İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nafiz Yıldıran Başvurusu (B. No: 2014/6958)

1. Başvuru, alacak davasında davacının iddiaları incelenirken

Başvuru No2014/6958Tarih30 Haziran 2016Okuma10 dk · 1.907 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nafiz Yıldıran Başvurusu

Karar tarihi
30 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/6958
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.907 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, alacak davasında davacının iddiaları incelenirken

karşı davacının taleplerinin incelenmemesi nedeniyle hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının; yargılama sürecindeki taleplerin kabul edilmemesi

nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/5/2014 tarihinde Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/4/2015 tarihinde

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı 28/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar vermiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesine herhangi bir görüş

sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7.Başvurucu ile davacı Şirket arasında eser sözleşmesi yapılmış

olup sözleşme gereğince edimlerin ifası sürecinde yaşanan ihtilaflar nedeniyle,

davacı Şirket tarafından yerine getirildiği beyan edilen işlere karşılık gelen

129.050,43 TL alacağın tahsili amacıyla 22/12/2008 tarihinde Bodrum 3. Asliye

Hukuk Mahkemesinde alacak ve ipotek tesisi davası açılmıştır. Başvurucu,

aleyhine açılan bu davaya cevap verirken davacı Şirketin edimini sözleşmeye

uygun ifa etmemesi nedeniyle fesih şartlarının oluştuğunu ve sözleşme

kapsamında cezai şart ve diğer yaptırımların uygulanması ile sözleşmenin

feshinden doğan ve yedi kalem hâlinde sayılan toplam 141.090 TL alacağının

tahsili talebiyle 7/1/2009 tarihinde aynı dosya üzerinden karşı dava açmıştır.

8. Mahkeme 16/5/2012 tarihli ve E.2008/651, K.2012/251 sayılı

kararıyla 3/4/2009 ve 14/5/2010 tarihlerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen

bilirkişi raporları ile diğer delilleri dikkate alarak asıl davada açılan

davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine hükmetmiştir. Kararın

gerekçesi şu şekildedir:

"Dava dosyasındaki

delillerin değerlendirilmesinde: Dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi,

karşı dava dilekçesi,Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin

2008/ 250 D.iş sayılı dosyası, Mahkememizin 2008/223 D.iş sayılı dosyası, taşınmazların tapu kayıtları, taraf

dosyası, Mahkememizin 2008/223 D.iş sayılı dosyası,

taşınmazların tapu kayıtları, taraf delilleri, yapılan keşifler, alınan

bilirkişi raporları ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; Dava asıl

davada eser sözleşmesine dayalı alacak ve kanuni ipotek tesisi, karşı davada

alacak , cezai şart ve tazminat istemine ilişkin olup tüm dosya kapsamı ,

toplanan deliller ile bilirkişiler kurulu raporuna göre davacının davalı

yararına kabul edilebilir imalat bedelinin 286.438,02 TL olduğu (bilirkişi

raporunda 41.593,44 TL yapılmayan duvar imalat bedelinden düşürülmesi yanlış

olduğundan yapılan imalat bedeli 286.438,02 TL olarak kabul edilmiştir.)

tarafların kabulünde bulunan ödenen 248.750 TL düşüldüğünde davacının yapmış

olduğu imalattan dolayı kalan talep edilebilir alacağının 37.688 TL olduğu,

davada kanuni ipotek koşullarının oluşmadığı, karşı davaya gelince eksik ve

ayıplı imalatlara ilişkintalebinin asıl davada

çözümlendiği mahsup edildiği, diğer cezai şart ve tazminat alacağı taleplerine

ilişkin koşulların davada oluşmadığı anlaşılmakla..."

