İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Ali Oyunlu Başvurusu (B. No: 2014/166)

1. Başvuru, sağlıklı olarak girilen cezaevinde ölümcül bir

Başvuru No2014/166Tarih17 Mayıs 2016Okuma10 dk · 2.071 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Ali Oyunlu Başvurusu

Karar tarihi
17 Mayıs 2016
Başvuru Numarası
2014/166
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.071 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sağlıklı olarak girilen cezaevinde ölümcül bir

hastalığa yakalanılması nedeniyle yaşam hakkının; beraat kararı yerine

mahkûmiyet kararı verilmesi, hükmün açıklandığı duruşmada müdafiin

bulunmaması ve duruşmaya çağrılarak dinlenmesi istenen kişinin dinlenmemesi

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/1/2014 tarihinde Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı

vasıtasıyla yapılmıştır.

3. Komisyonlar Başraportörlüğünün

26/3/2014 tarihli kararı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) 66. maddesi gereğince tespit edilen idari eksikliklerin verilen kesin

süre içinde giderilmediği gerekçesiyle başvurunun idari yönden reddine karar

verilmiştir.

4. Başvurucu, idari ret kararına karşı itiraz yoluna

başvurmuştur. İtirazı inceleyen İkinci Bölüm Birinci Komisyonun 31/3/2015

tarihli kararı ile başvurucunun itirazının ve adli yardım talebinin kabulüne,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 9/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle Ulusal

Yargı Ağı Projesi (UYAP) bilişim sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve

belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

1. Başvurucu Hakkındaki

Soruşturma ve Kovuşturma Süreci

8. Başvurucu, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte

olan 2011/875 sayılı soruşturma kapsamında Bingöl Sulh Ceza Mahkemesinin

2/3/2011 tarihli ve 2011/16 sorgu sayılı kararı ile uyuşturucu ticareti yapmak

suçunu işlediği şüphesi ile tutuklanmıştır.

9. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 1/4/2011 tarihli ve

E.2011/472 sayılı iddianamesi ile başvurucunun uyuşturucu madde ticareti yapmak

suçunu işlediği iddiası ve 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun 188. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince cezalandırılması

talebi ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

10. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/9/2011 tarihli ve

E.2011/65, K.2011/113 sayılı kararı ile başvurucunun ticari amaçla uyuşturucu

maddelerden esrar maddesini bulundurup nakletmek suçundan 5237 sayılı Kanun’un

37. maddesinin (1) numaralı fıkrası delaletiyle, aynı Kanun’un 188. maddesinin

(3) numaralı fıkrası ve 62. maddesi gereğince 5 yıl hapis ve 83 gün karşılığı

1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

11. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin

22/3/2013 tarihli ve E.2012/2663, K.2013/2718 sayılı ilamı ile anılan

mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

12. Başvurucunun 1/10/2013 tarihli dilekçesine istinaden İlk

Derece Mahkemesince Tunceli A3 Tipi Ceza İnfaz Kurumuna yazılan 8/10/2013

tarihli yazının ilgili kısımları şöyledir:

“Kurumunuzda hükümlü olarak bulunan Mehmet Ali

OYUNLU'nun mahkememize göndermiş olduğu 01/10/2013

tarihli dilekçesi ile daha önce mahkememizin 2011/65 esas sayılı dava dosyasına

gönderdiğini belirttiği 11/04/2011 tarihli dilekçesinin, mahkememizin 2011/65

esas sayılı dava dosyasının sonuçlanıp kesinleşmiş olması nedeniyle gereği için

Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin adı geçen hükümlüye tebliği

rica olunur.”

13. Ceza İnfaz Kurumunca düzenlenen “tebliğ-tebellüğ belgesi”nden

başvurucunun, İlk Derece Mahkemesinin belirtilen yazısını "okumak ve yazının bir nüshası almak suretiyle"

9/10/2013 tarihinde tebellüğ ettiği anlaşılmaktadır.

14. Başvurucu, başvuru yollarının tüketildiğini 2/12/2013

tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir.

15. Başvurucu 2/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

2. Başvurucunun Ceza

İnfaz Kurumlarında Tutulma Süreci

16. 2/3/2011 tarihinde tutuklanmasına karar verilen başvurucu,

Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.

