İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Özkan Yanar Başvurusu (B. No: 2014/1845)

1. Başvuru; işçilik alacaklarıyla ilgili davada iddia edilen

Başvuru No2014/1845Tarih8 Haziran 2016Okuma14 dk · 2.840 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Özkan Yanar Başvurusu

Karar tarihi
8 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/1845
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.840 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; işçilik alacaklarıyla ilgili davada iddia edilen

ücret miktarının ispatı için sunulan belgelerin dikkate alınmaması, aile geçim

indirimi alacağına hükmedilmemesi, zamanaşımına ilişkin hatalı hesaplama ve

fazla çalışma ücret alacağında takdiri indirim yapılarak eksik miktara

hükmedilmesi, davanın reddedilen kısmı yönünden aleyhe fazla vekâlet ücretine

hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/2/2014 tarihinde İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 23/10/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu; işçi olarak çalıştığı iş yerinde birikmiş

ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle iş akdini feshederek kıdem tazminatı,

ücret, yıllık izin, fazla çalışma ve ikramiye alacaklarının tahsili talebiyle

işveren aleyhine Bakırköy 12. İş Mahkemesinde (Mahkeme) 23/3/2011 tarihinde

alacak davası açmıştır.

8. Mahkeme, başvurucu ve davalı işverenin bildirdiği tanıkları

dinleyip uyuşmazlıkla ilgili belgeleri temin ettikten sonra dava konusu

alacakların hesaplanması için bilirkişiden rapor almıştır.

9. Bilirkişi tarafından hazırlanan 16/7/2012 tarihli raporda,

başvurucunun aylık ücretinin 2.600 TL olduğunu iddia ettiği, davalı işverenin

ise başvurucunun aylık ücretinin 1.080 TL olduğunu savunduğu, başvurucuyla

benzer koşullarda ve unvanda çalışan bir işçinin alabileceği emsal ücretin

İstanbul Sanayi Odasınca 1.300 TL olarak bildirildiği belirtilerek ücret

miktarı konusunda takdir Mahkemeye ait olmak üzere başvurucunun aldığı ücretin

2.600 TL (birinci seçenek) veya 1.300 TL (ikinci seçenek) kabul edilmesi

olasılıklarına göre iki hesap yapılmıştır.

10. Başvurucu 12/8/2012 tarihli dilekçeyle bilirkişi raporuna

itirazlarını bildirmiş ve dava açarken 15.100 TL olan talebini, bilirkişinin

birinci seçenek olarak yaptığı hesaptaki toplam miktarı dikkate alarak ıslah

yoluyla 78.423,67 TL’ye yükseltmiştir.

11. Mahkeme, ilk raporda hesaplanmayan ikramiye alacağının da

hesaplanması ve davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı defi nedeniyle tüm

alacaklar yönünden yeniden hesap yapılması için bilirkişiden ek rapor almıştır.

3/12/2012 tarihli ek raporda da yukarıda belirtilen olasılıklara göre iki

seçenekli hesap yapılmıştır.

12. Mahkeme 24/1/2013 tarihli ve E.2011/170, K.2013/25 sayılı

kararı ile başvurucunun iş akdini haklı sebeple feshettiği kanaatiyle

bilirkişinin 3/12/2012 tarihli ek raporunda ikinci seçenek olarak yaptığı

hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, fazla çalışma ücret alacağı

yönünden resen hesaplama yapıp bu alacakta 1/3 oranında takdiri indirim

uygulamak suretiyle sonuç olarak beş alacak kalemi yönünden toplam 41.375,86

TL'nin davalıdan alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiş; davanın

reddedilen kısmı yönünden başvurucuyu davalıya 4.076 TL vekâlet ücreti ödemeye

mahkûm etmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Davacının hakettiği

