İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/863 K.2025/36

... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/863Karar2025/36Tarih22 Ocak 2025Okuma11 dk · 2.155 kelime

KÜNYE

T.C. ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C.

Mercii
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/863
Karar No
2025/36
Karar tarihi
22 Ocak 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.155 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/863

KARAR NO : 2025/36

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI

... - TC No:... ... VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI

... - ... ...

VEKİLİ

Av. ... - ....

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

DAVA TARİHİ : 14/12/2023

KARAR TARİHİ : 22/01/2025

KARARIN YAZIM TARİHİ : 31/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan genel kurul kararının iptali (kooperatif genel kurul kararının iptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 2015 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, ortaklığın devamında inşaat sürecinin uzaması, faaliyete bir türlü geçilememesi, ortaklara ek külfetlerin yüklenmesi ve maliyetin artması üzerine yöneticilerle yapılan şifahi görüşmeler sonucunda ortaklığın değişimini talep edebilecekleri, bu değişimin kabulü halinde kooperatif ortaklığından ayrılmanın, yani kooperatif ortaklığından istifa talebini şarta bağlanabileceği, istifası halinde sahipsiz kalan hisse için bir ön alım hakkı edinebileceklerinin söylendiğini,

bunun üzerine .... .... ... tarihinde gönderilen ihtarnamede şayet bu değişim talebinin kabul edilmesi halinde netleşecek olan ortaklıktan çıkma kararını ve ortaklıktan çıkma sonucu kooperatif bünyesine geçecek olan ortaklığın herhangi bir suretle satışa çıkarılması durumunda bilgi verilmesi talebini davalı kooperatife iletildiğini, buna rağmen kooperatif tarafından 17.02.2023 tarihli yazı ile kooperatiften kendi isteği ile istifa ettiği bilgisini içerir yazının kendisine tebliğ edildiğini, böylece şartlı ortaklıktan çıkma isteğinin kooperatif tarafından ortaklıktan çıkma isteği olarak değerlendirilmiş olduğunun öğrenildiğini,

oysaki ortaklıktan çıkma taleplerini şarta bağlanabileceği ve ön alım hakkına sahip olduğu güveninin kendisine verildiğini, ancak müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, yöneticilerin bu şekilde irade sakatlaması ile noterden ortaklıktan ayrılmaya ilişkin ihtarname keşide edilmesine sebep olduklarını, kooperatif tarafından bu ihtarnamenin ortaklıktan çıkma istiyormuş gibi değerlendirilip, sözde ortaklıktan çıkma isteğinin kabul edildiğini,

bir hukuki işlemin geçerli ve amacına uygun hukuki sonuçlar doğurabilmesi için o hukuki işlemi yapan kişi veya kişilerin sağlıklı bir şekilde oluşmuş iradelerinin bulunması ve bu iradelerin istenilen hukuki sonuca uygun şekilde açıklanmasının gerektiğini, davacının kooperatif yöneticisi ile görüşmemiş olması halinde böyle bir ihtarın gönderilmeyecek olduğunu, kooperatif yöneticisi ile görüşmeye götüren sürecin ortaklıktan çıkarılacağının kendisine söylenmesi ile ilgili bulunduğunu, ortaklıktan çıkarılma işlemine ilişkin prosedürün farklı olduğunu, iki haklı ihtar keşidesinin gerektiğini,

dolayısıyla iki haklı ihtar bulunmadığı halde bu gerekçe ile haklı ve hukuka aykırı olarak zaten ortaklıktan çıkarılacakken kooperatif yönetiminin yanıltarak istifa etmesine sebep olunduğunu, anılan ihtar metninin kooperatif yönetimince hazırlanarak kendisine gönderilmiş bulunduğunu, bu metnin kendi iradesini yansıtmadığını, tamamen kendi aleyhine ve kooperatif lehine olacak vaziyette hak arama ve talepte bulunma yetkisini kısıtlayan bir metin olduğunu, ihtar çekilmemiş olması halinde ihraç kararının hukuka aykırı bir karar olması nedeni ile yasal haklarını kullanabilecek olup, bunun irade sakatlaması sonucu engellenmiş bulunduğunu,

07.07.2019 tarihli genel kurulda alınan ihraç kararının hukuka aykırı olduğunuun ...

13.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan davada bilirkişi raporu ile ortaya konulduğunu, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olduğunu, kooperatifin inşaat işlerinin öngörülen zamandan çok geciktiğini, bunun ortaklar arasında kaygıya neden olduğunu, kooperatifin de ortakların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde hukuki sorumluluklarının doğacağı imasında bulunduklarını, kooperatifin kendi yükümlülüğünü yerine getirmezken ortaklarına bu şekilde uyarıda bulunmuş olmasının iyi niyetli olmadığını,

yönetimin ihraç kararı verdiği ortaklarla daha sonra görüşmesi ve onların paylarını kendilerinin satın almasının niyeti açıkça ortaya koyduğunu, ortakların zor durumundan ve kooperatif ile ilgili bilgisizliklerinden yararlanarak onların iradesi sakatladığını, aynı durumda birden fazla ortağın da kandırıldıklarını ve bu ortakların ortaklıklarını kaybettiklerini, hatta bu ortaklardan bir kaç kişinin payının başkan tarafından hemen satın alındığını, genel kurul kararının da butlanla malul olduğunu, 07.07.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının belirlenen gündemle toplanmasının gerektiğini,