17. Başvurucu bilinmeyen tarihlerde sırasıyla Tokat T Tipi ve

Tunceli A3 Tipi Ceza İnfaz Kurumlarında tutulmuştur. Başvurucunun beyanına göre

Tunceli’de bulunduğu sırada uzman doktor tarafından kendisine tüberküloz (verem) teşhisi konulmuştur.

18. Başvurucu 21/11/2013 tarihinde Gümüşhane E Tipi Ceza İnfaz

Kurumuna nakledilmiştir.

19. Bilinmeyen bir tarihte kurum doktoru tarafından muayene

edilen başvurucu, Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk

edilmiştir.

20. Başvurucu 23/12/2013 tarihinde Trabzon Kanuni Eğitim ve

Araştırma Hastanesine yatırılmıştır. Anılan sağlık kuruluşunda 27/12/2013

tarihinde yapılan tetkikler sonucunda -başvurucunun beyanına göre- daha önce

uzman doktor tarafından tüberküloz

(verem) olduğu söylenen hastalığının kansere dönüştüğü tespit edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

21. 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinin (3) numaralı fıkrası,

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 149, 150, 151 ve

156. maddeleri, 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 4.

maddesi.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 17/5/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu 2011 yılında sağlık kontrolünden geçirilerek

Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna kabul edildiğini; bundan önce Tokat T

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, ardından kendi isteğiyle Tunceli A3 Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini, 8/7/2013 tarihinde vücudunun belli

yerlerinde tümörler oluşmaya başladığını, vücudunda uyuşma hissi yaşadığını,

Tunceli’deki kurum doktorunun muayene sonrasında kendisini uzman doktora sevk

ettiğini, uzman doktorun kendisine

tüberküloz (verem) olduğunu söylediğini; Ceza İnfaz Kurumunun,

kendisinin “daha teşekküllü” bir hastaneye sevk edilmesine gerek görmediğini,

21/11/2013 tarihinde Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna

nakledildiğini, buradaki kurum doktorunun hastalığı fark ederek Trabzon Kanuni

Eğitim ve Araştırma Hastanesine kendisini acilen sevk ettiğini, burada yapılan

tetkikler sonucunda hastalığının veremden kansere dönüştüğünün anlaşıldığını,

Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sürede devletin kendisini hastalıktan

koruyamadığını, sağlıklı bir şekilde girdiği Cezaevinde hastalandığını,

hastalık nedeniyle acı çektiğini, yeterli sağlık koşullarının sağlanamaması

nedeniyle ölümcül hastalığa terk edildiğini, bu nedenle yaşam hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.

24. Başvurucu ikinci olarak Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesince

görülen E.2011/65 sayılı ceza davası sonucunda 5237 sayılı Kanun’un 188.

maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince 5 yıl hapis ve 1.660 TL adli para

cezası ile cezalandırıldığını, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen emanet

eşya makbuzunun 1, 3, 5, 6, ve 7 numaralı bentlerindeki IMEI numaralarının aynı

olduğu hususunun Mahkemenin dikkatinden kaçtığını, ceza mahkemesi hükmünün

hukuk mahkemesi hükmüne dayandırıldığını, mevcut davayla ilgisi olmayan başka

bir kişinin dosyası ile ilgili Yargıtay kararının emsal alınarak hakkında

cezaya hükmedildiğini, Emniyet mensupları tarafından yapılan istihbarî çalışmanın dayanağı olan bilgi ve belgelerin

sahte olduğunu, bu nedenlerle yargılamanın yenilenmesi için sebeplerin mevcut

olduğunu, sanıklarla Adana’da görüştüğü beyan edilmesine rağmen istihbarî çalışmalara ilişkin belgelerde böyle bir görüşme

olmadığı bilgisinin yer aldığını, Y.Ö. isimli şahsın kolluk aşamasında ve ceza

davasının birinci ve ikinci celselerinde uyuşturucunun sahibi olan yeğeni A.N.yi tanımadığını söylediğini, üçüncü celsede ise yeğeni

olduğunu itiraf ettiğini, buna rağmen Mahkemenin uyuşturucunun gerçek sahibini

duruşmaya davet etmediğini, dosyadaki delillerin ayrıntılı bir şekilde

incelenmediğini, beraat etmesi veya daha hafif bir cezaya hükmedilmesi

gerekirken kanun hükümlerinin yanlış uygulanarak cezalandırıldığını, müdafiinin mazereti nedeniyle katılmadığı duruşmaya devam

edilerek mahkûmiyet hükmünün açıklandığını, bu nedenlerle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yeniden yargılanma talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Başvurucunun Ölümcül