alacakların miktarı konusunda alınan ve mahkememizce değer verilen 03/12/2012

tarihli ek bilirkişi raporunun 2. seçeneğine göre 18.484,13-TL kıdem tazminatı,

2.450,45-TL izin ücreti, 10.352,66-TL ücret alacağı ve 4.565,05-TL İkramiye

alacaklarının bulunduğu hesaplanmış olup, ayrıca zaman aşımına uğramayan fazla

çalışma ücretinin dava dilekçesinde talep edilen kısımla birlikte re'sen yapılan hesap sonucu 6.785,36-TL olduğu hesaplanmış

olup fazla çalışma ücretinden takdiren 1/3 oranında

indirim yapılıp ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar

verilmesi gerekmiştir.”

13. Başvurucunun temyizi üzerine anılan karar, Yargıtay 7. Hukuk

Dairesinin 11/11/2013 tarihli ve E.2013/12606, K.2013/18799 sayılı ilamı ile onanmıştır.

Onama ilamı şöyledir:

“Taraflar arasında görülen dava sonucunda

verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili

tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya

incelendi, gereği görüşüldü:

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve

hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle davacının dava

dilekçesinde AGİ alacağı talebinin bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının

yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun

olan hükmün ONANMASINA ...karar verildi.”

14. Nihai karar, başvurucuya 7/1/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 5/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi

şöyledir:

“Süresi belirli olsun veya olmasın işçi,

aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim

süresini beklemeksizin feshedebilir:

...

II. Ahlak ve iyiniyet

kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

...

e)

İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına

uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,

...”

17. 4857 sayılı Kanun’un 32. maddesi şöyledir:

“Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş

karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen

tutardır.

...

İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin

ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin

tam olarak ödenmesi zorunludur.

...

Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş

yıldır.”

18. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 326. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama

giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı

çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre

paylaştırır.”

19. 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin

12. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde

gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor

ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci

fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak

kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.”

20. 2013 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin

üçüncü kısmının ilgili bölümü şöyledir:

“Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde

Yapılan ve Konusu Para Olan veya Para ile Değerlendirilebilen Hukuki Yardımlara

Ödenecek Ücret

1. İlk 25.000,00 TL için

% 12

2. Sonra gelen 35.000,00

TL için % 11”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 8/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, işçilik alacakları için açtığı davada aylık net

ücretinin 2.600 TL olduğunu gösterir işveren tarafından verilmiş itiraz

edilmeyen ve altlarındaki imzalar inkâr edilmeyen iki belgeyi delil olarak

sunduğunu, bu belgelerin kesin delil niteliğinde olması nedeniyle Mahkemece bu

belgelere göre karar verilmesi gerektiğini, yerleşmiş yargısal içtihatlara göre

kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından davalı işverenin kendi düzenlediği bu

belgelere itiraz etmesinin de sonucu değiştirmeyeceğini, ücret miktarıyla

ilgili sunduğu bu belgeler kabul edilmese bile emsal ücret araştırmasına göre

karar verilmesi gerektiğini, buna rağmen Mahkemece bu belgelerin dikkate

alınmayıp davalının soyut beyanına itibar edilerek aylık ücretin 1.300 TL kabul

edilmesi olasılığına göre bilirkişi tarafından yapılan hesap (ikinci seçenek)

doğrultusunda adil olmayan bir karar verildiğini, bilirkişi raporundaki birinci

seçenek hesaplamanın neden kabul edilmediğinin gerekçelendirilmediğini, aile

geçim indirimi alacaklarının hesaplanıp hüküm altına alınmadığını, bilirkişi

tarafından zamanaşımıyla ilgili hatalı hesaplama yapıldığını, fazla çalışma ücret

alacağında takdiri indirim yapılmasıyla alacak hakkının ortadan kaldırıldığını,

davanın takdiri indirim yapılarak reddedilen kısmı yönünden vekâlet ücretine

hükmedilmemesi gerekirken aleyhine fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini

belirterek Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet ve 36. maddesinde

düzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin

tespiti ve tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

24. Başvurucunun iddialarının özü, açtığı davada delillerin

değerlendirilmesi ile hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak eksik

miktara hükmedildiği, yetersiz gerekçeyle karar verildiği ve yargılama sonunda

fazla vekâlet ücreti ödemeye mahkûm edildiğine ilişkindir. Bu nedenle anılan

iddiaların adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

25. Başvurucunun, aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin fazla

olduğuna yönelik iddiası mahkemeye erişim hakkı, yetersiz gerekçeyle karar

verildiği iddiası gerekçeli karar hakkı kapsamında; diğer iddiaları ise

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı başlığı altında incelenmiştir.

a. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

26. Başvurucu, davada talep ettiği fazla çalışma ücret

alacağında takdiri indirim yapılarak reddedilen kısım yönünden davalı yararına

vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aleyhine fazla vekâlet ücretine

hükmedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

27. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da

cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan,

kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul

bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına

sahiptir.”

29. Sözleşme’nin 6. maddesi mahkemeye başvurma hakkını açıkça

düzenlenmemekle beraber, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından mahkemeye

başvurma hakkının hukukun temel prensibi olduğu, mahkemeye başvurma hakkı

olmaksızın hakkaniyete uygun, aleni bir yargılamadan söz edilemeyeceği ve adil

yargılanma hakkının içerdiği güvencelerden yararlanmanın olanaksız hâle

geleceği kabul edilmektedir (Golder/Birleşik

Krallık, B. No: 4451/70, 21/2/1975, § 35).

30. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen

veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme

kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını

ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52).

31. Vekâlet ücreti, davayı vekille takip eden ve davası kabul

edilen lehine hükmedilen bir ücrettir. Dava aşamasında kimin lehine ya da

aleyhine olacağı önceden belli olmayan bu ücret yükümlülüğü, bir usul kuralı

olup mahkemeye erişim hakkı ile ilişkilidir (Serkan

Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38).

32. Nitekim AİHM de yargılama giderleri ve bu kapsamda vekâlet

ücretleri ile ilgili başvuruları mahkemeye erişim hakkı kapsamında

değerlendirmektedir (Stankiewicz/Polonya, B. No: 46917/99, 6/4/2006).

33. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak mutlak bir hak olmayıp

sınırlandırılabilen bir haktır. Bununla birlikte getirilecek sınırlandırmaların

hakkın özünü zedeleyecek şekilde hakkı kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi,

açık ve ölçülü olması, başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir (Serkan Acar, § 38).

34. Vekâlet ücreti bir yargılama gideri olup kural olarak bu tür

giderler mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil eder. Ancak gereksiz

başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması ve böylece mahkemelerin

gereksiz yere meşgul edilmeksizin uyuşmazlıkları makul sürede bitirebilmesi

amacıyla başvuruculara belli yükümlülükler öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin

kapsamını belirlemek, kamu otoritelerinin takdir yetkisi içindedir. Öngörülen

yükümlülükler dava açmayı imkânsız hâle getirmedikçe ya da aşırı derecede

zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği söylenemez (Serkan Acar, § 39).

35. Başvuruya konu davada, başvurucunun ıslah dilekçesiyle talep

ettiği alacak miktarının 78.423,67 TL olduğu, Mahkemece başvurucunun toplam

alacak hakkının 43.607,65 TL olduğunun tespit edildiği ancak fazla çalışma

ücret alacağında takdiri indirim uygulanmak suretiyle sonuç olarak beş alacak

kalemi yönünden toplam 41.375,86 TL'nin davalıdan alınarak başvurucuya

ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır (bkz. § 12).

36. Bu durumda davanın reddedilen kısmının 37.047,81 TL olduğu,

takdiri indirim uygulanmamış olsaydı esastan reddedilecek kısmın ise 34.816,02

TL olacağı anlaşılmaktadır.

