İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Çelikkıran Başvurusu (B. No: 2013/9648)

1. Başvuru, vazife malulü sayılma istemiyle açılan davanın Askeri

Başvuru No2013/9648Tarih20 Ocak 2016Okuma13 dk · 2.615 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Çelikkıran Başvurusu

Karar tarihi
20 Ocak 2016
Başvuru Numarası
2013/9648
RG Tarih ve Sayı
22/3/2016-29661
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.615 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, vazife malulü sayılma istemiyle açılan davanın Askeri

Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından gereği gibi incelenmeyerek

reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 26/12/2013 tarihinde Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler giderilmiş, başvurunun Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 5/5/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 11/9/2014 tarihli görüş yazısı 24/9/2014

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı

beyanlarını 8/10/2014 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu; Ağustos 1998 celp döneminde Manisa Kırkağaç Jandarma

Er Eğitim Alay Komutanlığında jandarma komando sınıfında zorunlu askerlik

hizmetine başladığını, üç aylık eğitimin ardından Diyarbakır 7. Kolordu

Komutanlığına gönderildiğini, buradan da Diyarbakır Dicle Jandarma Bölük

Komutanlığı emrinde komando olarak PKK terör örgütüne yönelik operasyonlara

katıldığını ifade etmiştir.

8. Başvurucu; operasyonlar nedeniyle ağır teçhizat ile

kilometrelerce yol yürüdüğünü, soğuk kış şartlarına rağmen dağlarda yattığını,

yine böyle bir operasyon dönüşü rahatsızlandığını, yapılan muayene sonucunda tüberküloz

teşhisi konularak askerliğe elverişsiz olduğuna ve terhisine karar verildiğini

belirtmiştir.

9. Başvurucu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurarak vazife

malulü sayılmasını ve vazife malulü maaşı bağlanmasını talep etmiş ancak

başvurusu reddedilmiştir.

10. Başvurucu, bu işleme karşı önce adli yargıda dava açmış;

Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla baktığı davada

12/4/2012 tarihli ve E.2009/603, K.2012/267 sayılı kararıyla yargı yolu

görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.

11. Bunun üzerine başvurucunun AYİM’de

açtığı davada önce dilekçenin reddine karar verilmiş, dilekçenin yenilenmesi

üzerine görülen dava ise AYİM 3. Dairesinin 7/11/2013 tarihli ve E.2013/333,

K.2013/1326 sayılı kararıyla esastan reddedilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:

“Dava

dosyası ve kurum işlem dosyasının incelenmesinde, 21/8/1998 tarihinde Şubeden

sevk ile asker edilen davacının askerliğinin yaklaşık 4-5’inci ayından itibaren

tüberküloz teşhisi konularak tedavi ve hava değişimi verildiği, Diyarbakır

Asker Hastanesinin 18/8/1999 gün ve 4431 sayılı raporu ile “solda tüberküloz florezi sekeli” teşhisi konularak askerliğe elverişli

olmadığının belirtilmesi üzerine terhis edildiği, sonradan aylık bağlanması

istemiyle yaptığı müracaatın reddedilmesi üzerine vekil aracılığıyla dava

açtığı anlaşılmaktadır.

…

Davacı

askerlik hizmetini yerine getirirken görevli olduğu sırada rahatsızlanmış,

rahatsızlığı ile ilgili olarak bir müddet hava değişimine gönderilmiş, hava

değişimi sonunda hakkında askerliğe elverişli değildir raporu düzenlenmiştir.

Davacının akciğer tüberkülozu rahatsızlığının askerlik görevinin sebep ve

tesiri ile meydana geldiğine dair soyut iddiası dışında bir bilgi ve belge ortaya

konulamadığı gibi, dosya kapsamından da bu yönde bir bilgi de elde

edilmemiştir. Davacı taraf askere alma sırasında bu rahatsızlığının olmadığını

bunun vazife malulü sayılmak için yeterli olduğunu iddia etmiş ise de; yasal hükümlerin açık tespitlerine nazaran maluliyeti

doğuran hadisenin askerlik hizmetinin sebep ve etkisi ile oluşmasının şart

olarak koşulması karşısında hadisede görev malullüğünün oluşmadığı kanısına

varılmıştır. (Konuyla ilgili birebir örtüşen Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin

kararları da bu yöndedir. Örn. AYİM 3.D. E.2011/1759

K.2011/2463, 3.D E. 2005/259, K.2005/273, E.2011/2120, K.2012/2107)”

12. Kararda Başsavcılık, başvurucunun hastalığının görevin neden ve

etkisi ile oluşup oluşmadığının anlaşılması için bilirkişi mütalaası tespit

ettirilmesi ve alınacak rapora göre karar verilmesi gerektiği yönünde görüş

bildirmiştir.