9.Kararın taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk

Dairesinin 27/6/2013 tarihli ve E.2012/5539, K.2013/4183 sayılı kararıyla hüküm

kısmen bozulmuştur. Gerekçe şu şekildedir:

"Yüklenici tarafından asıl davada bakiye

iş bedelinintahsili ile kanuni ipotek hakkı tesisi iş

sahibi tarafından açılan karşı davada ise; tesbit

giderleri, SSK prim borcu ödemesi, fazla ödeme, gecikme tazminatı, eksik

işlerin ikmâli için sonraki yükleniciye yapılan ödeme

ile kusurlu işler bedeli ve kâr kaybı talep edilmiş, mahkemece asıl davanın

kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen karar, taraflarca

temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı

delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin

takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin

kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi

gerekmiştir.

2-Mahkemece hükme esas alınan 07.02.2011 günlü

bilirkişi raporunda yapılan iş bedelinden %10 nefaset kesintisinin yanısıra hatalı imalâtların düzeltilmesi için (2.394,40 TL

ve 2.737,60 TL’nin) toplamı olan 5.132,00 TL mahsup edilmiştir. Bilirkişi

kurulunca atıf yapılan 30.10.2009 havale tarihli ek rapora göre eksik ve hatalı

işlerin keşif tarihi itibariyle piyasa rayiçleri üzerinden tutarı 2.737,60 TL,

sözleşmedeki birim fiyatlara göre maliyeti ise 2.394,40 TL’dir. Mahsup yapılırken

her iki tutarın toplamı üzerinden mahsup yapılması doğru olmamış, sözleşmedeki

birim fiyatlara göre kusurlu işlerin maliyeti 2.394,40 TL’nin mahsubu suretiyle

sonuca varılması için kararın davacı ve karşı davalı yüklenici yararına

bozulması gerekmiştir.

3-Yüklenici tarafından yapılan işteki nefaset

tutarı ile hatalı işler bedeli iş sahibi tarafından açılan karşı davanın

konusunu oluşturduğu halde asıl ve karşı davadaki taraflar yönünden ayrı ayrı

hüküm kurulması gerekirken nefaset tutarı ve kusurlu işler bedelinin yüklenici

alacağından mahsubu suretiyle sonuca gidilmesi ve karşı davanın tamamen reddine

karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı ve karşı davacı iş

sahibi yararına bozulması gerekmiştir."

10. Başvurucu reddedilen temyiz itirazları yönünden süresi

içinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Karar düzeltme istemi aynı Daire

tarafından 9/1/2014 tarihli ve E.2013/5331, K.2014/130 sayılı kararla

reddedilmiştir. Ret gerekçesi şu şekildedir:

"Yargıtay ilâmında

belirtilen gerektirici nedenler karşısında HUMK’nın

440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme

isteğinin REDDİNE ve HUMK’nın 442. maddesi hükmünce

228,00 TL para cezası ile bakiye 1,95 TL red harcının

karar düzeltme isteyen davalı-k.davacı

Nafiz Yıldıran'a yükletilmesine ... oybirliğiyle

karar verildi."

11. Kısmen bozma sebebiyle yapılan yargılama 2014/45 sayılı

esasa kaydedilmiş olup 27/1/2014 tarihinde düzenlenen tensip zaptı şu

şekildedir:

"Mahkememizden verilen 16/05/2012 tarih

ve 2008/651 Esas 2012/251 sayılı kararı Yargıtay 15. Hukuk

Dairesi'nin27/06/2013 tarih ve 2012/5539Esas 2013/4183Karar sayılı ilamıyla

BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

1- Taraflara Duruşma gününü bildirir davetiye

gönderilmesine,

2- Bozma kararına uyulup uyulmama konusunun

duruşmada dikkate alınmasına,

Bu nedenle duruşmanın 22/04/2014 günü saat

11:55'a bırakılmasına tensiben dosya üzerinde karar

verildi."

12. Duruşma gününü bildirir davetiye başvurucuya 10/2/2014

tarihinde tebliğ edilmiştir.

13.22/4/2014 tarihli duruşmada tutulan tutanağın ilgili kısmı şu

şekildedir:

"Belirli günde celse açıldı.