37. Başvuru konusu davada Mahkemece, tarafların haklılık oranı

dikkate alınarak karar tarihi olan 2013 yılı için uygulanan Avukatlık Asgari

Ücret Tarifesi'nin 12. maddesinin (1) numaralı

fıkrası ve tarifenin üçüncü kısmına göre (bkz. §§ 19, 20) hükmedilen vekâlet

ücretinin ölçülü olduğu dolayısıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkı

yönünden bir ihlalin bulunmadığının açık olduğu sonucuna varılmıştır.

38. Açıklanan nedenlerle mahkemeye erişim hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

39. Başvurucu, bilirkişi raporunda aylık ücretinin 2.600 TL

(birinci seçenek) ve 1.300 TL (ikinci seçenek) kabul edilmesi olasılıklarına

göre yapılan hesaplamalardan birinci seçenek hesaplamanın neden kabul

edilmediği konusunda kararda yeterli gerekçe bulunmadığını ileri sürmüştür.

40. Anayasa’nın “Duruşmaların

açık ve kararların gerekçeli olması” kenar başlıklı 141. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları

gerekçeli olarak yazılır.”

41. Hakkaniyete uygun yargılamanın bir unsuru olan gerekçeli

karar hakkı, Anayasa’nın 141. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemelerin

uyması gereken bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir. Bir muhakemede usule

ilişkin koruma sağlayan adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri olan

gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve

denetlemeyi amaçlamaktadır (Sencer Başat ve

diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 31).

42. Mahkemeler “kararlarını

hangi temele dayandırdıklarını yeterince açık olarak belirtme” yükümlülüğü

altındadır. Bu yükümlülük, tarafların temyiz hakkını kullanabilmeleri için

gerekli olmanın yanı sıra tarafların, muhakeme sırasında ileri sürdükleri

iddialarının kurallara uygun bir biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve

ayrıca demokratik bir toplumda toplumun kendi adlarına verilen yargı

kararlarının sebeplerini öğrenmelerinin sağlanması için de gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri, § 34).

43. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma

hakkının unsurlarından biri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklinde

anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın

niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık bir

yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialarının cevapsız

bırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm

Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., § 26).

44. Başvuruya konu davada başvurucu, işten ayrılmadan önceki

aylık net ücretinin 2.600 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davalı işveren ise

başvurucunun aylık ücretinin 1.080 TL olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan

emsal ücret araştırması sonucunda başvurucuyla benzer koşullarda ve unvanda

çalışan bir işçinin alabileceği aylık ücretin 1.300 TL olabileceği tespit

edilmiştir.

45. Mahkemenin dava konusu alacaklarla ilgili bilirkişiden

aldığı raporda, başvurucunun aylık ücretinin 2.600 TL veya 1.300 TL kabul edilmesi

olasılıklarına göre iki seçenekli hesap yapılmış; Mahkeme, başvurucunun 1.300

TL ücret aldığı kabulüne göre yapılan hesaba (ikinci seçenek) itibar ederek bu

hesap doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

46. Gerekçeli kararda, emsal ücret üzerinden yapılan ikinci

seçenek hesaplamaya itibar edildiği belirtilip bu hesaplama doğrultusunda karar

verilmekle bir anlamda ücret konusunda başvurucunun sunduğu belgelere değil

emsal ücret araştırması sonucuna üstünlük tanındığı anlaşılmaktadır. Bu

itibarla İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinin, bilirkişi raporundaki

birinci hesabın neden kabul edilmediğini ortaya koyacak nitelikte olduğu;

dolayısıyla, başvurucunun gerekçeli karar hakkı yönünden bir ihlalin

bulunmadığının açık olduğu sonucuna varılmıştır.