13. Karar 3/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu karar

düzeltme yoluna gitmeksizin 26/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

14. AYİM kararında atıf yapılan AYİM 3. Dairesinin 24/2/2005 tarihli

ve E.2005/259, K.2005/273 sayılı kararında ise şöyle denilmiştir:

“…

Davacının hastalığı olan “geçirilmiş akciğer

tüberkülozu” ile ilgili GATA Komutanlığının başka bir dava dosyası nedeniyle

15.03.2003 tarih ve 9029-753-03/153 sayılı ‘… Ülkemiz koşullarında hemen hemen

olguların tamamında tüberküloz basili çocukluk çağında alınmakta ve bağışıklık

sisteminin baskılanmasına neden olan hastalıklar açlık, aşırı yorgunluk gibi

fiziksel etmenler, yoğun psikolojik stres ve bağışıklık sistemini baskılayan

ilaçların kullanımı gibi pek çok olumsuz faktörlere bağlı olarak hastalık

tekrar oluşmakta çoğunlukla beyin, beyin zarları ve akciğerlerde hastalık

tablolarına neden olmaktadır.

Tüberküloz ülkemizde günümüz koşullarında

gittikçe artan oranlarda karşılaşılan bir hastalıktır. Bu açıdan TSK’lerinde

görevli herhangi bir personel ile sivil hayatın içinde olan kişiler arasında

risk açısından bir fark olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak hastalığın

oluşumunda askerlik görevinin neden ve tekisin olamadığı (menfi) kanaatine

varılmıştır.’ şeklinde görüş bildirilmiştir.

…

Yukarıda açıklanan tıbbi mütalaalar karşısında

davacının durumu yeterince açıklığa kavuştuğundan yeniden tıbbi görüş

istenilmesine veya bilirkişiye başvurulmasına gerek görülmemiştir.

…”

B. İlgili

Hukuk

15. 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Her ne sebep ve suretle olursa olsun

vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları

tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül)

denir ve haklarında bu kanunun malüllüğe ait

hükümleri uygulanır.”

16. 5434 sayılı Kanun'un 45. maddesi şöyledir:

“44 üncü maddede

yazılı malullük;

a)

İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;

b)

Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir

kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;

c)

Kurumların menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken o işten doğmuş olursa

(Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartıyla);

ç) Fabrika, atelye ve

benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten

sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma

konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;

Buna

(Vazife malüllüğü) ve bunlara uğrıyanlara

da (Vazife malülü) denir.”

17. 5434 sayılı Kanun’un 56. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Muvazzaf,

yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve

terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu

öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife

malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı

Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit

edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde

bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları,

sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları

emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i

üzerinden aylık bağlanır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 20/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

19. Başvurucu;

i. Askerlik öncesinde yapılan muayenesinde askerliğe elverişli

olduğu ve emsallerinden daha sağlam görüldüğü için komando olarak

naspedildiğini, askerlik hizmeti sırasında rahatsızlanması üzerine yapılan

muayenesinde ise akciğer tüberkülozu teşhisi konulduğunu; hastalığın, zorlu

koşullarda bölücü terör örgütüne yapılan operasyonlar nedeniyle ve dolayısıyla

askerliğin sebep ve tesiriyle oluştuğunu zira ağır yük altında günlerce

kilometrelerce yol yürüdüğünü, soğuk kış şartlarına rağmen dağlarda yattığını

nitekim böyle bir operasyon dönüşü rahatsızlandığını,

ii. İş Mahkemesinde görülen davada Mahkemenin verem savaş

dispanserine yazdığı yazıya verilen cevapta, askerlik öncesinde dispanserde

verem tedavisi görmediğinin belirtildiğini, yine ara kararıyla sürekli iş

göremezlik durumunun ve durumun askerlik görevinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının

tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlandığını, Adli Tıp

Kurumunca bir kısım muayene, tetkik ve testlerin yapılması öngörülmüşken

Mahkemece delillerin toplanması işlemi tamamlanmadan görevsizlik kararı

verildiğini ve gerekli incelemenin yapılamadığını,

iii. AYİM'in bilirkişi incelemesi yaptırmadan eksik inceleme yaparak hüküm

kurduğunu, davalı idare veya yargı mercilerince hastaneye sevk edilip

hastalığın ortaya çıkmasına neden olan etmenlerin tespitinin sağlanmadığını ve

söz konusu etmenlerin yargı organı önünde tartışılmadığını,

iv. Belirtilen hastalıktan dolayı askerliğe elverişsizlik nedeniyle

terhis edildiğinden iş bulamadığını belirterek Anayasa'nın 2. maddesinde

düzenlenen sosyal hukuk devleti ilkesinin, 36. maddesinde düzenlenen adil

yargılanma hakkının, 60. ve 61. maddelerinde düzenlenen sosyal güvenlik

hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve ihlalin tespiti ile 100.000 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru dilekçesi ve eklerinin incelenmesi

neticesinde başvurucunun, vazife malulü aylığı bağlanmasına ilişkin davasının

AYİM tarafından yeterli inceleme yapılmadan reddedilmesinden şikâyet ettiği

anlaşılmıştır. Bu çerçevede başvuru adil yargılanma hakkı kapsamında

hakkaniyete uygun yargılama yönünden incelenmiştir.