Bir Hastalığa Yakalanmasından Devletin Sorumlu Olduğuna İlişkin İddia

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (3)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Başvuru dilekçesinde … işlem, eylem ya da

ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan

Anayasa hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, … belirtilmesi gerekir. Başvuru

dilekçesine, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem

veya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin

eklenmesi şarttır.”

26. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenar

başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Bireysel başvuru hakkında kabul

edilebilirlik kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci

maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

27. İçtüzük’ün bireysel başvuruların

içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu

ve ekleri” kenar başlıklı 59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer

alır:

…

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan

hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere

ait özlü açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel

hakkının doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.

…”

28. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile İçtüzük'ün

59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca başvurucunun; başvuru konusu olaylara

ilişkin iddialarını açıklama, dayanılan Anayasa hükmünün ihlal edildiğine dair

hukuki iddialarını kanıtlama, bireysel başvuru kapsamındaki haklardan

hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeleri ve

delilleri sunma yükümlülüğü bulunmaktadır (S.S.A.,

B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

29. Belirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde Anayasa

Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle başvurunun kabul

edilemez olduğuna karar verilebilir.

30. Başvurucu sağlıklı bir şekilde girdiği Cezaevinde ölümcül

hastalığa yakalandığını; devletin, sağlığını koruyamadığını ileri sürmekle

birlikte ortaya çıkan bu sonucun cezaevindeki tutma koşullarından veya kamu

görevlilerinin somut fiil ya da ihmallerinden kaynaklandığı konusunda bir

açıklamada bulunmamıştır. Ayrıca başvurucu, ihlal iddialarına ilişkin başvuru

yollarını tükettiğine veya başvuru yollarını tüketmemiş olmakla birlikte mevcut

hukuk düzeninde etkili bir başvuru yolu bulunmadığına dair herhangi bir bilgi

de sunmamıştır. Bu nedenle ihlal iddiası ve onun temelindeki olgulara ilişkin

yeterli bir açıklamada bulunmayan başvurucunun iddiasını kanıtlayamadığı

sonucuna ulaşılmıştır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

32. Başvurucu, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesince görülen

E.2011/65 sayılı ceza davası sonucunda 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinin (3)

numaralı fıkrası gereğince 5 yıl hapis ve 1.660 TL adli para cezası ile

cezalandırıldığını, Mahkemenin delillerin takdiri ve hukuk kurallarının

uygulanmasında hataya düştüğünü, duruşmaya çağrılarak beyanına başvurulmasını istediği

kişinin çağrılmadığını, atanmış müdafiinin mazereti

nedeniyle katılmadığı duruşmaya devam edilerek mahkûmiyet hükmünün

açıklandığını, bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüş ve yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur.

33. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi

içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle

birlikte başvurabilirler…"

34. İçtüzük'ün "Başvuru süresi ve mazeret" kenar

başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir."

35. Bireysel başvurunun ön şartlarından biri de otuz günlük süre

kuralıdır. Sürenin, başvurunun her aşamasında dikkate alınması gerekir (Deniz Baykal, B. No: 2013/7521, 4/12/2013,

§ 32).

36. Bireysel başvurunun süre koşuluna bağlanmasıyla

başvuruculara bireysel başvuruda bulunmak için imkân tanımanın yanında hukuki

belirlilik de sağlanmaktadır. Dolayısıyla dava açma ya da kanun yollarına

başvuru için belli sürelerin öngörülmesi -bu süreler dava açmayı imkânsız

kılacak ölçüde kısa olmadıkça- hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve

mahkemeye erişim hakkına aykırı değildir (Remzi

Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27).