Davalı-Karşı Davacı Vekili Av. AYŞE BORA , Davacı-Karşı Davalı Vekili Av. ... , duruşmaya

katıldı. Açık yargılamaya devam olundu.

Yargıtay bozma ilamı okundu.

Davacı-Karşı Davalı vekilinden soruldu:Bozma ilamına uyulsun.

dedi.

Davalı-Karşı Davacı vekilinden soruldu:Bozma ilamına uyulsun.

Dedi.

G.d: Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2012/5539 Esas ve 2013/4183 Karar

sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildi. Tefhimle Açık yargılamaya devam

olundu..."

14. Başvurucu, karar düzeltme talebinin reddi kararının

kendisine tebliğ edilmediğini, Yargıtayın bozma

kararı sonrası 22/4/2014 tarihli duruşma sonrasında ret kararını öğrendiğini

belirtmiştir.

15. Başvurucu 21/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun

31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile değiştirilen geçici

3. maddesi şöyledir:

"(1) Bölge adliye mahkemelerinin,

26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge

Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086

sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam

olunur.

(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama

tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında,

kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı

Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü

madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine

görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086

sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

17. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri

Kanunu'nun 442/A maddesi şu şekildedir:

"(Ek: 16/7/1981 -

2494/32 md.) Yargıtayın

karar düzeltme yolu açık olan bozma kararları, mahkeme başkatibince onbeş gün içinde kendiliğinden taraflara tebliğ edilir.

Yargıtayın onama veya onamaya karşı başvurulan karar düzeltme isteminin reddine

ilişkin kararlarının sonucu da, mahkeme başkatibince

on beş gün içinde kendiliğinden taraflara bildirilir."

18. 1086 sayılı Kanun'un 429. maddesi birinci ve ikinci

fıkraları şu şekildedir:

"Yargıtay ilgili dairesi temyiz edilen

kararı bozarsa, davayı, kararı vermiş olan mahkemeye veya uygun göreceği diğer

bir mahkemeye gönderir.

O mahkeme, temyiz eden 434 ncü

madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden

tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın

bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir."

IV.İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 30/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, dava konusu olayla ilgili delillerin tam

toplanmadığını, mevcut delillerin doğru değerlendirilmediğini, karşı dava ile

ilgili taleplerinin kararda tartışılmadığını ve gerekçe gösterilmeden

reddedildiğini, itiraz ve taleplerini ayrıntılı biçimde dosyaya sunarak delillerin

toplanmasını istedikleri hâlde Mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi

raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, davacı/karşı

davalı tarafın sözleşme gereğince edimini ifa etmediği hususunun

araştırılmadığını belirterek Anayasa’nın 10., 35. ve 36. maddelerinde güvence

altına alınan eşitlik ilkesinin, mülkiyet hakkı, gerekçeli karar hakkı, savunma

hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; yeniden

yargılama talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.."

22. Bireysel başvuruların, 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin

(5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği

tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine doğrudan veya diğer mahkemeler ya da yurt

dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılması gerekmektedir (Yasin Yaman, B. No: 2012/1075, 12/2/2013,

§§ 18, 19).

23. Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan

başvuru süresine riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her

aşamasında resen dikkate alınması gereken bir başvuru koşuludur (Taner Kurban, B. No: 2013/1582, 7/11/2013,

§ 19).

24.Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca bireysel başvurunun

başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği

tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Bu yönüyle başvuru

yollarının tüketilmesi ve başvuru süresine ilişkin koşullar arasında yakın bir

bağlantı bulunmaktadır (Taner Kurban,

§ 20).

25. Nihai kararın gerekçesinin bir şekilde öğrenilemediği veya

nihai kararın sonucunun öğrenilip gerekçesinin kesin olarak öğrenilme imkânının

elde edilemediği hâllerde başvuru süresinin hangi tarihten itibaren

başlayacağının da belirlenmesi gerekir. Aksi hâlde sınırsız bir başvuru süresi

söz konusu olabilecektir. Bu kapsamda bireysel başvuru süresinin başlangıç

tarihinin tespitinde, başvurucuların özen yükümlülükleri ile mahkemeye erişim

haklarının aşırı sınırlanmaması hususları birlikte dikkate alınmalıdır (A.C. ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1827,

25/2/2016, § 28).

