İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/234 K.2024/396

.... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... Mersis No: .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ....

Esas2023/234Karar2024/396Tarih19 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.349 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
19 Eylül 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/234 Esas - 2024/396
Esas no
2023/234
Karar no
2024/396
Hakim
..
Katip
...
Davacı
...
Mersis No
...
Vekili
Av. ...
Davalı
1- ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.349 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

.... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... Mersis No: .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ....

DAVA

Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

DAVA TARİHİ : 26/12/2023

KARAR TARİHİ : 19/09/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, davalı taraflar itirazları sonucunda reddedildiğini, davalı ... firmasının itirazına dayanak olarak ..., sayılı markaları gösterdiğini, ... sayılı marka yönünden SMK m.19/2 uyarınca kullanım ispatı talep ettiklerini, ... sayılı markanın kullanımının ispatlanamadığını ancak davalı taraf itirazlarının kısmen Kabul edildiğini, diğer davalı ... firmasının ise .... sayılı markasına dayalı olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin .... markalı ... mamalarının Türkiye'deki pazarlamasını ve dağıtımını yaptığını,

Türkiye’nin en büyük ... besini/maması sağlayıcıları arasında olduğunu, müvekkilinin 2000’li yılların başında Türkiye’ye özgü olarak “...” markası altında ebeveyn-...-çocuk yaşamına yönelik projelerini başlattığını, 2010 yılında “...” nı açtığını, ... alan adı 29.01.2008 tarihinde tescil ettirdiğini, internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında bu adı kullandığını, müvekkilinin yıllardır “... ...” markasını kullandığını, bu marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin dava konusu başvuru dışında da “... ...” markası ile yaptığı başvurularının bulunduğunu, müvekkili markalarının redde gerekçe markalar ile benzer olmadığını,

karıştırılma ihtimali taşımadığını, markaların bütünsel algılarının farklı olduğunu, müvekkili başvurusunun 35. Sınıfta tüm alt sınıfları kapsayacak şekilde yapılmış olup perakendecilik hizmetleri ise 05 / 20 / 29 / 30 / 32. Sınıflara dahil mallara yönelik olduğunu, taraf markalarının kapsamlarının da örtüşmediğini, ... nezdinde aynı kelimeleri ve aynı sınıfları içeren başka marka tescillerinin de mevcut olduğunu, davalıların söz konusu markalara itiraz etmediklerini iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...…. A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle; itirazlarının haklı olduğunu, Kurum kararının hukuka uygun olduğunu, markaların karıştırılabilecek olduklarını, sözcüklerin birebir aynı olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... vekili davaya cevap dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; müvekkilinin “...” markasını bilinir hale getirdiğini, Kurum nezdinde tescilli markalarının bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduklarını, markaların ilk sözcüklerinin ve esas unsurlarının aynı olduğunu, markaların kapsamlarının benzer olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimalini doğuracağını, davacı yanın gerçek hak sahipliği iddialarının yerinde olmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 21.10.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... nolu ibareli davacı başvurusunun 35. Sınıfta reddedilen tüm hizmetler yönünden iade edilmek suretiyle tescil işlemlerinin devamına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... ibaresinin 35. Sınıf hizmetlerde tescili amacıyla 04.10.2021 tarih ve ... sayılı marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.12.2021 tarih ve 387 sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği, anılan karara karşı davalılarca itiraz edildiği,

karşılıklı olarak sunulan itiraz ve karşı görüş dilekçeleri ile ... sayılı marka yönünden incelenen SMK m. 19/2 savunması neticesinde ...’nın 24.03.2023 tarihli kararı ile ... firması yönünden, ... sayılı markalar, ... firması yönünden ise ... sayılı marka yönünden, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğundan bahisle başvurunun reddine karar verildiği, söz konusu ret kararına karşı başvuru sahibi davacı tarafça bu defa itiraz edilerek ... tarafından verilen ret kararının kaldırılmasının talep olunduğu, davacı itirazlarını inceleyen ...’nun 21.10.2023 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle;

''(...) Yapılan incelemede, işbu başvuru ile ret gerekçesi markaların ".../ ... ..." ibarelerini içermesinden dolayı görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. İlaveten, başvuru ile ret gerekçesi markaların kapsamında aynı tür ve ilişkili mal/ hizmetlerin bulunduğu belirlenmiştir.

Bu hususlar çerçevesinde, başvuruya konu marka ile ret gerekçesi markalar arasındaki görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı tür ve ilişkili mal/ hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde malların aynı ticari kaynak tarafından üretildiği/ sunulduğu,

veyahut marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile başvuru ile ret gerekçesi markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.” şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının reddedildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.

Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

-Dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen emtiaların tamamının, redde gerekçe markalar kapsamında da yer aldığı,

-Dava konusu başvuru ile redde gerekçe markalar arasında SMK m. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, bu tespit ile ... kararı ile aynı nihai sonuca varıldığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Sektör uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

1- Davacı ve davalı markalarındaki mal ve hizmetlerin aynı ve benzer olduğu,

2- Dava konusu marka ile davalı markalarının benzer olduğu,

3- Dava konusu başvuru ile redde gerekçe markalar arasında SMK m. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davacı Markası Davalı ... Markası ... .... (35. sınıf) .... (10,14,24,25,26,35. sınıf)

Davalı ... Markası ... (35. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen emtiaların TAMAMININ, redde gerekçe markalar kapsamında da yer aldığı görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ''...'' şeklinde hiçbir şekil unsuru ihtiva etmeksizin, ''...'' ve ''...'' Türkçe sözcüklerinin bir araya getirilmesi ve birleşik yazımı ile oluşturulmuş bir marka olduğu anlaşılmaktadır.

Davalıların markalarının incelenmesinde; ret gerekçesi markalardan ... sayılı ve ... ... ...... ibareli marka incelendiğinde, anılan markanın da herhangi bir şekil unsuru taşımadığı, dört ayrı kelimenin bir araya getirilmesi ile oluşturulduğu, üst kısımda “...” alt kısımda ise dava konusu marka ile birebir aynı şekilde “... ...” söz öbeklerine yer verildiği,

her ne kadar davacı yanın da belirttiği üzere söz konusu marka bütün olarak bir slogan niteliğine haiz ise de bu bütünde, dava konusu markayı da oluşturan “... ...” ibaresi kalıpsal olarak işbu marka örneğinde yer almakta olup esasen marka ile “... sonucunda ... bebeklerin olacağı” yönünde bir anlam tüketiciye verilerek “... ...” tamlaması üzerinde vurgunun tutulduğu; ret gerekçesi markalardan ''....'' ve ''... ...'' şeklindeki markalarda da ''...'' şeklindeki kalıbın esas unsur olarak kullanıldığı, her iki markadaki renk ve şekil unsurlarının “...” üzerindeki algıyı ikincil plana itmediği,

keza yine “...” şeklinde tali olarak konumlandırılmış ek sözcük unsurlarının da bu algıyı ortadan kaldırmadığı, bahsi geçen markaların esas unsurlarının da “...” olduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, benimsenen bilirkişi raporlarında da izah edildiği üzere; davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalıların redde mesnet markaları ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı;

dava konusu ''...'' markası ile redde gerekçe markalardan ''... ... ......'' markasının birebir aynı kalıbı taşıdıkları, redde gerekçe markadaki “...” ibaresinin markanın başlangıç okunuşunu farklılaştırsa da bütün içerisinde “... ...” ibaresinin bağımsız karakterini birebir korumaya devam ettiği, işaretler arasında, tüketici nezdinde markaların bağımsızlaşmasını sağlayacak belirgin bir farklılığın oluşmadığı, gerek görsel, gerek işitsel gerekse de kavramsal açıdan ortaya çıkan benzerlik halinin, ilgili tüketicilerin her iki markanın da aynı iktisadi kaynağın markaları olduğunu düşünmelerine yol açacak düzeyde güçlü olduğu,

dava konusu ''...'' markası ile redde gerekçe markalardan ''...'' ve ''... ...'' markalarında hakim unsurları olan “... ...” ve “...” söz öbeklerinin esasen birebir aynı anlamı veren, aynı şekilde telaffuz edilen ve yalnızca “-ler, -lar” çoğul ekinden ibaret bir farklılık taşıdıkları, markaların görsel anlamda farklılaşan ek unsurlarının, bütünsel algıda işaretlerin birbirlerinden somut bir biçimde ayrıştırılmaları sonucunu beraberinde getirecek nitelikte olmadığı,

ortalama bir tüketicinin “...” hakim unsuru üzerinden kurgulanmış bu markaların her biri ile aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde karşı karşıya kaldığında bahsi geçen her bir markayı, iktisadi kaynak yönünden birbiri ile ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olacağı, zira dava konusu başvurunun kurumsal imajı itibariyle, redde gerekçe markalardan yeteri düzeyde farklı bir algı yaratır hiçbir ek unsura sahip olmadığı “...” esas unsurlarını taşıyan taraf markalarının tüketicinin iki işaretin birbirinin serisi gibi bir izlenim edinmesine yol açacağı bir benzerlik içerisinde oldukları,

her ne kadar “... – ... ...” söz öbekleri bir yaratım marka ayırt ediciliğine haiz değilseler de birebir kalıpsal kullanımın varlığının, işaretlerin benzer olarak görülmeleri için yeterli olacağı; davacının “...” ibaresi üzerinde üstün ve gerçek hak sahiliğine ilişkin iddiasının davacı lehine, sicildeki kayıtlı önceki tarihli davalılar markalarının varlığına rağmen doğrudan tescil hakkı sağlamayacağı, anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/234, K. 2024/396, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 26/12/2023
  5. Karar Tarihi : 19/09/2024
  6. Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 25/11/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/234
Karar No
2024/396
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/235 K.2024/390
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/235 K.2024/218
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/236 K.2024/1262
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/237 K.2024/624
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/237 K.2024/917
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/237 K.2024/658

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.