İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ş.ç. Başvurusu (B. No: 2012/1061)

1. Bulunduğu şehirden başka bir yerde

Başvuru No2012/1061Tarih21 Kasım 2013Okuma12 dk · 2.370 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ş.Ç. Başvurusu

Karar tarihi
21 Kasım 2013
Başvuru Numarası
2012/1061
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.370 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Bulunduğu şehirden başka bir yerde

toplam 12 ay geçici olarak görevlendirilen başvurucu, kendisine altı aydan

sonra harcırah ödenmediğini, oysa 6245 sayılı Harcırah Kanunu’na göre farklı

işlerde görevlendirildiği için harcıraha hak kazandığını, Askeri Yüksek İdare

Mahkemesine (AYİM) başvurmasına rağmen sonuç alamadığını belirterek Anayasa'da

güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, başvurucu tarafından 7/12/2012

tarihinde Mersin 2. İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden

yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 4/3/2013

tarihinde, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33.

maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAYLAR VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

5. TCG Heybeliada gemi inşası kapsamında, Gölcük Donanma

Komutanlığında deniz astsubayı olarak çalışan başvurucu, 28/7/2010–21/7/2011

tarihleri arasında altı ayrı mesaj emriyle İstanbul Tersane Komutanlığında

toplam 12 ay görevlendirilmiştir.

6. Söz konusu görevlendirme ile ilgili olarak 10/2/1954 tarih ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 42.

maddesi uyarınca ilk altı aylık süre için kendisine harcırah ödemesi

yapılmasına rağmen sonraki altı aylık süre için bir ödeme yapılmamıştır.

7. Başvurucu, 9/1/2012 tarihinde,

Askeri Yüksek İdare Mahkemesine açtığı davada, çeşitli tarihlerde ayrı ayrı

yapılan görevlendirmelerin aynı iş için olmadığını, buna rağmen kendisine

ikinci altı aylık dönem için harcırah ödemesi yapılmadığını, oysa benzer

konumda olan Aydın sınıfı mayın avlama gemilerinde görevli olanlara ikinci altı

aylık dönem için de ödeme yapıldığını belirterek, toplam 185 güne ilişkin

harcırah ödemesinin kendisine yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

8. AYİM Üçüncü Dairesinin 12/7/2012

tarih ve E.2012/272, K.2012/1488 sayılı kararında, 6245 sayılı Kanun’un 42.

maddesi hükmüne göre yurtiçinde geçici bir görevle başka bir yere gönderilme

halinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde aynı iş için aynı şahsa 180 günden

fazla harcırah ödenmesinin mümkün olmadığı, davacının bir yıllık dönem zarfında

yurt içinde aynı yerde (İstanbul Tersanesi Komutanlığı) geçici olarak

görevlendirildiği, bu geçici görevlendirmenin MİLGEM projesinin birinci gemisi

Heybeliada’nın inşa, donatım, test ve tecrübe faaliyetlerine İstanbul Tersanesi

Komutanlığında devam edilmesi nedeniyle bu komutanlık emrine atanan Heybeliada

personelinin katıldıkları tarihten itibaren geminin geçici teslimine kadar

olmak üzere altı ayrı mesaj emri ile aralıksız olarak birbirini takip eden altı

dönem halinde aynı asıl amaca yönelik olarak yapıldığı, her dönemdeki geçici

görevlendirmenin bir bütünün parçası olduğu, her dönemdeki geçici

görevlendirmede icra edilen faaliyetlerin geminin inşa sürecinin tamamlanması

için bir bütün olarak ele alınması gereken bir sistemin ayrılmaz parçaları

olduğu, bu nedenlerle davacının 28/7/2010 ila 27/7/2011 tarihleri arasında

yapılan görevlendirmesinin “aynı iş”

için olduğu, bu geçici görevlendirmenin ayrı geçici görevlendirme emirleri ile

aralıksız olarak birbirini takip eden birden fazla dönem halinde ve değişik

görev isimleri vermek suretiyle yapılmış olmasının “ayrı iş” için olduğu anlamına gelmeyeceği belirtilerek,

davanın reddine hükmedilmiştir.

