İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nihat Evren Toprak Başvurusu (B. No: 2016/9326)

1. Başvuru, dayanağı yeterince açıklanmadığından aksinin

Başvuru No2016/9326Tarih24 Ekim 2019Okuma15 dk · 2.998 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Nihat Evren Toprak Başvurusu

Karar tarihi
24 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2016/9326
R.G. Tarih ve Sayı
12/12/2019-30976
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.998 kelime·15 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, dayanağı yeterince açıklanmadığından aksinin

ispatına imkân tanınmayan istihbarat kaynaklı bilgiler gerekçe gösterilerek

Astsubay Sözleşmesi'nin yenilenmemesi nedeniyle silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/5/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuruya ilişkin olarak görüş

bildirilmesine gerek görülmediği belirtilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu 30/8/2005 tarihinde yürürlüğe giren dokuz yıllık

sözleşmeyi imzalayıp Hava Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli astsubay olarak

göreve başlamıştır.

9. Başvurucu, sözleşme süresinin bitmesine yakın sözleşme

yenileme talebinde bulunmuş ise de 29/8/2014

tarihli işlemle personel kadrolarında planlama yapıldığı gerekçesiyle

sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiğini ve bu durumdan aynı tarihte

haberdar edildiğini belirtmiştir.

10. Başvurucu, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin iptali

istemiyle Millî Savunma Bakanlığı aleyhine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde

(AYİM) 28/10/2014 tarihinde dava

açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, idari işlemin sebebinin açıkça

gösterilmemesi ve öncesinde bir tebligat yapılmadan 29/8/2014 tarihinde

ilişiğinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca

yargılama sürecinde bir sebep gösterilmesi hâlinde dahi sözleşmenin

yenilenmesinde ilgili mevzuat gereği dikkate alınacak personel nitelik belgesi,

sicili, takdir/ceza durumu, amir kanaatleri ve almış olduğu eğitimler gibi

mesleki durumuna ilişkin hususlarda herhangi bir olumsuzluk bulunmadığını

-aksine birçok takdir ve başarı belgelerinin bulunduğunu- vurgulayarak işlemin geçerli

bir gerekçesinin olmadığını ileri sürmüştür.

11. Yargılama sırasında, davalı idare tarafından sözleşme

yenilememe işlemine dayanak olduğu savunulan gizli ibareli belgeler

sunulmuştur. İdare tarafından başvurucunun istihbarata

karşı koyma (İKK) hassasiyeti yaratan kayıtlar (belgeler) nedeniyle

sözleşmesinin yenilenmediği açıklanmıştır.

12. AYİM Birinci Dairesinin (Daire) 4/11/2015 tarihli kararı ile

dava reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, sözleşmesi yenilenecek toplam yirmi

bir personel arasındaki sicil sıralamasında başvurucunun on birinci sırada

bulunduğu, bu sıralamada kendisinden sonra gelen yedi personelin

sözleşmelerinin yenilendiği ve İKK kayıtlarının bulunmadığı tespiti

yapılmıştır. Ancak başvurucunun askerî hizmete özgü Hava Kuvvetleri Bilgi

Sistemi (HvBS) adı verilen kurumsal internet ağında

kendi hesabından -olağan sosyal ilişkiler kurmak dışında- malzeme (votka ve yağ

gibi) satışı yaptığı kabul edilmiştir. Diğer yandan kamuoyunda saadet zinciri olarak tabir edilen türde

bir finansal organizasyona maddi kazanç gayesiyle dâhil olduğu ve kimliği

açıklanmayan bir astsubayın belirlediği listelerde başvurucunun söz konusu

organizasyonda üye olarak isminin bulunduğu hatta birkaç personeli üye yaptığı

kaydı düşüldüğünden İKK hassasiyeti taşıdığının kabulü ile idarenin sözleşmenin

yenilenmemesine karar vermesindeki takdir yetkisinin hukuka aykırı

kullanılmadığı ifade edilmiştir.

13. Başvurucunun karar düzeltme istemi, Dairenin 29/3/2016

tarihli kararı ile reddedilmiştir.

14. Nihai karar 18/4/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 12/5/2016 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

16. Bireysel başvurunun incelenme sürecinde 21/1/2017 tarihli ve

6771 sayılı Kanun ile Anayasa'ya eklenen geçici 21. maddenin birinci fıkrasının

(E) bendiyle AYİM kaldırılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde

İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 3. maddesinin

ilgili kısımları şöyledir:

"Bu Kanun’da geçen

...

