İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Z. Y. V. M. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/12805)

(Başvuru Numarası: 2014/12805)

Başvuru No2014/12805Tarih4 Ekim 2017Okuma9 dk · 1.861 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm

Başvuru No
2014/12805
Karar tarihi
4 Ekim 2017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.861 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

Z. Y. V. M. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/12805)

Karar Tarihi: 4/10/2017

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, cezalı vergi tarhiyatına karşı açılan davanın süre

aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/7/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgelere göre

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu Şirketin ticaret yaptığı şirketlerin bir kısmının

sahte belge düzenleyerek piyasaya sürdüklerinin tespiti üzerine başvurucu

Şirket hakkında vergi incelemesi yapılmıştır.

8. İnceleme sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporunda

başvurucu Şirketinsöz konusu belgeleri kayıtlarına

intikal ettirdiği tespit edilmiştir. Raporda, 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin

olarak tespit edilen belgelerdeki matrah farkları üzerinden vergi zıyaı cezalı

katma değer vergisi tarhiyatı yapılması ve özel usulsüzlük cezası kesilmesi

gerektiği sonucuna varılmıştır.

9. Vergi inceleme raporu ve rapora istinaden vergi dairesi

müdürlüğü tarafından 2007 yılı için yapılan cezalı vergi tarhiyatına ilişkin

ihbarnameler başvurucuya 27/12/2012 tarihinde tebliğ

edilmiş ve başvurucu tarafından 25/1/2013 tarihinde, İstanbul 4. Vergi

Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır. Dava dilekçesinde 2007 yılı vergilerine

ilişkin ihbarname bilgilerine ve tutarlarına yer verilmiş, 2008 yılına ilişkin

ihbarnamelerin ise henüz tebliğ edilmediği açıkça belirtilmiştir. Bununla

birlikte dava dilekçesinde vergilendirme dönemi olarak 2007-2008 yazılmıştır.

10. Mahkeme 11/6/2013 tarihli

kararında, davanın 2007 yılına ilişkin cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile

özel usulsüzlük cezalarının iptali için açıldığı ancak 2008 yılına ilişkin

vergi ve cezalardan da bahsedildiği, dava konusu dönem olarak 2007 ve 2008

yıllarının gösterildiği oysa davanın açılış tarihi itibarıyla henüz 2008 yılına

ilişkin ihbarname tebliğ edilmediği de görüldüğünden dava konusunun 2007 yılı

vergi ve cezalarına mı yoksa 2007 - 2008 yılları vergi ve cezalarına mı ilişkin

olduğunun belli olmadığı ve netleştirilmesi gerektiği, bu hâliyle dilekçenin

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine

uygun bulunmadığı gerekçesiyle başvurucunun dava dilekçesini reddetmiştir. Bu

karar, başvurucuya 25/6/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

11. Mahkemenin dilekçenin reddine dair kararından önce 5/4/2013 tarihinde, 2008 yılı için yapılan tarhiyata ilişkin

ihbarnameler de başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, söz konusu tebliğden

sonra otuz günlük dava açma süresi içinde bu ihbarnamelere karşı herhangi bir

dava açmamıştır.

12. Dilekçe ret kararının 25/6/2013

tarihinde tebliği üzerine başvurucu 6/8/2013 tarihinde dava dilekçesini

yenileyerek 2007 ve 2008 yılları için üç ayrı dava açmıştır. 2007 yılı katma

değer vergisi ve vergi zıyaı cezasına ilişkin dava aynı Mahkemenin E.2013/2275

sayılı esasına kaydedilmiştir. 2008 yılı katma değer vergisi ve vergi zıyaı

cezasına ilişkin dava ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin dava ise sehven

İstanbul 7. Vergi Mahkemesinde iki ayrı esas numarasına kaydedilmiştir.

İstanbul 7. Vergi Mahkemesi, 2008 yılı katma değer vergisi ve vergi zıyaı

cezasına karşı açılan davada 17/9/2013 tarihinde,

bakılan davanın İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 11/6/2013 tarihli dilekçe ret

kararı üzerine yenileme mahiyetinde açılan dava olduğu, anılan Mahkeme

kayıtlarına alınması gerekirken sehven Mahkemelerinin esasına alındığı

gerekçesiyle dosyanın esas kaydının kapatılarak İstanbul 4. Vergi Mahkemesine

gönderilmesine karar vermiştir.

13. İstanbul 7. Vergi Mahkemesince gönderilen söz konusu dava dosyasıMahkemenin 2013/2658 esasına kaydedilmiştir. Mahkeme

1/10/2013 tarihli kararıyla davayı süre aşımı

nedeniyle reddetmiştir. Kararda, başvurucu adına tanzim ve tebliğ edilen

2008/4.ve 5. dönemi vergi zıyaı cezalı katma değer vergisi içerikli 26/12/2012 tarihli ihbarnamelerin 5/4/2013 tarihinde

başvurucuya tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük dava açma

süresi geçirildikten sonra 6/8/2013 tarihinde İstanbul 7. Vergi Mahkemesinde

kayda giren dilekçe ile açılan davanın süresinde olmadığı belirtilmiştir.

