14. Mahkeme daha sonra Belediyenin bir kamu kurumu

olduğunu, yapılan feshin 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı

fıkrasının (b) ve (e) bentlerine dayanılarak yapıldığını, başvurucunun

Belediyede çalışırken ahlak ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayan, Belediyenin

güvenini kötüye kullanarak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda

bulunduğunu belirtmiş ve feshin haklı nedenle gerçekleştiğini kabul etmiştir.

Bu açıklamalar sonrasında Mahkeme bu defa başvurucunun 677 sayılı KHK ile de

kamu görevinden çıkarıldığını, bu hukuki düzenlemeyi denetleme yetkisine sahip

olmadığını ifade etmiştir.

15. Başvurucu, anılan karara karşı 25/1/2017 tarihli

dilekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Gaziantep Bölge Adliye

Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi (Daire) 3/3/2017 tarihli kararıyla istinaf

başvurusunun esastan reddine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Davacının imzalayarak tebellüğ

ettiği 20/07/2016 tarihli fesih bildiriminde; 4857 sayılı İş Kanunu'nun

işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı başlıklı 25. maddesinin II.

fıkrasının (b) ve (e) bentleri gereğince, davacının ahlak ve iyi niyet

kurallarına uymayan davranışları nedeniyle 20/07/2016 tarihi itibarıyla iş

sözleşmesinin feshedildiğinin belirtildiği; davacının çalıştığı Fen İşleri

Müdürlüğü tarafından 20/07/[2016]

tarihli tutanak düzenlendiği, tutanakta; davacının işvereni aleyhinde, sosyal

paylaşım sitesinde, devletin icraatlarıyla ve terörle mücadele faaliyetleriyle

ilgili olarak, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak, devletin haysiyet

ve vakarını kıracak şekilde asılsız ihbar ve isnatlarda bulunduğu, devlet

kurumunda çalışması nedeniyle temsil ettiği işverenin güvenini kötüye kullandığı,

doğruluk ve bağlılıkla uymayan davranışta bulunduğunun tespit edildiği

belirtilip, yapılan bu tespitle ilgili bilgi ve belgelerin tutanağa eklendiği;

davacının sosyal medyada yaptığı paylaşımları gösteren evrakların da yer aldığı

görülmüştür.

Öte yandan İşe iade davası devam ederken

22/11/2016 tarihinde 29896 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1-çmaddesinde belirtilen ekli (4) sayılı

listede belirtilen kamu görevinden çıkartılanlar listesinde davacının da

isminin belirtildiği anlaşılmaktadır.

...

...davanın reddine ilişkin verilen ilk

derece mahkemesi kararındaki değerlendirmenin dosyadaki delil durumuna göre,

20/07/2016 tarihinde yapılan feshin 4857 sayılı Kanunun25/II-b-e maddesi

kapsamında haklı fesih mahiyetinde olması; feshin 4857 sayılı Kanun'un25 nci

maddesinin(II) numaralı bendine dayalı olarak yapılması nedeniyle aynı

kanunun19/2 maddesi uyarınca davacı işçiden savunma alınma zorunluluğu olmadığından,

fesihten önce savunma alınmamış olmasının sonuca etkili olmaması nedeni ile

davanın reddine ilişkin Mahkemenin kararının isabetli olduğu sonucuna

ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan

istinaf itirazları yerinde görülmemiştir."

16. Daire kararı başvurucu tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 13/6/2017 tarihli kararıyla temyiz taleplerinin

reddine ve kararın onanmasına karar verilmiştir. Nihai karar 28/7/2017

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 28/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

18. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. C.A.