9. Başvurucunun, karar düzeltme talebi, aynı Mahkemece 8/11/2012 tarih ve E.2012/1697, K.2012/2192 sayılı karar ile

reddedilmiştir. Ret kararı 21/11/2012 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

10. 6245 sayılı Kanun’un 42. maddesi şöyledir:

“Geçici bir görev ile başka bir yere

gönderilenlere, görev mahalline varış tarihinden itibaren bu Kanuna göre

verilen gündelikler:

a. Yurtiçinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş

için ve aynı şahsa 180 günden fazla verilemez. İlk 90 gün için tam, takibeden 90 gün için 2/3 oranında ödenir.

b. Yurtdışında ilk 180 gün tam ve müteakip günler için 2/3

oranında ödenir.

Geçici

görevlendirmelerde meydana gelecek ara vermeler bu müddetleri veya gündelik

miktarını artırmaya neden olamaz.”

11. 26/9/2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe

Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin

Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve

dağıtımı” kenar başlıklı 14. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil

adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk

birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk

müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu

davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve

takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar

üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.”

12. 21/12/2011 tarih ve 28149 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2011–2012 Avukatlık

Asgari Ücret Tarifesi’nin “Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para

Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret”

başlıklı ikinci bölümünün 17. maddesi şöyledir:

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Mehmet ERTEN

Zehra Ayla PERKTAŞ

Erdal TERCAN

Zühtü ARSLAN

Raportör

:

Cüneyt DURMAZ

Başvurucu

:

Ş. Ç.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 21/11/2013 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 7/12/2012 tarih ve 2012/1061 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

14. Başvurucu, benzer konumdaki kişilere harcırah ödemesi

yapılırken kendisine ikinci altı aylık dönem için harcırah ödemesi

yapılmamasının Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı

olduğunu, görevlendirme emri ile çalışmasına rağmen hak ettiği ücreti

alamamasının Anayasa’nın 18. maddesinde düzenlenen angarya yasağına aykırı

olduğunu, hakkında karar veren mahkemenin iki üyesinin hâkim sınıfından olmayan

subay üye olmasının Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma

hakkına aykırılık oluşturduğunu, toplu davalarda avukatlık vekâlet ücretinin

Yargıtay 10. Dairesinin 7/6/2012 tarih ve E.

2012/1795, K.2012/10684 sayılı kararıyla yeniden düzenlenmesine rağmen AYİM’in kendisi ile beraber diğer 40 arkadaşına da vekâlet

ücretine hükmetmesinin ve devletin kazandığı davalardan 1200 TL almasına rağmen

kaybettiği davalarda 200 TL ödemesinin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Harcırah

Ödemesi Yapılmaması Nedeniyle Eşitlik İlkesinin ve Angarya Yasağının İhlal

Edildiği İddiası

15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı değildir. Başvurucu, her ne kadar

eşitlik ilkesi ve angarya yasağına aykırılığa ilişkin iddialar ileri sürmüş ise

de başvurucunun temel olarak benzer konumda olduğunu iddia ettiği kişilere

harcırah ödemesi yapılırken kendisine ikinci altı aylık dönem için harcırah

ödemesi yapılmamasından ve bu işleminin iptali talebiyle AYİM’e

açtığı davada verilen kararın sonucundan şikâyetçi olduğu görülmektedir. Bu

nedenle, başvurucunun eşitlik ilkesi ve angarya yasağı ile bağlantı kurarak

ileri sürdüğü iddialar adil yargılanma hakkının ihlali iddiası kapsamında değerlendirilmiştir.

16. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

17. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

18. 6216 sayılı Kanun’un “Esas

hakkındaki inceleme” kenar başlıklı 49. maddesinin (6) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı

yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal

edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile

sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme

yapılamaz.”

19. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

20. Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

açık bir keyfilik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun

yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesince esas yönünden incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 26).

21. Başvuru konusu olayda başvurucunun

iddiaları ve mahkemenin gerekçesi incelendiğinde, iddiaların özünün 6245 sayılı

Kanun’un 42. maddesinde yer alan “Yurtiçinde

bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa 180 günden

fazla (harcırah) verilemez.”

kuralındaki “aynı iş” ifadesinin

AYİM tarafından yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama kapsamında başvurucunun

bu konudaki iddialarını ileri sürdüğü ve AYİM Üçüncü Dairesinin, başvurucunun

iddialarına karşı, hangi gerekçelerle 6 ayrı mesaj emri ile yapılan toplam 12

aylık görevlendirmenin aynı iş kapsamında değerlendirdiğini kararında ayrıntılı

olarak açıkladığı görülmektedir (§ 8).

22. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle, bireysel başvuruda adil

yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama

sürecinde haklarına saygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama sürecinde

karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya

bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve

iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili

iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz

olduğu gibi, mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye

alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfiliğe ilişkin bir bilgi ya da belge

sunmuş olması gerekir. Somut olayda başvurucunun, yargılama sürecinin

hakkaniyete aykırı olduğuna dair bir bilgi ya da belge sunmadığı, aksine davada

uygulanan kuralın yanlış yorumlanması sonucu mahkemece verilen kararın

içeriğinin adil olmadığı şikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan nedenlerle, başvurucu

tarafından ileri sürülen, kendisine altı ay sonrasında harcırah ödemesi

yapılmamasının eşitlik ilkesine ve angarya yasağına aykırılık oluşturduğu

iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, derece mahkemesi kararının

açık bir keyfilik de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Askeri

Yüksek İdare Mahkemesinin Bağımsız Olmadığı İddiası

24. Başvurucu, ek olarak, AYİM’de

görev alan hâkim sınıfından olmayan üyeler nedeniyle bağımsız ve tarafsız

mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ancak başvurucu

bu iddiası ile ilgili olarak sadece askeri mahkemelerde görev alan subay

üyelerle ilgili yasal düzenleme yapıldığını ve bu konudaki aykırılığın

giderildiğini ancak AYİM uygulamasında aykırılığın halen devam ettiğini ifade

etmiştir.

25. Başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel

haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık

olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular

açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (B. No: 2012/1334, 17/9/2013,

§ 24).

26. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi tarafından bu konu daha

önce incelenirken belirtildiği üzere, AYİM’in

oluşumu, statüsü ve görevleri Anayasa ve ilgili Kanun’da hüküm altına

alınmıştır. AYİM’e atanan askeri hâkimlerin

bağımsızlığının Anayasa ve ilgili Kanun hükümleri ile garanti altına alındığı,

atanma ve çalışma usulleri yönünden, askeri hâkimlerin bağımsızlıklarını

zedeleyecek bir hususun olmadığı, kararlarından dolayı idareye hesap verme

durumunda bulunmadıkları, disipline ilişkin konuların AYİM Yüksek Disiplin

Kurulunca incelenip karara bağlandığı görülmektedir (B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 29).

27. Bu karardan ayrılmayı gerektirecek herhangi bir yönü

bulunmayan başvurucunun bu bölümdeki iddialarının, açıklanan nedenlerle, derece

mahkemelerinin kararlarında açık bir ihlal tespit edilmediğinden “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Hükmedilen

Vekâlet Ücretinin Hukuk Devleti İlkesini İhlal Ettiği İddiası

28. Başvurucu son olarak, başvuru konusu olayda harcırah

ödemesi yapılması talebinin reddine yönelik işlemin iptali talebiyle açtığı

davanın reddi sonucu aleyhine hükmedilen 1.200 TL vekâlet ücretinin hukuk

devleti ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Ancak bu iddia dava açmanın

zorlaştırılması ve hakkaniyete aykırı olması yönü nedeniyle adil yargılanma

hakkının bir unsuru olan mahkemeye erişim hakkı kapsamında

değerlendirilebilecektir.

29. Nitekim aynı konuya ilişkin benzer gerekçelerle ileri

sürülmüş olan ihlal iddiaları, 2/10/2013 tarih ve

2013/1613 başvuru numaralı kararda incelenmiştir. Söz konusu kararda, bir

yasama işlemi veya düzenleyici idari işlemin, temel hak ve özgürlüğün ihlaline

neden olması durumunda, bireysel başvuru yoluyla doğrudan bu işlemlere değil

ancak yasama veya düzenleyici idari işlemin uygulanması mahiyetindeki işlem,

eylem ve ihmallere karşı başvuru yapılabileceği, başvuruya konu davada, 659

sayılı KHK ile getirilen düzenleme gereğince idare lehine vekâlet ücretine

hükmedildiği, dolayısıyla bu düzenleyici idari işlemin öngördüğü hükümlerin

davaya uygulandığının anlaşıldığı, somut başvurunun da bu açıdan

değerlendirilmesi gerektiği öncelikle ifade edilmiş ve iddialar mahkemeye

erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.(B. No: 2013/1613, 2/10/2013,

§ 37, 39).