B) Sözleşme : Türk Silâhlı Kuvvetleri birlik, karargâh, kurum ve kuruluşları

ile sözleşmeli subay ve astsubay adaylarından askerî eğitimi başarıyla

tamamlayanlar arasında yapılan ve üç yıldan az, dokuz yıldan fazla olmamak

üzere hizmet yükümlülüğü getiren, örneğine göre hazırlanmış olan yazılı bir

belgeyi,

...

F) Sözleşmeli astsubay :

Bu Kanunda öngörülen esaslara göre, kendileri ile sözleşme yapılarak astsubay nasbedilen; astsubay çavuş, astsubay kıdemli çavuş,

astsubay üstçavuş ve astsubay kıdemli üstçavuş rütbelerini haiz astsubayları,

…

ifade eder."

18. 4678 sayılı Kanun’un “Sözleşme

süreleri” kenar başlıklı 10. maddesi şöyledir:

"Sözleşmeli astsubay

adayları, ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınırlar. Bu eğitimi başarı ile

tamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılır

ve bu kişiler astsubay çavuş rütbesine nasbedilirler.

Sözleşme süreleri; üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet

gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara

göre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanların

talepleri halinde sözleşmeleri yenilenebilir. Ancak sözleşmeli astsubaylardan

rütbe yaş haddini dolduranlar hakkında 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun

hükümleri uygulanır.

Sözleşme süreleri; sıkıyönetim, seferberlik,

savaş veya silahlı çatışmayı gerektirecek hal ile savaş hallerinde Kuvvet

Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği

lüzum üzerine, durumun devamı müddetince Genelkurmay Başkanının onayı ile

talebe bakılmaksızın uzatılabilir.

Sözleşme işlemleri, Kuvvet Komutanlıkları,

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yapılır."

19. 4678 sayılı Kanun’un “Yönetmelik”

kenar başlıklı 25. maddesi şöyledir:

"Sözleşmeli subay ve

astsubay adayları ile sözleşmeli subay ve astsubaylarda aranacak nitelikler,

sağlık koşulları, alınacakları sınıf ve branşlar, duyuru, müracaat şekli ve

zamanı, müracaatların kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması, sözleşme süreleri,

sözleşmenin feshedilmesi, görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade

edilmeme halleri ve bunlara yapılacak işlemler, sözleşmenin uzatılmasında

uygulanacak esaslar, sınav, öğretim ve eğitimin esas, şekil ve süreleri, kıt’a, karargâh, kurum ve idarî işlerde

görevlendirilmeleri, izin, ayırma, atamalar, yer değiştirmeler, astlık-üstlük

münasebetleri, sicil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar, muvazzaf subay veya

astsubay statüsüne geçirilecekler için uygulanacak usul ve esaslar, sözleşme

yapmaya yetkili makamlar, meslek içi eğitim ve ihtisas kurslarının süresi ve

şekli, giyim, kuşam ve istihkaklarının verilme usulü, sağlık işlemleri, Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenlerin kendilerine

yapılan eğitim, öğrenim ve yetiştirme masraflarının geri ödeme esasları ile

diğer hususlar, bu Kanunun yürürlüğe girmesini takip eden altı ay içerisinde

Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir

yönetmelikte gösterilir."

20. 27/4/2002 tarihli ve 24738 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği’nin "Sözleşmenin yenilenmesi ve uzatılması" kenar

başlıklı 14. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Sözleşmenin yenilenmesi

ve uzatılması aşağıda belirtilen esas ve usullere göre yapılır.

A) Sözleşmeli subay ve astsubaylardan,

sözleşmesini yenilemek isteyenler sözleşme süresinin sona erme tarihinden 6 ay

önceden başlamak suretiyle dilekçe ile ilk amirine müracaat eder. Bu

dilekçeler, EK-C'de belirtilen nitelik belgesi ile beraber silsileler yolu ile

Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik

Komutanlığına gönderilir. (Ek cümle:RG-19/6/2013-28682)

Sözleşmesi yenilenecek personel; Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde kurulacak komisyonlar

tarafından personelin nitelik belgesi, sicili, takdir/ceza durumu, amir

kanaatleri, almış olduğu eğitimler gibi hususlar çerçevesinde mesleki

safahatları dikkate alınarak ilgili komutanlık personel ihtiyaçları

doğrultusunda belirlenir. (Ek cümle:RG-19/6/2013-28682)

Değerlendirme komisyonunun kimlerden oluşacağı, görev, yetki ve sorumlulukları

Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik

Komutanlığınca çıkarılacak yönergeler ile tespit edilir. Sözleşmenin yenilenip

yenilenmemesi konusundaki nihai karar Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verilir. Uygun

görülenlerin sözleşmesinin yenileneceği, sözleşmenin bitiminden önce

bildirilir. Sözleşme, ilgili sözleşmeli subay veya astsubayın talebinin İdarece

kabul edildiğinin bildirilmesi ile yenilenir.