(3) [GK], B. No: 2018/10286, 22/5/2019, §§ 37-78.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 16/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu, suç teşkil etmeyen ve başkalarının

paylaşımlarını beğenmekten ibaret olan paylaşımlarının iş sözleşmesinin feshine

gerekçe yapılamayacağını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca yargılamaya konu

paylaşımların on binlerce kişi tarafından paylaşılan ve yüz binlerce kişi

tarafından beğenilen yasal paylaşımlar olduğunu, işverenle ve yaptığı işle

hiçbir alakasının olmadığını iddia etmiştir. Tüm bu nedenlerle başvurucu; adil

yargılanma, özel hayata ve aile hayatına saygı ve çalışma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüşünde, derece mahkemelerinin hangi

nedenlerin haklı ve geçerli fesih nedeni oluşturduğuna ilişkin yorum ve değerlendirmesinin

mevzuata uygun olup olmadığını denetlemenin Anayasa Mahkemesinin görevi

kapsamında bulunmadığı belirtilmiştir. Bu açıklama sonrasında Bakanlık,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların mahkemelerce delillerin

değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olduğunu, derece

mahkemelerinin kararlarında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik

oluşturan bir hususun da bulunmadığını belirtmiş ve başvurucunun iddialarının

kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğunu ifade etmiştir. Öte yandan Bakanlık,

başvurucu hakkındaki tedbirlerin olağanüstü hâl (OHAL) döneminde alınması

nedeniyle yapılacak incelemede Anayasa'nın 15. maddesinin de dikkate alınması

gerektiğini vurgulamıştır.

22. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında genel

hatlarıyla başvuru formunda belirttiği iddialarını tekrarlamıştır.

B. Değerlendirme

1. Genel İlkeler

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı,

48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

59. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesine

başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine

dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamak başvurucuya düşer.

Zikredilen kurallara göre başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine

eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle

ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20; Ünal Yiğit, B. No:

2013/1075, 30/6/2014, §§ 18, 19; Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın

İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, [GK], B. No: 2014/12727,

25/5/2017, § 19; Mustafa Akaydın, B. No: 2015/14800, 8/1/2020, § 21).

24. Yukarıda belirtilen koşullar yerine getirilmediği

takdirde Anayasa Mahkemesi, başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun olduğu

gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan yoksun olmadığı

konusunda Anayasa Mahkemesinin ikna edilmesi, başvurucu tarafından ortaya

konulan somut bilgi ve belgelerin niteliğine bağlıdır. Başvurucunun

başlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek için

başvuru formu ve eklerinde iddialarını destekleyici belgeleri sunması ve gerekli

açıklamaları yapması zorunludur (Veli Özdemir, § 23; Ünal Yiğit,

§ 22).

25. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda,

başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülükleri

vardır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun soyut şekilde birtakım Anayasa

hükümlerine atıfta bulunmasının iddiaların ispatlandığı anlamına gelmeyeceğini

birçok kez vurgulamıştır. Bundan başka başvurucunun başvuru formunu özenle

doldurmak, ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olayları göstermek, başvuruyu aydınlatacak

ve hükmün esasını etkileyecek argümanları destekleyici tüm belgeleri başvuru

dilekçesine ekleme, bir bilgi veya belge elde edilememişse bunun da nedenlerini

açıklama yükümlülüğü olduğunu belirtmiştir (Sabah Yıldızı Radyo ve

Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, §§

22-26; Mustafa Akaydın, § 23).

2. İlkelerin

Olaya Uygulanması

26. Eldeki olayda Belediye, başvurucunun iş sözleşmesini

ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar nedeniyle feshetmiştir. Bu

davranışların niteliği ise başvurucunun bağlı bulunduğu Belediye Fen İşleri

Müdürlüğünce tutulan tutanakta açıklanmıştır. Tutanağa göre başvurucu 15 Temmuz

darbe teşebbüsü sonrasında tutanağın ekinde yer alan bazı sosyal medya

paylaşımlarında bulunmuş, bu paylaşımlarla devletin genel iş ve işlemleri ve

terörle mücadele bağlamında yapmış olduğu faaliyetleri ile ilgili olarak asılsız

isnatlarda bulunmuş, bu şekilde devletin vakarını kırmıştır. Bundan başka,

tutanakta başvurucunun bu paylaşımlarla devlet ile arasındaki güven ilişkisine

aykırı davrandığı, işverene bağlılıkla bağdaşmayan davranışlar sergilediği

tespitine yer verilmiştir.