14.Başvurucu tarafından itiraz edilen bu karar, İstanbul Bölge

İdare Mahkemesince 13/2/2014 tarihinde onanmıştır.

Onama kararının gerekçesinde, dilekçe retkararının

2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine istinaden verildiği vurgulanmıştır.Başvurucu tarafından bu madde

kapsamındaki eksiklikleri giderilerek açılan davanın aynı Mahkemenin

E.2013/2275 sayılı dosyasında derdest olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple

başvurucunun, bakılmakta olan davanın dilekçe ret kararı üzerine süresinde

yenilenen dava olduğu yönündeki iddiasına itibar edilmediği ifade edilmiştir.

15. Başvurucunun karar düzeltme talebi, İstanbul Bölge İdare

Mahkemesinin 11/6/2014 tarihli kararıyla

reddedilmiştir. Bu karar, başvurucu vekiline 8/7/2014

tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 31/7/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 2577 sayılı Kanun'un "İdari

davaların açılması" kenar başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"1.İdari davalar, Danıştay, idare

mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı

dilekçelerle açılır.

2. Dilekçelerde;

...

b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı

deliller,

...

d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler

ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında

uyuşmazlık konusu miktar,

e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu

verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi

ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası,

Gösterilir.

..."

18. 2577 sayılı Kanun'un "Aynı

dilekçe ile dava açılabilecek hâller" kenar başlıklı 5. maddesi

şöyledir:

"1. Her idari işlem

aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden

bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden

fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.

2. Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile

dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve

davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir."

19. 2577 sayılı Kanun'un

"Dilekçeler üzerine ilk inceleme" kenar başlıklı 14.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Dilekçeler, Danıştayda

daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi,

idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye

tarafından:

...

g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup

olmadıkları,

Yönlerinden sırasıyla incelenir."

20. 2577 sayılı Kanun'un "İlk

inceleme üzerine verilecek karar" kenar başlıklı 15. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince

yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse,

14 üncü maddenin;

...

d) 3/g bendinde yazılı hâlde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden

düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak ... üzere dilekçelerin reddine,

...

Karar verilir.

...

3. Dilekçelerin 3 ncü

maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi hâlinde yeni dilekçeler için ayrıca

harç alınmaz.

... ”

.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 4/10/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gizlilik Talebi

Yönünden

22. Başvurucu Şirket vekili tarafından, ticari itibarın zarar

görebileceği belirtilerek şirketin kimliğinin kamuya açık belgelerde gizli

tutulması talep edilmiştir.

23. Başvurucunun, gizlilik talebinin kabulü talebine yönelik

somut bir gerekçe ortaya koyduğu dikkate alındığında kamuya açık belgelerde

kimliğin gizli tutulması talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, vergi inceleme raporu ile 2008 yılının vergi/ceza

ihbarnamelerinin de hazırlanıldığı öğrenildiğinden bu yıla ilişkin ayrı bir

tebligat yapılması beklenmeksizin dava açıldığını, bir başka ifadeyle dilekçe

ret kararına konu davanın 2008 yılı vergi/ceza ihbarnamelerine de ilişkin

olduğunu belirtmektedir. Başvurucu, dilekçe ret kararında gösterilen

eksiklikleri gidererek süresinde verdiği yenileme dilekçesiyle açtığı davanın

dilekçe ret kararına dayanak davadan bağımsız yeni bir dava gibi

değerlendirilerek süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesinin adil olmadığından

şikâyet etmektedir. Sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge

kullanmadığını, aldığı faturaların gerçek ticari işlemlere dayandığını, yapılan

tarhiyatın hukuka aykırı olduğunu ifade edenbaşvurucu,

Anayasa'nın 35., 36. ve 38. maddelerinde güvence

altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun

yukarıda yer verilen şikâyetlerinin özü, mahkemenin dava açma süresinin

hesaplanmasıyla ilgili hukuk kurallarını hatalı değerlendirmesi ve uygulaması

neticesinde uyuşmazlığın esasının incelenememesidir. Bu nedenle başvurucunun

belirtilen şikâyetleri bağlamındaki ihlal iddiaları, adil yargılanma hakkının

güvenceleri arasında yer alan mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

26. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

27. Anayasa’nın 36. maddesinin birici

fıkrasında herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

28. Anayasa Mahkemesi içtihadına göre de bir uyuşmazlığı mahkeme

önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelen mahkemeye erişim hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biridir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52). Mahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak

olmayıp bu hakkın sınırlandırılması mümkündür. Ancak mahkemeye erişim hakkına

müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin

genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinin gözönünde

bulundurulması gerekmektedir (Murat Kara ve

diğerleri, B. No: 2014/6042, 9/3/2017, §

59).