21. Başvurucunun iddiaları dayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka

bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığından başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

22. Başvurucu ağır askerlik koşulları nedeniyle tüberküloz

hastalığına yakalandığını, bu nedenle vazife malulü sayılması gerektiğini, bu

istemle açtığı davada Adli Tıp Kurumundan ya da hastaneden rapor alınmadan

eksik incelemeyle davasının reddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Bakanlık görüş yazısında delillerin kabul edilebilirliği veya

değerlendirilmesi gibi konuların öncelikle yerel mahkemeleri ilgilendirdiği ve

delillerin kabul edilmesi ve yorumlanmasına ilişkin takdirin yerel mahkemelere

ait olduğu, Anayasa’da güvence altına alınan haklar ve özgürlükler ihlal

edilmediği sürece bunların bireysel başvuru konusu yapılamayacağı, AYİM’in yerleşik içtihadını mevcut başvuruda da uygulamak

suretiyle davayı yasal dayanaktan yoksun bularak reddettiği ancak başvurucunun

zorunlu askerlik hizmeti sırasında ve bu hizmetten dolayı askerliğe elverişsiz

hâle gelmesi ve malul duruma düşmesine yol açan rahatsızlığının sebebi ile

maluliyetinin nedeninin hastane veya Adli Tıp Kurumunca değerlendirilebileceği,

AYİM’de açılan davada bilirkişi incelemesi

yapılmayarak eksik inceleme ile davanın reddedilmesine dair şikâyetin

değerlendirilmesi sırasında bu hususların gözönünde

bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.

24. Başvurucu, Bakanlık görüşüne verdiği cevapta başvuru formunda

ileri sürdüğü iddialara ilaveten AYİM’de ilk açılan davada

verilen dilekçe ret kararının hatalı olduğunu zira vazife malulü aylığı yerine

adi malullük aylığının da bağlanabileceğini belirtmiştir.

25. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

26. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes

medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda

kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde,

hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir…”

27. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin meşru

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

Anayasa’da adil yargılanma hakkının kapsamı düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam

ve içeriğinin, Sözleşme’nin 6. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

22).

28. Sözleşme’nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişilerin,

davalarının hakkaniyete uygun olarak görülmesini isteme hakları güvence altına

alınmıştır. Hakkaniyete uygun bir yargılama için yargılama

makamları, taraflarca ileri sürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği

gibi incelemek zorundadır.

29. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre bir

mahkemenin davaya yaklaşımının, mahkemenin, başvurucunun iddialarına yanıt

vermekten ve başvurucunun temel şikâyetlerini incelemekten kaçınmasına neden

olması hâlinde Sözleşme'nin 6. maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesi

hakkı bakımından ihlal edilmiş olur (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85). Sözleşme’deki hakların etkili bir biçimde korunması için

davaya bakan mahkemelerin Sözleşme’nin 6. maddesine göre “tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini

etkili bir biçimde inceleme görevi” vardır (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33).

30. Bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin

olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili

olup olmadığına karar verme yetkisi esasen derece mahkemelerine aittir (Benzer

yöndeki AİHM kararı için bkz. Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B. No: 10590/83, 6/12/1988, § 68). Bu

çerçevede mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve inceleme yöntemlerinin

adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin

görevi kapsamında olmayıp Mahkemenin görevi, başvuru konusu yargılamanın

bütünlüğü içinde adil olup olmadığının değerlendirilmesidir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Ltd. Şti.,

B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).

31. Başvurucu, komando olarak zorlu koşullarda yapılan operasyonlara

katıldığını ve hastalığının bu sırada ve bu nedenle yani askerliğin sebep ve

tesiriyle oluştuğunu ileri sürmüş; AYİM ise akciğer tüberkülozu rahatsızlığının

askerlik görevinin sebep ve tesiri ile meydana geldiğine dair başvurucunun iddiası dışında bir bilgi ve belge ortaya

konulamadığını, dosya kapsamından da bu yönde bir bilgi elde edilemediğini bu

nedenle vazife malulü sayılma şartının oluşmadığını belirterek önceki

kararlarına atıfla bilirkişi incelemesi yaptırmadan davayı reddetmiştir.