27. Fesih işlemi daha sonra Mahkeme tarafından

denetlenmiştir. Öncelikle Mahkeme, Belediyenin devlet teşkilatı içinde yer alan

kamu tüzel kişiliği haiz bir kurum olduğu tespitini yapmıştır. Daha sonra

Mahkeme 4857 sayılı Kanun'a göre işçinin işveren hakkında şeref ve haysiyet

kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunmasının ve işverenin güvenini kötüye

kullanmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar yapmasının haklı fesih

nedeni olduğunu, bu gibi eylemlerde bulunulmasının ifade özgürlüğü kapsamında

değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Bu açıklamalar sonrasında Mahkeme,

başvurucunun eylemlerinin bu kapsamda kaldığını belirterek feshin haklı nedenle

yapıldığını kabul etmiştir.

28. Başvurucunun bu karara karşı istinaf yoluna

başvurması üzerine bu kez Daire somut olay hakkında bir değerlendirme

yapmıştır. Daire öncelikle başvurucu hakkındaki fesih bildirimine ve tutanağa

ayrıntılarıyla değinmiş, daha sonra mahkeme kararını açıklamıştır. Açıklamalar

sonrasında Daire, feshin 4857 sayılı Kanun'a göre gerçekleşen bir haklı fesih

olduğunu belirtmiş; başvurucunun işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı

asılsız ihbar ve isnatlarda bulunduğunu, işverenin güvenini kötüye kullanmak

gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar gerçekleştirdiğini kabul etmiştir.

29. Başvurucu suç teşkil etmeyen ve başkalarının

paylaşımlarını beğenmekten ibaret olan sosyal medya paylaşımlarının iş

sözleşmesinin feshine gerekçe yapıldığını, bu nedenle çeşitli anayasal

haklarının ihlal edildiğini savunmuştur. Ancak başvurucu herhangi bir şekilde

paylaşımlarının içeriğine ilişkin değerlendirme yapmamış, paylaşımlarına dair

herhangi bir bilgi ya da belgeyi de başvuru formuna eklememiştir. Oysa ilk

derece mahkemesinin kararında işyeri dosyasında başvurucunun iş akdinin feshine

sebep olan paylaşımların tümünün tutanağa bağlanarak kayıt altına alındığı

açıkça ifade edilmiştir.

30. Öte yandan başvurucu, idarenin ve derece

mahkemelerinin tespitlerinin doğru olmadığına ilişkin iddiasını da soyutluktan

çıkarabilmiş değildir. Bireysel başvuruya konu yapılan mesele paylaşımların suç

oluşturup oluşturmadığı değil paylaşımların haklı feshe dayanak alınmasının

anayasal hakları ihlal edip etmediğidir. Bu durum karşısında idarenin ve derece

mahkemelerin yapılan paylaşımların niteliğine ilişkin yaptığı

değerlendirmelerin yerinde olmadığı noktasında başvurucunun bir açıklama yapma

yoluna gitmediği, paylaşımların suç teşkil etmediğini belirtmekle yetindiği

anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle mevcut başvurunun koşullarında başvurucu, yapmış

olduğu paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını ve iş sözleşmesinin

feshinin anayasal haklarının adil olmayan bir şekilde kısıtlanması anlamını

taşıdığını ispat edebilmiş değildir.

31. Önemle belirtilmelidir ki bireysel başvuru

incelemesinde Anayasa Mahkemesinin görevi başvurucunun başvuru formunda ileri

sürdüğü gerekçelerle sınırlı bir incelemeyi kapsamaktadır. Başvurucunun

bireysel başvuru formunda mağduriyetini gösteren açıklamaları yapmaması ve/veya

mağduriyetine dayanak olarak ileri sürdüğü hususları delillendirmemesi

durumunda Anayasa Mahkemesi başvurucu yerine geçerek delil toplama ve ihlal

iddialarını gerekçelendirme görev ve yükümlülüğüne sahip değildir (Mustafa

Akaydın, § 27).