29. Buna göre uygulanacak sınırlandırmanın ihlale yol açmaması

için Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen

koşullardan kanuna dayanma, meşru amaç izleme ve ölçülü olma koşulları yerine

getirilmelidir.

30. Bu çerçevede dava açmayı imkânsız kılacak ya da aşırı

zorlaştıracak ölçüde kısa olmadıkça dava açma ya da kanun yollarına başvurma

için belli sürelerin öngörülmesi, hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve

tek başına bu durum mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz (Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27). Bununla birlikte mahkemelerin usul

kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı

şekilcilikten ve kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden

olacak ölçüde aşırı esneklikten kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013,

§ 65).

31. Somut olayda başvurucu Şirketin

açtığı ilk davada henüz 2008 yılı vergilendirme dönemlerine ait ihbarnameler

tebliğ edilmediği hâlde dava dilekçesinde 2008 yılının da vergilendirme dönemi

olarak gösterilmesi nedeniyle Mahkeme, dilekçeyi 2577 sayılı Kanun'un 3.

maddesine aykırı bulmuş ve 2008 yılı işlemlerinin de dava konusu edilip

edilmediğini açıklığa kavuşturmak amacıyla aynı Kanun'un 15. maddesine

istinaden dilekçenin reddine karar vermiştir. Ancak bu arada 2008 yılına ilişkin

ihbarnameler düzenlenmiş ve Mahkemenin 11/6/2013

tarihli dilekçe ret kararının verilmesinden yaklaşık iki ay önce 5/4/2013

tarihinde başvurucu Şirkete tebliğ edilmiştir. Başvurucu Şirket, tebliğden

itibaren otuz günlük dava açma süresi içinde 2008 yılına ilişkin bu

ihbarnamelere karşı herhangi bir dava açmamış ancak dilekçenin reddedilmesinden

sonra 6/8/2013 tarihinde ayrı bir dava açmıştır.

Mahkeme, dava açma süresinin 2008 yılı ihbarnamelerinin tebliğ edildiği 5/4/2013 tarihinden başladığını belirterek davayı süre aşımı

gerekçesiyle reddetmiştir. Kararı itirazen inceleyen

Bölge İdare Mahkemesi ise özellikle dilekçenin reddi kararının 2577 sayılı

Kanun'un 3. maddesi uyarınca verildiği, dolayısıyla Kanun'un ayrı ayrı dava

açılmasını öngören 5. maddesine istinaden verilmediği gerekçesine vurgu yaparak

itirazı reddetmiştir.

32. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği ve özen

yükümlülüğünün bir gereği olarak başvurucuların kural olarak bireysel başvuruda

bulunmadan önce şikâyetlerini yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun

olarak iletmeleri gerekir. Yetkili idari ve yargısal mercilerin bu sırada

uygulayacakları usul kurallarının yorumlanması ise derece mahkemelerinin yetkisinde

olup Anayasa Mahkemesince bireysel başvuruda incelenecek husus, derece

mahkemesinin yorum ve uygulamasının temel hak ve özgürlüklere bu kapsamda

mahkemeye erişim hakkına olan etkisidir.

33. Somut olayda dava açma usulüne ilişkin kuralların karışık

olduğundan söz edilemeyeceği gibi derece mahkemesinin uygulamasının öngörülemez

nitelikte olduğu da söylenemez. Vergi mükellefi olan başvurucu Şirketin

gerektiğinde hukuki yardım almak suretiyle usul kurallarına ilişkin bu yorum ve

uygulamayı öngörebileceği, öte yandan bu konudaki uygulamada bir belirsizlik de

olmadığı anlaşıldığından başvuru konusu yargılama işlemlerinin başvurucu

Şirketin mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlal oluşturmadığının açık

olduğu sonucuna varılmıştır.

34. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 4/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Mehmet Sadık YAMLI Başvurucu : Z. Y. v. M. Ltd. Şti. Vekili : Av. Aydın AYANOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/12805, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Z. Y. V. M. Ltd. Şti. Başvurusu
  4. İkinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun Konusu
  7. II. Başvuru Süreci
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Gizlilik Talebi
  12. B. Kabul Edilebilirlik
  13. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun
  14. A. Başvurucunun kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/12805
Tarih
4 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Saadet Esin Başvurusu (B. No: 2014/18103)
  • Ford Motor Company Başvurusu (B. No: 2014/13518)
  • Özgür Sevgi Göral Birinci Başvurusu (B. No: 2014/12112)
  • Mehdiye Doğan ve Ömer Doğan Başvurusu (B. No: 2014/7264)
  • G.y. Başvurusu (B. No: 2014/16026)
  • Dilek Güler Başvurusu (B. No: 2014/15015)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.