İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Zülfü Tekeş Başvurusu (B. No: 2014/12158)

1. Başvuru, itirazın iptali davasında dava sonucunu etkileyecek

Başvuru No2014/12158Tarih1 Şubat 2017Okuma10 dk · 1.900 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkincibölüm Mehmet Zülfü Tekeş Başvurusu

Bölüm
İkinci Bölüm
Karar tarihi
1 Şubat 2017
Başvuru Numarası
2014/12158
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.900 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, itirazın iptali davasında dava sonucunu etkileyecek

nitelikteki iddiaların mahkeme kararında değerlendirilmemesi nedeniyle

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/7/2014 tarihinde

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/1/2015

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

4. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 28/3/2016

tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP

aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle

şöyledir:

6. Başvurucu, bankadan kullandığı konut kredisi nedeniyle

kendisinden haksız bir şekilde alındığını iddia ettiği masrafların tahsili

amacıyla Ergani İcra Müdürlüğünün E.2014/316 sayılı dosyasında genel haciz

yoluyla ilamsızicra takibi başlatmıştır.

7. Borçlu bankanın itirazı üzerine takip durmuş; başvurucu,

bankanın dosya masrafı adı altında aldığı paranın haksız şart niteliğinde

olduğunu belirterek Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) itirazın iptali

davası açmıştır.

8. Mahkeme 17/6/2014 tarihli ve

E.2014/435, K.2014/1055 sayılı ilamı ile davayı kesin olarak reddetmiştir.

Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"...

Yapılan yargılama, taraf beyanları, davalı

banka yazı cevabı, Ergani İcra Müdürlüğünün E.2014/316 sayılı icra takip

dosyası ve tüm dosya ile birlikte delillerin bir bütün halinde

değerlendirilmesi neticesinde; dava itirazın iptali davası olup, takip konusu

alacak, taraflar arasında imzalanan 17/10/2012 tarihli konut kredisi

sözleşmesine dayandırılmış, sözleşme gereğince davacı taraftan alınan kredi kullandırım ücreti, ipotek tesis ücreti ve ekspertiz ücreti toplamı olan 1.300,00 TL'lik bedel ilamsız

alacaklara ilişkin ödeme emri ile davalı/borçludan talep edilmiştir.

Mahkememizce tüketici mahkemesi sıfatıyla

bakılan, bankalarca tüketicilerden çeşitli isimler altında alınan ancak

belgelendirilemeyen giderlere ilişkin alacak davalarında, bu giderler haksız

şart kabul edilerek tüketicilere iadesine karar verilmekte olup, Yargıtay'ın

yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.

Ancak somut olayda davacı taraf 17/10/2012 tarihli konut kredisi sözleşmesi sebebiyle

kendilerinden alınan ücretleri doğrudan ilamsız takibe konu yapmıştır. Oysa bu

ücretler söz konusu kredi sözleşmesi kapsamında davacı taraftan alınmış olup halihazırda davalı tarafın davacı tarafa bir borcu yoktur.

Bu ücretler ancak mahkemeden ücretlerin iadesi yönünde alınacak bir ilam ile

borç haline gelecektir ve bu ilam takibe konulduğunda buna itiraz edilmesi

halinde bu itiraz haksız hale gelecektir.

Anlatılan nedenlerle davalı tarafın itirazının

haklı olduğu ve davacı tarafın bu aşamada haksız olduğu anlaşıldığından davanın

reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

..."

9. Karar, başvurucunun yüzüne karşı verilmiş; 16/7/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. İlgili Hukuk

10. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı

İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Takip talebi icra dairesine yazılı veya

sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.

Talepte şunlar gösterilir:

...

4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;

..."

11. 2004 sayılı Kanun'un 62. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden

itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine

bildirmeye mecburdur..."

12. 2004 sayılı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının

birinci cümlesi şöyledir:

"Müddeti içinde yapılan itiraz takibi

durdurur."

13. 2004 sayılı Kanun'un 67. maddesinin birinci ve ikinci

fıkrası şöyledir:

"Takip talebine itiraz edilen alacaklı,

itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel

hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava

edebilir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına

karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;

diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin

tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde

yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum

edilir."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 1/2/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu, borçlu hakkında ilamsız icra takibi yaptığını, bu

takibin bir ilama dayanma zorunluluğunun bulunmadığını, ilamsız icrada alacağın

bir mahkeme ilamı ile tespit edilip hüküm altına alınma mecburiyetinin

bulunmadığını, alacaklının elinde herhangi bir belgenin de olmayabileceğini, bu

durumda da ilamsız takip yapılabileceğini, yerleşmiş uygulama ve Yargıtay

içtihatlarının da bu yönde olduğunu, buna rağmen Mahkemece takibin bir ilama

dayanması gerektiği gerekçesiyle davasının reddedildiğini belirterek

Anayasa'nın 10., 35. ve 36. maddelerinde güvence

altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

16. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun,

Anayasa'nın 10. ve 35.maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiği

iddiasının Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

17. Başvurucunun temel iddiasının yargılama aşamasında ileri

sürülen ve esasa etkili olduğu belirtilen hususların kararda karşılanmadığına

ilişkin olması nedeniyle başvuru, gerekçeli karar hakkı yönünden

incelenecektir.

18. Başvurucunun gerekçeli karar hakkı bağlamında adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin başvurusunun açıkça

dayanaktan yoksun olmaması ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmaması nedeniylekabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

19. Başvurucu, konut kredisi nedeniyle

kendisinden alınan masrafın haksız şart niteliğinde olduğunu, yerleşik yargısal

içtihatlar uyarınca bu tür kesintilerin iadesi amacıyla ilamsız icra takibi

yapılmasının önünde hiçbir engel olmadığını, takip yapılabilmesi için mahkeme

ilamına gerek olduğuna ilişkin Mahkeme değerlendirmesinin kanuna açıkça aykırı

olduğunu, bu yönüyle dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların

karşılanmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

20. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

21. Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.”

22. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak mahkeme kararlarının

gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri,

dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin

değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını,

uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varılmasında kullandığı takdir

yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu

gerekçelerin oluşturulmasında açık bir keyfîlik

görüntüsünün olmaması ve makul bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde adil

yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez (İbrahim Ataş, B. No: 2013/1235, 13/6/2013, § 23).

23. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma

hakkının unsurlarından biri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklinde

anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı, kararın

niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt

verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialarının cevapsız bırakılmış

olması bir hak ihlaline neden olacaktır (Muhittin

Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve

Ticaret Ltd. Şti.,

B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 26).

24. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl

nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere

dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki

bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o

dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini

anlayıp değerlendirebilmeleri için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş,

hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri

özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve

buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur (İbrahim Ataş, § 24).

25. Somut olayda başvurucunun konut kredisi nedeniyle

kendisinden tahsil edilen masraflarla ilgili genel haciz yoluyla ilamsız icra

takibi başlattığı, takip borçlusunun itirazı üzerine başvurucunun itirazın

iptali davası açtığı, ilamsız icra takibi yapılabilmesi için mahkeme ilamına

dayanılması gerektiği, takip açısından davalının borcunun bulunmadığını belirterek

Mahkemenin ret kararı verdiği anlaşılmıştır.

26. 2004 sayılı Kanun'un 58. maddesinde, genel haciz yoluyla

yapılan ilamsız icra takibinde, alacağın herhangi bir belgeye dayanması

zorunluluğu aranmamıştır.

27. 2004 sayılı Kanun'un 67. maddesinde ise ilamsız icra

takibine karşı borçlunun, geçerli bir itirazının bulunması hâlinde itirazın

tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde alacaklının itirazın iptali davası

açabileceği belirtilmiştir.

28. Yargıtay kararlarında da itirazın iptali davasının, niteliği

itibarıylamüddeabihi takibe konu olan ve borçlunun bu

takibe itiraz ettiği alacağı konu alan bireda ve

alacak davası olduğu, yargılama sonucunda alacağın esası hakkında karar

verilmesi nedeniyle itirazın iptaliveya ret kararının

maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceği, bu açıdan bu tür davalarda

mahkemenin, tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek

borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorunda olduğu belirtilmiştir

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/4/2007 tarihli ve

E.2007/19-159, K.2007/220 sayılı kararı).

29. Başvurucu; dava dilekçesinde takibe dayanak alacağın konut

kredisi sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşme gereği kendisinden tahsil

edilen masrafların haksız şart niteliğinde olduğunu, bu tür masrafların iadesi

yönünde yerleşik yargısal içtihatlar bulunduğunu, bu açıdan itirazın haksız ve

yersiz olduğunu belirterek iptaline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

30. Mahkeme gerekçeli kararında, 17/10/2012

tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle başvurucunun alınan masrafları doğrudan

ilamsız takibe konu yaptığını, hâlihazırda davalı tarafın davacıya borcunun

bulunmadığını, bu ücretlerin ancak mahkemeden iadesine yönelik alınacak bir

ilam ile borç hâline geleceğini, bu ilamın takibe konulması hâlinde yapılanitirazın haksız olacağını belirterek davayı

reddetmiştir.

31. Başvurucunun temel iddiasının, kendisinden tahsil edilen

takibe dayanak alacağın haksız şart niteliğinde olduğu, bu masrafların herhangi

bir şekilde tahsilinin mümkün olmadığı ve iadesinin zorunlu olduğu, bu yönüyle

alacağın varlığının sabit olduğu, dolayısıyla haksız olarak takibe yapılan

itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği hususuna dayandığı anlaşılmaktadır.

32. Başvurucu tarafından ileri sürülen,

ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren ve uyuşmazlığın çözümü için

esaslı olan bu iddiaların kararda değerlendirilmediği, başka bir anlatımla

Mahkemenin asıl olarak, kendisinden beklenen alacağın var olup olmadığı

noktasındaki temel iddiayı değerlendirme işlevini yerine getirmediği, bu

suretle açık kanun hükümlerine aykırı olarak hangi gerekçelerle karar

verildiğinin mevzuat sınırları içinde makul ve kabul edilebilir ölçüde ortaya

konmadığı, yapılan izahatın başvurucu tarafından dava dilekçesinde ileri

sürülen temel iddiaları, itirazın iptali davası çerçevesinde açıklamaktan uzak

olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

35. Başvurucu, ihlalin tespiti ile tazminata karar verilmesini

talep etmiştir.

36. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

37. Başvuru konusu olayda tespit edilen

ihlal, adil yargılanma hakkının unsurlarından olan gerekçeli karar hakkının

ihlal edilmesinden kaynaklandığından ve ihlalin yeniden yargılama yapılarak

ortadan kaldırılmasında hukuki yarar bulunduğundan, 6216 sayılı Kanun’un 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

Mahkemeyegönderilmesine karar verilmesi gerekir.

38. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli

karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ergani

Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen

süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE, 1/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Mehmet Zülfü TEKEŞ Vekili : Av. Nevzat KARAASLAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/12158, 1 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli
  13. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  14. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/12158
Tarih
1 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Güler Demir Başvurusu (B. No: 2014/3910)
  • Fatma Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/6577)
  • Mehmet Bayraktar Başvurusu (B. No: 2014/2316)
  • Alpaslan Atalay ve Menderes Dinler Başvurusu (B. No: 2014/3994)
  • Abidin Altıntaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/18577)
  • Mustafa Çelikoğlu Başvurusu (B. No: 2014/3007)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.