32. Sonuç olarak başvurucu; ihlal iddiasına ilişkin

delillerini sunma ve bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunma yönündeki yükümlülüğünü

yerine getirmemiş, bu bağlamda ileri sürdüğü ihlal iddialarını

temellendirememiştir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Sabah

Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim

Şirketi, § 25).

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

Engin YILDIRIM ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe

katılmamışlardır,

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Engin YILDIRIM ve Celal Mümtaz AKINCI'nın

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 16/12/2020 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. Gaziantep Şehitkamil Belediyesinde işçi olarak çalışan

başvurucu hakkında, işvereni 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 20/7/2016

tarihinde bir tutanak düzenlemiştir. Bu tutanakta, başvurucunun sosyal medya

paylaşımlarında devletin icraatlarıyla ve terörle mücadele faaliyetleri ile

ilgili, ahlak ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayan, devletin haysiyet ve

vakarını kıran asılsız ihbar ve isnatlarda bulunduğu, bir kamu kurumunda

çalışması nedeniyle temsil ettiği işverenin güvenini kötüye kullanarak doğruluk

ve bağlılıkla uymayan davranışlar sergilediği iddia edilmiştir. Tutanağın

akabinde işveren başvurucunun ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan

davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25.maddesinin

II.fıkrasının (b) ve (e) bendlerine dayanarak aynı gün iş sözleşmesini

feshetmiştir. Başvurucunun 22/11/2016 tarihli 667 sayılı OHAL KHK’sını 1.

maddesinin (ç) bendinde ekli (4) sayılı listede ismi olduğundan bu KHK hükmü

gereğince kamu görevinden çıkartılmıştır.

2. Başvurucunun işe iade edilmesi talebiyle ilgili İş

Mahkemesinde açtığı dava reddedilmiştir. Mahkeme kararında Belediyenin

düzenlediği tutanağa değinerek, tutanağın ekinde tespitleri doğrulayan bilgi ve

belgelerin bulunduğuna işaret etmiş, başvurucunun belediyede çalışırken ahlak ve

iyiniyet kuralları ile bağdaşmayan, işveren belediyenin güvenini kötüye

kullanarak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunu belirtmiş ve

feshin haklı nedenle gerçekleştiğini kabul etmiştir. Mahkemenin bu kararı Bölge

Adliye Mahkemesince de benimsenerek, başvurucunun istinaf başvurusu

reddedilmiş, bu kararın temyizi üzerine karar ilgili yargıtay dairesince de

onanarak kesinleşmiştir.

3. Başvurucu, paylaşımlarının başkalarının paylaşımlarını

beğenmekten ibaret olduğunu savunmuş ancak paylaşımlarıyla ilgili herhangi bir

bilgive belge sunmamış ve içeriğine ilişkin bir açıklama yapmamıştır.

4. Başvurucunun paylaşımları belediyenin başvurucunun iş

sözleşmesini haklı fesih olarak sona erdirmesinin temel dayanağını

oluşturmaktadır. Derece mahkemelerinin kararları incelendiğinde başvurucunun

paylaşımlarına yer verilmediği, sadece belediyece düzenlenen tutanağa atıf

yapıldığı görülmektedir. Başvurucunun hangi paylaşımının ne şekilde “ahlak ve

iyiniyet kuralları ile bağdaşmayan, işveren belediyenin güvenini kötüye

kullanarak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olduğu” ortaya

konulabilmiş değildir. Bu yönüyle derece mahkemelerinin kararlarının ilgili ve

yeterli gerekçe içerdiği söylenemeyecektir.

5. Bireysel başvuru incelemesinde Anayasa Mahkemesinin

görevi başvurucunun başvuru formunda ileri sürdüğü gerekçelerle sınırlı bir

incelemeyi kapsamaktadır. Başvuru formunda mağduriyetini gösteren açıklamaları

yapmaması ve/veya dayanak olarak ileri sürdüğü hususları delillendirmemesi

durumunda Anayasa Mahkemesi başvurucu yerine geçerek delil toplama ve ihlal

iddialarını gerekçelendirme görev ve yükümlülüğüne sahip değildir.(Mustafa

Akaydın, P. 27).

