İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Tarhankule Hava Yolları Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/6785)

1. Başvuru, ticari hava taşımacılığı işletme ruhsatının askıya

Başvuru No2013/6785Tarih3 Şubat 2016Okuma12 dk · 2.435 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Tarhankule Hava Yolları Ticaret A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
3 Şubat 2016
Başvuru Numarası
2013/6785
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.435 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ticari hava taşımacılığı işletme ruhsatının askıya

alınması ve iptali sonucunu doğuran 1/6/2007 tarihli ve 26539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ticari Hava Taşıma İşletmeleri

Yönetmeliği'nin (SHY-6A) 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (j) bendinin

Anayasa'nın 12., 13., 48., 49., 124. ve 125. maddelerine aykırı olduğu

gerekçesiyle iptali istemine ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır.Başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/2/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm tarafından 25/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 11/7/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

25/7/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 1/8/2014 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

A. Olaylar

1. Başvuru Tarihine Kadar

Yaşanan Gelişmeler

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Şirket, ticari hava taşımacılığı faaliyetinde

bulunmak ve 15/6/2007 tarihine kadar geçerli olmak üzere 16/6/2006 tarihinde

geçici işletme ruhsatı almıştır.

9. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce (SHGM) 30-31/10/2007,

21-22/11/2007, 22-23/11/2007 tarihlerinde yapılan denetimler sonucu uçuş emniyeti

bakımından sakıncalar bulunması ve emniyetli uçuşların

gerçekleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi nedeniyle 13/12/2007 tarihinde

başvurucu Şirketin işletme ruhsatının üç ay süreyle askıya alınmasına karar

verilmiş ve mevcut eksikliklerin giderilmemesi hâlinde ruhsatın iptal edileceği

başvurucu Şirkete bildirilmiştir.

10. Başvurucu işletme, ruhsatının askıya alınması işleminin

yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Ankara 1. İdare Mahkemesinde dava

açmıştır.

11. Mahkemenin 24/4/2008 tarihli ve E.2008/440 sayılı kararı ile

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin

(2) numaralı fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle yürütmenin

durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.

12. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı itiraz, Ankara Bölge

İdare Mahkemesinin 28/5/2008 tarihli ve 2008/2318 sayılı kararı ile

reddedilmiştir.

13. Ankara 1. İdare Mahkemesi 30/12/2009 tarihli ve E.2008/440,

K.2009/2066 sayılı kararında "...davacı

şirketin 30-31.10.2007, 21-22.11.2007 ve 22-23.11.2007 tarihlerinde yapılan

denetimlerde tespit edilen bulguların uçuş emniyeti açısından sakıncalar

taşıması ve emniyetli uçuşlar gerçekleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi

nedeniyle işletme ruhsatının 3 ay süreyle askıya alınmasına ilişkin dava konusu

işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle

davanın reddine karar vermiştir.

14. Başvurucu kararı temyiz etmiş, Danıştay Onuncu Dairesinin

26/3/2013 tarihli ve E.2010/6375, K.2013/2734 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır.

15. 25/1/2008, 28/1/2008 ve 11/3/2008 tarihlerinde yapılan

denetimlerde, giderilmemiş olan eksikliklerin uçuş emniyeti bakımından tehlike

arz ettiği kanaatine varıldığının yetkililerce belirtilmesi üzerine SHGM,

18/3/2008 tarihinde başvurucunun geçici işletme ruhsatını iptal etmiştir.

16. Başvurucu, işletme ruhsatının iptaline dair idari işlem ile

bu işlemin dayanağı mülga SHY-6A Yönetmeliği'nin 43. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (j) bendinin iptali istemiyle Danıştay Onuncu Dairesinde dava

açmıştır.

17. Dairenin 26/3/2013 tarihli ve E.2008/3469, K.2013/2735

sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesinin ilgili

kısımları şöyledir:

"Yönetmeliğin dayanaklarından olan 2920

sayılı Yasanın 27. maddesinde, sivil havacılık işletmelerine yönelik denetimler

sonucu tespit edilen eksiklik veya bulguların can ve mal emniyeti ile uçuş

emniyetini doğrudan ilgilendirmesi halinde, Genel Müdürlüğün, herhangi bir süre

vermeksizin ya da uyarı yapmaksızın, ilgili işletmenin faaliyetini doğrudan

durdurmaya, dolayısıyla işletme ruhsatını askıya almaya yetkili olduğu hükme

bağlanmış; aynı Yasanın 30. maddesinde de, ruhsat sahibi işletmede tespit

edilen aykırılıkların uçuş emniyeti bakımından arz ettiği önem ve tehlikeye

göre, ikili bir uygulamaya gidilmiş; aykırılığın uçuş emniyetini etkileyecek

ağırlıkta olmaması halinde, öncelikle gerekçeli tebligat yapılarak süre

verilmesi, verilen sürede aykırılık giderilmediği takdirde ise işletilen

hatların bazılarına veya tümüne ilişkin iznin geçici olarak geri alınması

yaptırım olarak düzenlenmiş iken; aykırılığın uçuş emniyetini etkilemesi

halinde, ruhsatın derhal iptal edilmesi esası getirilmiş, böylelikle konunun

can ve mal güvenliğiyle ilgisi gözetilerek, aykırılığın niteliğine ve

ağırlığına göre, yaptırımı belirleme noktasında idareye takdir yetkisi

tanınmıştır.

...

Bu itibarla, dava konusu düzenlemenin,

yukarıda aktarılan yasa hükümlerine paralel olduğu sonucuna varılmakta olup;

davalı Bakanlığın düzenleme yetkisi kapsamında getirdiği dava konusu kuralda mevzuata

ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemektedir.

...

Aktarılan bilgi ve belgeler çerçevesinde,

davacı şirkete ait işletme ruhsatının askıya alınmasından sonra 25.1.2008,

28.1.2008 ve 11.3.2008 tarihlerinde yapılan denetimlerde tespit edilen giderilmemiş

eksikliklerin uçuş emniyeti bakımından tehlike arz ettiği kanaatine

varıldığından, işletme ruhsatının iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık

görülmemektedir.

..."

18. Başvurucu 6/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

2. Başvuru Tarihinden

Sonra Yaşanan Gelişmeler

19. Başvurucu, işletme ruhsatının askıya alınmasına dair işleme

karşı açtığı davanın reddine dair hükmün onanması üzerine karar düzeltme

talebinde bulunmuş; Danıştay Onuncu Dairesinin 7/4/2015 tarihli ve E.2013/6573,

K.2015/1596 sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

20. Bu karar, başvurucu vekiline 21/8/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

21. Başvurucu ayrıca işletme ruhsatının iptaline dair idari

işlem ile bu işlemin dayanağı mülga SHY-6A Yönetmeliği'nin 43. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (j) bendinin iptali istemiyle açtığı davanın reddine dair

kararı temyiz etmiştir.

22. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/5/2015 tarihli ve

E.2013/4302, K.2015/1991 sayılı ilamıyla, temyiz edilen kararın dava konusu

Yönetmelik'in 43. maddesinin 1 numaralı fıkrasının (j) bendi yönünden davanın

reddine ilişkin kısmının bozulmasına, davacı Şirkete ait işletme ruhsatının

iptaline ilişkin 18/3/2008 tarihli işlem yönünden davanın reddine ilişkin

kısmının ise onanmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili

kısımları şöyledir:

"... Danıştay Onuncu Dairesince verilen

kararın, davacı şirkete iç ve dış hatlarda tarifesiz seferlerle yolcu ve yük

taşımacılığı yapmak üzere verilen işletme ruhsatının iptaline ilişkin

18/03/2008 olur tarihli ve 8990 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü işlemine

ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu,davacı

tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının

bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.

...

Bu itibarla, ruhsat iptali yaptırımının

uygulanması için Yasanın önce gerekçeli tebligat yapılarak süre verilmesi

şartını aradığı açıktır.

...

Dava konusu Yönetmeliğin 43. maddesinin (j)

bendinde ise, bu Yönetmeliğin 40. maddesinde belirtilen denetim sonucunda uçuş

emniyeti açısından sakınca görülmesi veya işletmecinin emniyetli uçuşlar

sürdürebileceği konusunda Genel Müdürlükçe bir şüphe doğması halinde

işletmeciye herhangi bir bildirimde bulunmaksızın işletmenin uçuşlarının

durdurulacağı veya işletme ruhsatının askıya alınacağıveya

iptal edileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle dava konusu maddeyle,uçuş emniyeti açısından sakınca görülmesi

veya işletmecinin emniyetli uçuşlar sürdürebileceği konusundabir

şüphe doğması durumunda ruhsat sahibi işletmeye süre verilmeksizin doğrudan

ruhsatın iptali konusunda davalı idareye yetki verilmiştir.

Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı

Yasanın 30. maddesi uyarınca ruhsat iptal edilmeden önce gerekçeli tebligat

yapılarak süre verilmesi gerekirken, süre verilmeksizin ruhsatın iptaline imkan veren davakonusu düzenlemede

hukuka ve dayanağı Yasaya uyarlık görülmemiştir."

23. Başvurucu bu karara karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş

olup Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminden ilişkilendirilen dosya

içeriğine göre yargılama devam etmektedir.

B. İlgili Hukuk

24. 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık

Kanunu'nun 27. maddesi şöyledir:

"Türk sivil hava araçları ile faaliyette

bulunan tüm kamu kurum ve kuruluşları ve gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün hava seyrüsefer güvenliğini sağlamak

amacıyla yapacağı veya yaptıracağı teknik denetime tabidirler.

...

Sivil havacılık alanında faaliyet gösteren tüm

işletmeler ve yeterlik belgesine sahip olması gereken personel, Sivil Havacılık

Genel Müdürlüğü tarafından yürürlüğe konulan düzenlemeleri takip etmek, Genel

Müdürlüğün verdiği talimatlara uymak, Genel Müdürlük yetkililerince talep

edilen her türlü bilgi ve belgeyi vermek ve istenen ekipmana her zaman

erişebilmelerini sağlamakla yükümlüdür.

(Ek fıkra: 10/11/2005 -

5431/32 md.) Genel Müdürlük tarafından

görevlendirilen teknik denetçiler, denetimlerde;

a) Hava aracının uçuşa elverişli olmaması,

b) Mürettebatın o hava aracı tipi için gerekli

nitelikleri taşımaması veya uçuşu yürütecek fiziksel ya da zihinsel kapasiteye

sahip olmaması,

c) Operasyonun can ve mal emniyeti için

tehlike oluşturması,

d) Tespit edilen eksiklik veya bulguların can

ve mal emniyeti ile uçuş emniyetini doğrudan ilgilendirmesi,

Durumlarında işletmecinin ya da yeterlik

belgesi gerektiren personelin uçuş operasyonunu ve/veya işletmecinin

faaliyetini durdurmaya yetkilidir."

25. 2920 sayılı Kanun'un 30. maddesi şöyledir:

"Ruhsat sahibinin bu bölümde yer alan

hükümlere aykırı davranması halinde; Ulaştırma Bakanlığı tarafından kendisine

aykırılığın giderilmesi için yapılacak gerekçeli tebligat ve verilecek süre üzerineruhsat sahibi aykırılıkları gidermez ise, verilmiş

sürenin sonunda işletilen hatların bazılarına veya tümüne ilişkin izin, geçici

olarak geri alınabilir veya ruhsat derhal iptal edilir."

26. Mülga SHY-6A Yönetmeliği'nin 43. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının(j) bendi şöyledir:

"Bu Yönetmeliğin 40 ıncı

maddesinde belirtilen denetim sonucunda uçuş emniyeti açısından sakınca

görülmesi veya işletmecinin emniyetli uçuşlar sürdürebileceği konusunda Genel Müdürlükce bir şüphe doğması halinde işletmeciye herhangi

bir bildirimde bulunmaksızın işletmenin uçuşları durdurulur veya işletme

ruhsatı askıya alınır veya iptal edilir."

27. Bu Yönetmelik, 16/1/2013 tarihli ve 28823 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ticari Hava Taşıma

İşletmeleri Yönetmeliği'nin (SHY-6A) 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile

yürürlükten kaldırılmıştır.

28. 6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Danıştay ilk derece mahkemesi olarak:

c) (Değişik: 2/7/2012-6352/45 md.) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu

niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak

düzenleyici işlemlere,

...

Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ...

karara bağlar."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 3/2/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

30. Başvurucu, ticari hava taşımacılığı yapmak üzere verilen

geçici işletme ruhsatının askıya alınması ve akabinde iptaline neden olan mülga

SHY-6A Yönetmeliği'nin 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (j) bendinin

temel hak ve özgürlükleri tehlikeye düşürdüğünü belirterek Anayasanın 12., 13.,

48., 49., 124. ve 125. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle anılan Yönetmelik

maddesinin iptal edilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

31. Başvuru formu incelendiğinde başvurucunun, mülga SHY-6A

Yönetmeliği'nin 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (j) bendinin anayasal

haklarını ihlal ettiğini belirterek bu maddenin iptalini talep ettiği

anlaşılmaktadır.