..."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 24/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu 30/8/2005 tarihinde yürürlüğe giren dokuz yıllık

sözleşme süresinin bitimine kadar istihdam edildiğini bildirmiştir. Sözleşme

yenilememe işleminin sebebi açıkça gösterilmeden ilişiğinin kesildiğini,

yargılama sırasında ise davalı idare tarafından HvBS

adı verilen kurumsal internet sistemini amacı dışında kullanmasının işleme

dayanak olduğunun açıklandığını ancak personel tarafından serbestçe ve şifresiz

olarak kullanılan bu sistemin personelin birbiriyle alışverişi amacıyla idare

tarafından bizzat tesis edildiğini, söz konusu sistemi amacı dışında kullanmadığını

belirtmiştir. Bu sistemde personel tarafından birçok malzeme alışverişi

yapıldığını, ailesine ait zeytinliklerden kendi payına düşen ihtiyaç fazlası

zeytinyağını kâr amacı gütmeden alışverişe konu yaptığını ancak hakkındaki

diğer isnatlar doğru olmadığı gibi idarenin sunduğu belgeler hakkında yeterince

bilgilendirilmediğini, dolayısıyla kendisine etkili şekilde savunma hakkı

verilmediğini ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev

yaptığı süre içinde bu internet sistemini amacı dışında kullanması nedeniyle

hakkında hiçbir soruşturma açılmadığını, uyarı dahi yapılmadığını, emrinde

görevlendirildiği komuta kademesince hiçbir disiplin cezasına tabi tutulmadığı

gibi ödül ve takdir belgelerinin bulunduğunu (2012 yılı üstün hizmet ödülü ve

yirmi üç adet takdir belgesi), kendisinden daha düşük sicile sahip olanların

sözleşmelerinin yenilendiğinin yargı kararlarına da yansıdığını vurgulayarak

idarenin takdir yetkisini makul bir gerekçe sunmadan açıkça ölçüsüz

kullandığını iddia etmiştir.

23. Diğer yandan başvurucu; işleme dayanak olduğu savunulan "gizli" ibareli İKK hassasiyeti

taşıyan belgelerden de yeterince bilgi sahibi olamadan ve etkili bir şekilde

itiraz fırsatı sağlanmadan

karar verildiğini, ayrıca kimliği açıklanmayan bir astsubay

tarafından hazırlanan bu liste ve kayıtların yetkin ve yetkili kişilerce

hazırlanıp hazırlanmadığının -güvenilirlik araştırmasının yapılıp

yapılmadığının- belirli olmadığını ifade etmiştir. Bu nedenlerle özel hayatın

gizliliği hakkının, haberleşme hürriyetinin, eşitlik ilkesinin, masumiyet

karinesinin ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyeti uyuşmazlığın esasına

dair aleyhinde ileri sürülen delilleri yeterince inceleyememesi, gizlilik

dereceli İKK kayıtlarına karşı kendisine tartışma imkânı verilmemesi, bu

kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ile ilgili bir araştırma yapılmaması,

diğer bir ifadeyle bu kayıtlara salt üstünlük tanınmasına ilişkindir. Bu nedenle

başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

27. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia, savunma

ve adil yargılanma hakkına

sahiptir. Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma

hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde

dile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet Fidan, B. No: 2014/14673,

20/9/2017, § 37).

28. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "ile adil yargılanma" ibaresinin

eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğu uluslararası

sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine

dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36.

maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ilkelerine Anayasa’nın

36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil

yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması

olanaklı değildir (Mehmet Fidan,

§ 38).

29. Silahların eşitliği ilkesi davanın taraflarının usule ilişkin

haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması, taraflardan birinin diğerine

göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir

şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134,

16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi, uyuşmazlığın her iki tarafına da

savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını

kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

30. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli

yargılanma ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,

gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla

ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede başvuranların

bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle ilgili görüş

bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılanma hakkının ihlali olarak

değerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen,

B. No: 2013/1793, 18/9/2014, § 38).

31. Yargılama makamları, yargılamanın taraflarınca ileri sürülen

iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununla

birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi

esasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma

ve inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını

denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin

görevi başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını

değerlendirmektir. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri

ışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması

şarttır. Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve

inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda

delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da

yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi zorunludur (Yüksel Hançer, § 19).

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

32. Somut olayda başvurucunun Astsubay Sözleşmesi'nin yenilenmemesi

işleminin askerî hizmet için kullanılan kurumsal internet sistemi üzerinden

başvurucunun gönderdiği iletiler ile gizli ibareli İKK hassasiyeti taşıyan

belgelere dayalı olarak tesis edildiği görülmektedir.