6. Mahkememizin içtihadı bu yönde olmakla beraber,

başvurucunun iş sözleşmesinin feshine dayanak oluşturan paylaşımların derece

mahkemelerince yeterince incelenip incelenmediği, başvurucunun hangi

paylaşımlarının sakıncalı görülerek “ahlak ve iyiniyet kuralları ile

bağdaşmayan, işveren belediyenin güvenini kötüye kullanarak doğruluk ve

bağlılığa uymayan davranışlar olduğu” ve iş aktinin feshi için yeterli ve

gerekli görüldüğü karardan anlaşılamamaktadır. Başvurucuya uygulanan yaptırımın

ifade özgürlüğünü ihlal edip etmediğini gösterme yükümlülüğü derece

mahkemelerine aittir. Derece mahkemelerinin bu yükümlülüklerini yerine

getirmedikleri durumlarda başvurucunun bunları bireysel başvuru dilekçesinde

belirtmemesinden bahisle şikayetinin temellendirilmediğini söylemek hak ve

nesafete uygun düşmemektedir.

7. Olayda süreç başvurucunun paylaşımlarıyla başlamıştır.

Sosyal medya paylaşımları sebebiyle işveren Belediye başvurucunun iş akdini

feshetmiş, başvurucu da feshin haksızlığını ileri sürerek dava açmıştır. Bu

durumda feshin haklılığını ispat külfeti davalı Belediye’ye aittir. Derece

mahkemesi, açılan davayı reddettiğine göre Belediye’nin hangi haklı sebeplerle

(sakıncalı paylaşımlarla) iş aktini feshettiğini ve dolayısıyla da kendisinin

açılan davayı reddettiğini gerekçesiyle birlikte kararında gösterme zorunluluğu

bulunmaktadır. İşveren (idare) ve mahkeme karşısında güçsüz ve korunmaya muhtaç

durumda olan işçiden; “senin hangi paylaşımların sebebiyle iş aktin feshedildi

bunları ispatla ve temellendir.” demek, delil sunma ve ispat etme yükümlülüğünü

tersine çevirerek haksız, adaletsiz ve hukuka aykırı bir sonuca ulaşılmasına

neden olur.

8. Somut başvurunun koşulları bağlamında başvurucunun

paylaşımlarının neler olduğu, bu paylaşımların hangilerinin ne sebeple “ahlak

ve iyiniyet kuralları ile bağdaşmayan, işveren belediyenin güvenini kötüye

kullanarak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar” olarak değerlendirildiği

delil yerinde ve kararda gerekçeleriyle gösterilmeden ve tartışılmadan,

başvurucuya, “şikayetini temellendiremedin” denilerek ispat külfetinin tersine

çevrilmesi suretiyle ulaşılan sonuca katılmıyoruz. Feshin haklılığını ispat

öncelikle işveren belediye ve akabinde de mahkemelere aittir. Bu gereklerin

yerine getirilmemesi nedeniyle başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılabilmesi için yeniden

yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerektiğini düşündüğümüzden, başvurunun açıkça dayanaktan yoksun bulunması

yönündeki çoğunluk görüşüne katılmadık. Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Ömer MENCİK Başvurucu : Fesih ÇAĞLAYAN Üye Engin YILDIRIM Üye Celal Mümtaz AKINCI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/31971, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve
  6. Olgular
  7. IV. İlgili
  8. Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  14. Karşıoy Gerekçesi
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/31971
Tarih
16 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Feride Gökvardar Başvurusu (B. No: 2016/72747)
  • M.r.t.a.ş. Başvurusu (B. No: 2017/38233)
  • Bülent Şeref Sarıoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/39603)
  • Erol Aksoy Başvurusu (B. No: 2017/17496)
  • Cüneyt Alemdar Başvurusu (B. No: 2018/25075)
  • Nazife Onay Başvurusu (B. No: 2017/33436)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.