32. Bakanlık görüş yazısında, makul sürede yargılanma iddiası

yönünden daha önce görüş verildiğinden yeni bir görüş sunulmayacağı, diğer

ihlal iddiaları yönünden ise başvurucunun açtığı davaların karar düzeltme ve

temyiz aşamalarının devam etmekte olduğu belirtilerek başvuru yollarının

tüketilip tüketilmediğinin gözetilmesi hususunda takdirin Anayasa Mahkemesine

ait olduğu bildirilmiştir.

33. Başvurucu; Bakanlık görüşlerine karşı beyanında işletme

ruhsatının iptali nedeniyle sahibi olduğu uçakların depolarda bekletildiğini ve

önemli ölçüde zarara uğradığını, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını,

temyiz ve karar düzeltme aşamalarının tüketilmesi gereken etkin bir yol

olmadığını belirterek adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini

belirtmiştir.

34. Ancak başvurucu başvuru formunda "Yönetmeliğin ilgili maddesinin (j) bendi açıkça meri kanunlara,

Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık taşımaktadır...

SHY-6A Yönetmeliğinin 43. maddesinin (j) bendinin temel hak ve özgürlükleri

tehlikeye düşürdüğü hasebiyle iptaline karar verilmesi isteminden

ibarettir..." şeklindeki ifadelerle talepte bulunmuştur. Başvurucu eksiklik bildirimi üzerine

verdiği 30/10/2013 tarihli cevap dilekçesinde de "...Bizim şikayetlerimiz Ankara İdare Mahkemesi ve Danıştay aşamalarında

bu mahkemelere yapılmıştır. Ancak bu mahkemeler Anayasa'ya aykırılık iddiamızı

maalesef Başkanlığınız önüne getirmemiştir. Bu yüzden bize göre Anayasa'ya ve

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne açıkça aykırı olan SHY-6A Yönetmeliğinin

43/J maddesinin iptali için müracaat etmiş bulunuyoruz. İdari yargıda

dosyalarımız hitam bulmamıştır, ancak bizim talebimiz SHY-6A Yönetmeliğinin

43/J maddesinin iptali istemidir. Klasik bir kişisel başvuru değildir. ... bu

meyanda SHY-6A Yönetmeliğinin 43/J maddesinin iptaline karar verilmesini arz ve

talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

35. Görüldüğü üzere başvurucu, gerek

başvuru formunda gerekse eksiklik bildirimi üzerine verdiği cevap dilekçesinde

Bakanlık bildiriminde belirtilen somut davalara ilişkin şikâyetler ileri

sürmemiş; başvurunun sadece anılan Yönetmelik maddesinin iptaline yönelik

olduğunu belirtmiştir. Nitekim eksiklik bildirimi üzerine cevap dilekçesinde

başvurucu, idari yargı mercilerinde açtığı davaların sonuçlanmadığını

belirterek talep ve şikâyetinin anılan Yönetmelik maddesinin iptali isteminden

ibaret olduğunu beyan etmiştir.

36. Başvurucunun, "yönetmeliğin

iptali hususunun mahkemelerce Anayasa Mahkemesi önüne getirilmediği için

başvuruda bulunduğu" ve "davaları

henüz sonra ermediği için sadece yönetmelik maddesinin iptalini talep

ettiği" şeklindeki beyan ve ifadelerinden iptalini talep ettiği

Yönetmelik maddesinin başvurucunun tarafı olduğu davalarda somut olarak

uygulanması söz konusu olmakla birlikte başvurucunun bu davaların bitmediğini,

bu nedenle başvuru tarihi itibarıyla bu davalara yönelik olarak başvuruda

bulunamayacağını gözeterek sadece soyut olarak yönetmelik maddesinin iptalini

talep etmekle yetindiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle başvurucu, anılan

Yönetmelik maddesinin uygulandığı somut davalara yönelik olarak bu başvuru

bakımından ihlal iddiasında bulunmamış; salt soyut olarak bu Yönetmelik

maddesinin iptalini talep etmekle doğrudan düzenleyici idari işlem aleyhine

bireysel başvuruda bulunmuştur. Nitekim başvuru formu ve ekleri incelendiğinde

başvurucunun somut davalar ile ilgili sav ve argümanları ileri sürmediği,

iptalini talep ettiği Yönetmelik maddesinin hukuka aykırılığına dair

açıklamalarda bulunduğu görülmektedir.