30. Başvurucunun, “devletin

kazandığı davalardan 1.200 TL almasına rağmen kaybettiği davalarda 200 TL

ödemesi” iddiası ise başvuru konusu olayda gerçekleşmiş bir durum

olmayıp başvurucunun örnek olarak verdiği, Yargıtay 10. Dairesinin “aynı avukat tarafından açılan seri davalarda”

her bir dava yönünden dilekçe yazım ücreti yerine avukatlık vekalet ücretinin

hüküm altına alınmasının isabetsiz olduğuna hükmeden 7/6/2012

tarih ve E.2012/1795, K.2012/10684 sayılı kararına konu yargılamada

gerçekleşmiş bir durumdur. Başvuru konusu olayda başvurucu tek başına davacı

olarak yargılamaya taraf olmuş ve davanın reddi kararı ile aleyhine 21/12/2011 tarih, 28149 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren "2011–2012

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi" uyarınca maktu olarak tespit

edilmiş 1.200 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Bu durumda, başvurucunun

soyut bir şekilde idari bir düzenlemenin Anayasa’da düzenlenmiş bir ilkeye

aykırılığı ileri süremeyeceği ve sadece kendisi aleyhine hükmedilen vekâlet

ücreti açısından iddialar ileri sürebileceğinin kabulü gerekir.

31. Başvuru konusu davanın açılmasından önce 2/11/2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı

KHK ile idarede görevli vekillere taraf sıfatı verilmiş, davanın reddi halinde

idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi düzenleme altına alınmıştır. Vekâlet

ücreti davaya hukuki katkıda bulunan ve davası kabul edilen lehine hükmedilen

bir ücrettir. Dava aşamasında kimin leh ya da aleyhine olacağı önceden belli

olmayan bu ücret yükümlülüğü bir usul kuralı olup, mahkemeye erişim hakkı ile

de ilişkilidir. Yükletilen ücretin, bu hakkın özünü zedeleyecek şekilde

kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve başvurucu

üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir (B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38).

32. Vekâlet ücreti bir yargılama gideri olup, kural olarak bu

tür giderler mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil eder. Ancak, gereksiz

başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması ve böylece mahkemelerin

fuzuli yere meşgul edilmeksizin uyuşmazlıkları makul sürede bitirebilmesi

amacıyla başvuruculara belli yükümlülükler öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin

kapsamını belirlemek kamu otoritelerinin takdir yetkisi içindedir. Öngörülen

yükümlülükler dava açmayı imkânsız hale getirmedikçe ya da aşırı derece

zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği söylenemez.

Dolayısıyla davayı kaybetmesi halinde başvurucuya yüklenecek olan vekâlet

ücreti bu çerçevede değerlendirilmelidir (B. No: 2013/1613, 2/10/2013,

§ 39).

33. Vekâlet ücretinin orantılılık incelemesi yapılırken,

öngörülen miktarın ülke şartlarında ne anlam ifade ettiği, başvurucunun ödeme

gücü ve davanın özel şartları gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Somut olayda

başvurucu aleyhine 1.200 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Başvurucu,

yaklaşık 1,5 aylık asgari ücrete tekabül eden bu ücreti ödeme gücüne sahip

olmadığına dair hiçbir bilgi ve belge sunmamıştır. Kamu görevlisi olan

başvurucunun sürekli nitelikte elde ettiği aylık geliri de dikkate alındığında

öngörülen vekâlet ücretinin başvurucuya dava açmasını imkânsız kılacak veya

aşırı derecede zorlaştıracak ağır bir ekonomik yük getirdiğinden ve bu suretle

mahkemeye erişim hakkına yönelik orantısız bir müdahale oluşturduğundan söz

edilemez.

34. Açıklanan nedenlerle, başvurunun bu kısmının “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

A. Açıklanan nedenlerle

1.

Başvurucunun harcırah ödemesi yapılmaması suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerinin

“açıkça dayanaktan yoksun olması”,

2. Başvurucunun

Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız olmadığı iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”,

3.

Başvurucunun vekâlet ücretine ilişkin iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”,

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

21/11/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

17.

Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede

görülen davalar için a) Duruşmasız ise 1.200,00 TL b) Duruşmalı ise 2.400,00 TL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2012/1061, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olaylar Ve
  7. Olgular
  8. A. Olaylar
  9. B. İlgili Hukuk
  10. Kaleli
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. V. Hüküm
  16. A. Açıklanan nedenlerle

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2012/1061
Tarih
21 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Taner Kurban Başvurusu (B. No: 2013/1582)
  • Selahattin Akyıl Başvurusu (B. No: 2012/1198)
  • İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Başvurusu (B. No: 2013/1430)
  • Firas Aslan ve Hebat Aslan Başvurusu (B. No: 2012/1158)
  • Atilla İnan Başvurusu (B. No: 2012/615)
  • Musa Erdem ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1845)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.