47. Açıklanan nedenlerle gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

c. Yargılamanın Sonucu

İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddialar

48. Başvurucu; işçilik alacakları için açtığı davada aylık net

ücretiyle ilgili delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda adil olmayan

karar verildiğini, aile geçim indirimi alacaklarının hesaplanıp hüküm altına

alınmadığını, bilirkişi tarafından zamanaşımıyla ilgili hatalı hesaplama

yapıldığını, fazla çalışma ücret alacağında takdiri indirim yapılmasıyla alacak

hakkının ortadan kaldırıldığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

49. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

51. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar

verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında

ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

52. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece

mahkemesi kararları bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

içermedikçe Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

53. Somut olayda başvurucu, işçilik alacaklarının tahsili

talebiyle işveren aleyhine açtığı davada işten ayrılmadan önceki aylık net

ücretinin 2.600 TL olduğunu ileri sürmüştür. Bu iddiasına delil olarak da

işveren tarafından "yetkili makama" hitaben düzenlenmiş ve

başvurucunun ücretinin 2.600 TL olduğu belirtilen 25/1/2008 ve 14/12/2009

tarihli ikibelgeyi sunmuştur. Davalı işveren ise

başvurucunun aylık ücretinin 1.080 TL olduğunu savunmuş; Mahkemenin emsal ücret

araştırması için İstanbul Sanayi Odasına yazdığı yazıya verilen cevapta,

başvurucuyla benzer koşullarda ve unvanda çalışan bir işçinin alabileceği aylık

ücretin 1.300 TL olarak bildirildiği anlaşılmıştır.

54. Mahkemenin dava konusu alacaklarla ilgili bilirkişiden

aldığı raporda, başvurucunun aylık ücretinin 2.600 TL veya 1.300 TL kabul

edilmesi olasılıklarına göre iki seçenekli hesap yapılmış; Mahkeme,

başvurucunun 1.300 TL ücret aldığı kabulüne göre yapılan hesaba (ikinci

seçenek) itibar ederek bu hesap doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar

vermiştir. Mahkeme ayrıca, fazla çalışma ücret alacağında takdiri indirim

uygulamıştır (bkz.§ 12).

55. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi,

Mahkeme kararındaki gerekçeyi benimseyip kararda belirtilen gerekçelere ve

davacının dava dilekçesinde aile geçim indirimi talebinin bulunmadığının tespit

edilmiş olmasına göre başvurucunun temyiz itirazlarını reddederek söz konusu

kararı onamıştır (bkz. § 13). Derece

Mahkemelerinin anılan şekilde yaptıkları değerlendirme ve ulaştıkları sonuç

yönünden herhangi bir keyfîlik tespit edilmemiştir.

56. İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtay ilgili Dairesinin

kararlarındaki gerekçeler ile başvurucunun iddiaları incelendiğinde iddiaların

özünün Derece Mahkemeleri tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu görülmektedir.

57. Başvurucu; yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi delillerini ve

iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere ve

iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ilişkin bir bilgi

ya da kanıt sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık

bir keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da tespit

edilmemiştir.

58. Açıklanan nedenlerle yargılamanın sonucu itibarıyla adil

olmadığına ilişkin iddiaların açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Recep

KÖMÜRCÜ

Alparslan

ALTAN

Muammer

TOPAL

Raportör

:

Kamil KAYA

Başvurucu

:

Özkan YANAR

Vekili

:

Av. Birkan

ÖZTÜRK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/1845, 8 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. II. Ahlak ve iyiniyet
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Yıldırım
  15. Özgüldür
  16. Kömürcü
  17. Altan
  18. Topal
  19. Öztürk
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/1845
Tarih
8 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Nezahat Ural Başvurusu (B. No: 2014/4284)
  • Hamit Çöklü Başvurusu (B. No: 2014/10299)
  • Muammer Tatar Başvurusu (B. No: 2014/819)
  • Muhammed Ali Bayram Başvurusu (B. No: 2014/4077)
  • Uğur Çelik Başvurusu (B. No: 2015/20244)
  • Temel Yeğin Başvurusu (B. No: 2014/10398)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.