26. Bireysel başvurunun başvuru yolu öngörülmeyen durumlarda

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmekle

birlikte başvuru süresinin başlangıç tarihinin belirlenmesi noktasında

başvurucunun ihlal oluşturan işlem, eylem veya kararla ilgili yeterince bilgi

sahibi olması şartı aranacaktır. Bu kapsamda ilgili nihai kararın tebliğinin

öngörüldüğü hâllerde tebliğ tarihinin, tebliğ öngörülmeyen hâllerde ise

başvurucunun kararın içeriğini kesin olarak öğrenebildiği tarihin esas alınması

gerekir (Taner Kurban, § 21).

27. Başvurucu, karar düzeltme isteminin reddine ilişkin karardan

22/4/2014 tarihinde yapılan duruşmada haberdar olduğunu belirtmektedir.

28. 1086 sayılı Kanun'un 442/A maddesinin birinci ve ikinci

fıkraları; Yargıtayın karar düzeltme yolu açık olan

bozma kararlarının taraflara "tebliğ" edileceğini, onama kararlarının

veya onamaya karşı yapılan karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararların

ise "sonucunun" taraflara "bildirileceğini" öngörmüştür.

Başvurucu, karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararın kendisine tebliğ

edilmediğini ve duruşma sırasında karardan haberdar olduğunu ileri sürmektedir.

Ancak başvurucuya kararın temyiz incelemesi neticesinde bozulduğuna ilişkin

Mahkeme tarafından tebligat yapılması ve bunun sonucunda başvurucunun duruşmaya

davet edilip duruşmaya katılması, duruşmada serdedilen ifadeler, karar düzeltme

istemi karara bağlanmadan dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilemeyeceği

hususları birlikte değerlendirildiğinde 22/4/2014 tarihinde yapılan duruşmadan

önce karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararın sonucunu öğrenme imkanını

başvurucunun elde ettiği kabul edilmelidir.

29. Bu kapsamda somut olayda, bozma üzerine kesinleşmeyen kısım

için yapılan yargılamada tebliği zorunlu olan tensip zaptına ilişkin tutanağın

tebliğ edildiği tarihin kabul edilebilirlik yönünden esas alınması

gerekmektedir. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere başvurucuya 10/2/2014

tarihinde söz konusu davetiye tebliğ edilmiştir. Başvurucunun bu kapsamda en

geç 12/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunması gerekirken bireysel

başvuru tarihinin 21/5/2014 olduğu gözetildiğinde bireysel başvuru için

öngörülen otuz günlük süreyi aştığı anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle iddia edilen ihlalin başvurucu

tarafından öğrenildiği tarihten otuz gün geçtikten sonra yapılan başvurunun

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

30/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat

AKKAYA

Başvurucu

:

Nafiz

YILDIRAN

Vekili

:

Av. Ayşe

BORA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/6958, 30 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. Gereği Düşünüldü
  8. B. İlgili Hukuk
  9. Iv.inceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Başvurunun süre aşımı
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Necipoğlu
  15. Gökcan
  16. Akkaya
  17. Yıldıran
  18. Bora
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/6958
Tarih
30 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Makbule Güney Başvurusu (B. No: 2014/1278)
  • Nihat Baymiş Başvurusu (B. No: 2014/10373)
  • Ebubekir Keskin Başvurusu (B. No: 2014/2430)
  • Hikmet Aslan Başvurusu (B. No: 2014/11036)
  • Tuncay Yazıcı Başvurusu (B. No: 2014/735)
  • Cevat Günbeği Başvurusu (B. No: 2014/6387)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.