33. Başvurucu, yargılama aşamasında kurumsal internet ağında

sözü edilen -bir kısmı kabul edilmeyen- iletiler ile İKK hassasiyeti taşıyan

kayıtlar ve listenin somut delillerle ispatlanamadığına yönelik itirazlarını

ileri sürmüş ancak Daire kararında başvurucu hakkındaki iletiler ile listede

yer almasına dayanak teşkil eden somut durumlara ilişkin herhangi bir açıklama

yapılmamıştır.

34. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin yargılama sürecinde

uygulanan delil sunma ve inceleme yöntemlerinin adil yargılama hakkına

uygunluğunu denetleme görevi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin görevi, sözü

edilen usul işlemlerinin yargılamanın bütünlüğü içinde adil yargılanma hakkını

ihlal edip etmediğini denetlemektir. Bu bağlamda başvuruda ileri sürülmesi

durumunda adil yargılanma hakkının alt ilkeleri olan silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılanma ilkelerine yargılama sürecinde aykırılık bulunup

bulunmadığının denetlenmesi Anayasa Mahkemesinin temel görevi kapsamındadır.

Nitekim incelenen davada, maddi vakıaları açıklanmayan ve başvurucunun

dayanağını ve sebebini bilemediği isnatlara karşı etkili bir şekilde itiraz

etme, karşı delillerini bildirme ve olaylar hakkında değerlendirme yapma

imkânından yeterince yararlanamadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifade ile AYİM

Dairesinin sadece idarenin beyanları ve gösterdiği gizlilik dereceli delilleri

dikkate alarak -üstünlük tanıyarak- bu belgelerin gerçekliği ve güvenilirliğine

ilişkin olguların varlığının ortaya koyulmaması nedeniyle başvurucunun

aleyhindeki delillerin aksini ispata imkân tanıyan usul güvencesinin

sağlanmaması başvurucuyu davalı idareye nazaran zayıf bir konuma düşürmüştür.

Bu durum, yargılamayı bir bütün hâlinde adil olmaktan çıkarmıştır.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının güvencelerinden olan silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

36. Başvurucu; eşitlik ilkesinin, masumiyet karinesinin, özel

hayatın gizliliği hakkı ve haberleşme hürriyetinin de ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Ancak başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varıldığından

anılan iddiaların ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Esas inceleme

sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar

verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye

gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde

başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması

yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

38. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesine ve 50.000 TL manevi

tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

39. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK] B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler

belirlenmiştir.

40. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve hürriyetin

ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale konu kararın veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §

55,57).

41. İhlalin mahkeme kararından kaynakladığı durumlarda Anayasa

Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa

Mahkemesi İçtüzügü'nün 79. maddesinin 1 numaralı

fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye

gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki

kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama

sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu

öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı

olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukundaki yargılamanın

yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama

sebebinin varlığı hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü,

ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle

yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere

gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet

Doğan §§ 58, 59).

42. İncelenen başvuruda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun Astsubay

Sözleşmesi'nin yenilenmemesi işlemine karşı açılan iptal davasında adil

yargılanma hakkı kapsamındaki usul güvencelerinden olan silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıyla

ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

43. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılanma

ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise usul

hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar

verilmesi gerekir.

44. Öte yandan başvurucu tarafından tazminat talebinde

bulunulmuş olmakla birlikte yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili

yargı merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından

tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

SONUÇ / HÜKÜM

B. Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

güvencelerinden olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılama yapılmak üzere -Anayasa'nın 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici

21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış

olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- yetkili idari yargı merciine

(Karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin E.2014/1194,

K.2015/918 sayılı dosyasıyla ilgilidir.) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

24/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

SEVTEKİN

Başvurucu

:

Nihat Evren

TOPRAK

Vekili

:

Av. Can

DÖVERKAYA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/9326, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adil Yargılanma
  9. B. Diğer İhlal İddiaları
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. VI. Hüküm
  12. A. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal
  13. C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli
  14. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Gökcan
  17. Özgüldür
  18. Hakyemez
  19. Sevtekin
  20. Toprak
  21. Döverkaya
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/9326
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Şinasi Umaz Başvurusu (B. No: 2016/40621)
  • Abuzer Demir ve Aslı Peksezer Başvurusu (B. No: 2016/73556)
  • Bediha Altun Başvurusu (B. No: 2015/6354)
  • Meki Katar Başvurusu (B. No: 2015/4916)
  • Selahaddin Aydoğdu Başvurusu (B. No: 2016/80280)
  • Orhan Ok Başvurusu (B. No: 2016/4913)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.