37. Somut başvuru, başvuru formundaki ve söz konusu dilekçedeki

başvurucunun ifadelerinin açıklığı karşısında, iptali talep edilen kanun veya

yönetmelik maddesinin somut bir olaya da uygulandığı diğer başvurulardan,

başvurunun bilinçli olarak ve salt soyut bir biçimde Yönetmelik maddesinin

iptali ile sınırlı tutulması nedeniyle ayrılmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun

başvuru formu ile eksiklik bildirimine cevap dilekçesindeki beyan ve

ifadelerine göre bu başvuru bakımından somut uygulamaya bağlı bir talebinin söz

konusu olmadığı, başvurunun soyut olarak yönetmeliğin iptali talebine yönelik

olduğu açıktır.

38. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi bu aşamada yalnızca

başvurucunun anılan Yönetmelik maddesinin iptali istemi ve şikâyetiyle sınırlı

olarak inceleme yapacaktır.

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

"Yasama işlemleri ile düzenleyici idari

işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa

Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de

bireysel başvurunun konusu olamaz."

40. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü ve 6216 sayılı Kanun'un

45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca Anayasa'da güvence altına

alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna

ek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkese Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuru yapma hakkı tanınmıştır.

41. 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (3) numaralı fıkrasında

ise yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel

başvuru yapılamayacağı kurala bağlanmıştır.

42. Anayasa'nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve

kamu tüzelkişilerinin yönetmelik çıkarabilecekleri belirtilmiştir. İdarenin

uygulama alanı en geniş düzenleyici işlemlerinden olan yönetmeliklerin konusu,

kanunların ve tüzüklerin uygulanmasının sağlanması olup, bunlara aykırı

hükümler içeremezler ve idari yargı denetimine tabidirler (AYM, E.2004/60,

K.2005/33, 1/6/2005).

43. 2575 sayılı Kanun'un 23. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

(c) bendine göre düzenleyici idari işlemlere karşı Danıştay nezdinde dava

açılabileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim somut olayda da başvurucunun anılan

Yönetmelik maddesinin iptaline ilişkin olarak Danıştay Onuncu Dairesinde açılan

davanın henüz sonuçlanmadığı görülmektedir.

44. Bireysel başvuru, temel hak ihlali iddialarının incelenmesi

ve ihlalin tespiti hâlinde bunun ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere de karar verilmesine olanak sağlayan bir başvuru yoludur (Süleyman Erte, B. No: 2013/469, 16/4/2013,

§ 17). Bu kapsamda bireylere doğrudan düzenleyici idari işlemin iptalini isteme

yetkisi tanınmamıştır.

45. Somut olayda ise başvurucu, idari yargı mercilerinde açtığı

davaların henüz sonuçlanmadığını belirterek yalnızca ilgili Yönetmelik maddesi

ile sınırlı olarak ve bu maddenin iptali istemiyle bireysel başvuruda

bulunmuştur.

46. Bu durumda başvuru konusu olayda başvurucunun düzenleyici

idari işlem aleyhine doğrudan bireysel başvuru yolunu tercih ettiği

anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere (bkz. § 39) bir

düzenleyici idari işlemin, temel hak ve özgürlüğün ihlaline neden olması durumunda

doğrudan düzenleyici idari işlem aleyhine değil; düzenleyici idari işlemin

uygulanması mahiyetindeki işlem, eylem ve ihmallere karşı bireysel başvuru

yapılabilir.

47. Açıklanan nedenlerle düzenleyici idari işlem aleyhine

doğrudan bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin

konu yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

3/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Tarhankule Hava Yolları Ticaret A.Ş. Vekili : Av. Erkan KARASU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/6785, 3 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olaylar Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun konu bakımından
  12. Paksüt
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/6785
Tarih
3 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Sevinç Özdemir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/2871)
  • Süleyman Üstün Başvurusu (B. No: 2013/6767)
  • K.m. ve M.m. Başvurusu (B. No: 2013/8183)
  • Hilmi Yıldız Başvurusu (B. No: 2013/299)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2013/8735
  • Yunus Kalkan Başvurusu (B. No: 2013/4383)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.