37. Bireysel başvuruların 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin

(5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin

(1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten başvuru

yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekmektedir. Anılan düzenlemelerde başvuru yolu öngörülen

durumlarda bireysel başvuru süresinin başlangıcına ilişkin olarak "başvuru yollarının tüketildiği"

tarihten söz edilmekte ise de haberdar olunmayan bir hususta başvuru

yapılamayacağı dikkate alınarak bu ibarenin "nihai kararın gerekçesinin öğrenildiği" tarih olarak

anlaşılması gerekir. Bu öğrenme somut olayın özelliklerine göre farklı

şekillerde gerçekleşebilir.

38. Bireysel başvuru süresi bakımından "nihai kararın gerekçesinin tebliği",

öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet Ali

Kurtuldu, B. No: 2013/5504, 28/5/2014, § 27). Ancak öğrenme,

gerekçeli kararın tebliği ile sınırlı olarak gerçekleşmez; başka şekillerde de

öğrenme söz konusu olabilir. Bu kapsamda nihai kararın gerekçesinin dosyadaki

belgelerden suret alınarak öğrenilmesi de mümkündür. Başvurucuların nihai

kararın gerekçesini"öğrendiklerini beyan ettikleri tarih" de bireysel

başvuru süresinin başlangıcı olarak kabul edilebilir (İlyas Türedi, B. No: 2013/1267, 13/6/2013,

§§ 21, 22).

39. Diğer yandan nihai kararın gerekçesi öğrenilmemiş olmakla

birlikte sonucunun öğrenildiği durumlar da söz konusu olabilir. Böyle bir

durumda sonucu öğrenilen nihai kararın gerekçesine derece mahkemesinden kesin

olarak erişilebilmesi mümkün ise bireysel başvuru süresinin sonucun öğrenildiği

tarihten itibaren başlatılması gerekir (Aydın

Selçuk, B. No: 2014/3194, 20/11/2014, § 24; Özgür Çapkın, B. No: 2014/2546,

30/12/2014, § 24; Halil Aslan, B.

No: 2014/3038, 10/12/2014, § 38).

40. Başvuruya konu dava dosyasında, UYAP aracılığıyla yapılan

sorgulamada Yargıtayın onama ilamının İlk Derece

Mahkemesine 9/5/2013 tarihinde ulaştığı tespit edilmiştir.

41. Her ne kadar başvurucu, başvuru yollarının tüketildiğini

2/12/2013 tarihinde öğrendiğini beyan etmekte ise de başvurucunun 1/10/2013

tarihli dilekçesine istinaden İlk Derece Mahkemesince Ceza İnfaz Kurumuna

yazılan 8/10/2013 tarihli yazı ile başvuruya konu "2011/65 esas sayılı dava dosyasının ... kesinleşmiş"

olduğu, başvurucuya 9/10/2013 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle bildirilmiştir

(bkz. §§ 12, 13).

42. Mahkemenin belirtilen yazısı içeriğinden, İlk Derece

Mahkemesi kararının kesinleştiği ve dolayısıyla başvuru yollarının tüketildiği

anlaşılabilmekte olup otuz günlük bireysel başvuru süresinin bu yazının

başvurucuya tebliğ edildiği 9/10/2013 tarihinde başladığının ve başvurucu

tarafından 2/1/2014 tarihinde yapılan bireysel başvurunun süresinde

yapılmadığının kabulü gerekir.

43. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Ölümcül bir hastalığa yakalanmasından devletin sorumlu

olduğuna ilişkin iddianın açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA

17/5/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Alparslan

ALTAN

Celal Mümtaz

AKINCI

Raportör

:

Recep ÜNAL

Başvurucu

:

Mehmet Ali

OYUNLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/166, 17 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli
  12. A. 1. Ölümcül bir hastalığa yakalanmasından devletin sorumlu
  13. B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  14. Tamamen Muaf Tutulmasına
  15. Yıldırım
  16. Kömürcü
  17. Altan
  18. Akıncı
  19. Oyunlu
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/166
Tarih
17 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Maşallah Güzelsoy Başvurusu (B. No: 2014/14583)
  • Ahmet Bulut ve Ahmet Bulut Başvurusu (B. No: 2014/15696)
  • Nusret Konan Başvurusu (B. No: 2014/194)
  • Mürüvet Ceranoğlu Başvurusu (B. No: 2014/582)
  • Bülent Kaya Başvurusu (B. No: 2013/2941)
  • Ersel Turhan Başvurusu (B. No: 2014/1191)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.