32. 5434 sayılı Kanun hükümlerine (bkz. §§ 15-17) göre vazife malulü

sayılabilmek için malullüğün vazifenin yapıldığı sırada vazifeden doğmuş olması

gerekmektedir. Bu bağlamda AYİM’in atıfta bulunduğu içtihadında (bkz. § 14), askerlikten

önce bünyeye giren tüberküloz basilinin etkilerini ortaya çıkaran askerlik

faktörlerinin vazife malullüğünün tespitinde önemli olmadığının

değerlendirildiği anlaşılmaktadır.

33. Bu değerlendirme nedeniyle AYİM başvurucu özelinde konuyu ayrıca

incelememiş, genel kabulden hareketle başvurucunun askerlikten önce söz konusu

hastalığın basilini aldığı varsayımıyla

davayı reddetmiştir.

34. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek

değildir. Bilirkişi raporu benzeri delillerin kabul edilebilirliği ve

değerlendirilmesi hususları derece mahkemelerinin yetkisi dâhilindedir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No:

2013/7800, 18/6/2014, § 68). Bununla birlikte Anayasa'daki hakların etkili bir

biçimde korunması için davaya bakan mahkemelerin Anayasa'nın 36. maddesine göre

tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde

inceleme görevi vardır.

35. Somut olayda başvurucunun askerlik öncesinde muayenesi yapılarak

elverişli olduğu kabulüyle komando olarak naspedildiği, askerlik hizmeti

sırasında rahatsızlandığı, muayenesinde akciğer tüberkülozu teşhisi konulduğu,

tedavisinin ardından askere elverişli olmadığı raporu verilerek terhis edildiği

hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Bununla birlikte AYİM, akciğer

tüberkülozu teşhisine ilişkin raporla askerliğe elverişli olmadığına ilişkin

rapor ve terhisine ilişkin kayıtlar üzerinde başvurucunun iddialarına yönelik

inceleme yapmamıştır.

36. Başvuruya konu uyuşmazlıkta başvurucunun temel iddiası askerliğe

elverişsiz hâle gelmesinin nedeninin ağır askerlik koşulları olduğu ve böylece

askerliğin sebep ve tesiriyle malul olduğudur.

37. Tüberkülozun, yaşam koşullarıyla yakından ilintili bir hastalık

olduğu dikkate alındığında başvurucunun hastalığının teknik ve özel bilgi

gerektiren tıbbi bir inceleme çerçevesinde değerlendirilmesi ve başvurucunun

içinde bulunduğu özel askerlik koşullarının anılan hastalığa yol açıp

açmayacağının incelenmesi gerektiği açıktır.

38. Somut olayda başvurucunun temel

iddiasının, genel bir kabule dayalı olarak reddedildiği ve böylece

davanın özünün gereği gibi incelenmediği sonucuna varılmaktadır.

39. Açıklanan nedenlerle yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında

başvurucunun öznel durumunun dikkate alınmaması nedeniyle Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 sayılı Kanun’un 50.

Maddesi Yönünden

40. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 100.000 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

41. Bakanlık görüşünde, ihlal tespiti hâlinde hakkaniyete uygun bir

tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve

işlem niteliğinde karar verilemez.

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

43. Mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş

olduğundan 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere dosyanın ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

44. Başvurucu tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmuş

olmakla beraber yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesinin başvurucunun ihlal iddiası açısından yeterli

bir tatmin sağladığı değerlendirildiğinden başvurucunun tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 198,35 TL başvuru harcı ve

1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.998,35 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C.

Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere AYİM Üçüncü Daire Başkanlığına

GÖNDERİLMESİNE,

D.

Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 198,35

TL başvuru harcı ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.998,35 TL

yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F.

Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru

tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde

bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ

UYGULANMASINA,

20/1/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serruh KALELİ Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Mehmet Sadık YAMLI Başvurucu : Mehmet ÇELİKKIRAN Vekili : Av. Feyzullah CİHANGİR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/9648, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. K.2011/2463, 3.D E. 2005/259, K.2005/273, E.2011/2120, K.2012/2107)”
  8. B. İlgili
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun
  11. B. Değerlendirme
  12. E. 198,35
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/9648
Tarih
20 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Orhan Çaçan Başvurusu (B. No: 2013/6797)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2013/3496
  • Murat Karayel Başvurusu (B. No: 2013/5444)
  • Şeref Yıldız ve Burak Günay Başvurusu (B. No: 2013/6216)
  • Erler Yapı Malzeme A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/5019)
  • Haydar Yeşil ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/9081)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.