bu genel kurulda haziran 2019 tarihinde yapılan istifanın gündemi ile görüşülmesinin hukuka aykırı olduğunu, çıkma işleminin bir hesap yılı sonunda gerçekleşeceğini, dolayısıyla istifanın 2019 olağan genel kurul toplantısında görüşülmesinin gerektiğini, gündeme bağlılık ilkesinin emredici bir hüküm olduğunu, ana sözleşmede genel kurul toplantısının her yılın ilk 6 ayı içinde yapılacağı belirtilirken bu süre geçtikten sonra yapıldığını, toplantının kooperatif merkezinin bulunduğu yerde yapılacağı da yazdığı halde böyle bir yerde toplantının yapılmadığını, kooperatif bilançosunda kooperatif arsasının gösterilmediğini,

genel kurul için yapılan çağrının kendisine bildirilmediğini, kooperatiften ayrılırken kendisine 148.859,73 TL meblağın iade edileceğinin belirtildiğini, bu bedelin ayrılma payı olarak belirlendiğini, hesaplanan bu payın da hukuka aykırı olduğunu, kooperatife üye olurken ödediği bedel üzerinden yönetim giderlerinin düşülerek hesaplanan ayrılma payının haksız ve kanuna aykırı olduğunu, haksız şekilde yönlendirildiği istifasını 26.06.2019 tarihinde verdiğini, kooperatiften çıkmanın hesap yılı sonunda hüküm ifade edeceğini, dolayısıyla ayrılma payının bir sonraki yılın hesap bilançosuna göre yapılmasının gerektiğini,

kooperatifin 2016 yılında alınmış bir arsasının bulunduğunu, 16.01.2016 tarihinde yapılan genel kurulda arsa alınmasına ve tüm ortaklardan 410.000 TL arsa bedeli toplanmasına karar verildiğini, arsanın kooperatif bilançosunda yer aldığı göz önüne alındığında ayrılma payı hesaplanırken bunun hesaba katılmasının gerektiğini, aksi takdirde kooperatif lehine sebepsiz zenginleşmenin olacağını, ayrılma payı için sebepsiz yere 3 yıl erteleme kararı alındığından mağduriyetinin çok arttığını ve artan enflasyon karşısında alacağı bedelin iyice eridiğini ileri sürerek,

07.07.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 6/a sayılı kararın butlanın tespitine, iptaline ve kooperatif ortaklığının tespitine, aksi kanaat olması halinde bu genel kurulda alınan kararın davacının iradesinin sakatlığı nedeni ile çıkma beyanın geçersizliğine ve ortak olduğunun tespitine, aksi kanaat olması, çıkma iradesinin geçerliliğinin kabulü halinde çıkma bedelinin usule uygun ve hakkaniyete uygun olarak tespitine ve tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, kooperatifin 2015 yılında kurulduğunu, alınan karar gereğince her ortağın 400.000,00 TL arsa alımında kullanılmak üzere sermaye bedeli, 10.000,00 TL genel giderler katılım payı olmak üzere 410.000,00 TL ödediklerini, başlangıçta 110.000 TL ödeyenlerin ortaklıklarının kabul edildiğini, bakiye borcunu bir kısım ortaklar peşin öderken bir kısım ortakların kooperatifin de desteği ile kredi kullanarak ödeme yapıp borçlarını kapattıklarını, kooperatifin bu ödemeler dışında aylık aidat ve benzeri hiçbir şey tahsil etmediğini,

kooperatif ortakları bu tutarları öderken davacının 148.859,73 TL ödediğini ve aradan 4 yıl geçmesine rağmen bu ödemesini diğer ortakların ödedikleri 410.000 TL ye tamamlamadığını, davacının noterden borçlarını ödeyemez duruma düşmesi nedeni ile ortaklıktan ayrılma isteğini belirttiğini, 07.07.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında da istifa eden diğer ortaklarla birlikte davacının da istifasına dair ortaklıktan çıkarılma kararlarının verildiğini, ayrıca yine aynı genel kurulda çıkan ortaklara yapılacak ödemelerin 3 yıl süreyle ertelenmesine oybirliğiyle kararlaştırıldığını,

bu genel kurulda alınan kararın davacıya11.07.2019 tarihinde noter aracılığı ile bildirildiğini, bu bildirimin 18.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, 3 yıllık sürenin bitiminde kooperatifin davacı alacağını ödemek istediğini ve noterden 14.12.2022 tarihinde bildirim gönderdiğini, davacının bu alacağını almayıp temerrüte düştüğünü, buna karşılık davacının vekili aracılığıyla 09.02.2023 tarihinde ortaklıktan çıkarılma nedeninin anlamadığını ve ortaklık durumunu öğrenmek isteğini belirten bir ihtarname gönderdiğini, kooperatifin ise 17.02.2023 tarihli yine noter marifetiyle verdiği cevapta davacının ihraç edilmediği,

kooperatiften istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğinin bildirildiğini, kooperatifin 29.11.2021 tarihinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı müteahhitle anlaşma yaptığını, bu duruma göre davacının istifasının geçersiz olduğu iddiası ile dava açtığını, davacının özgür iradesi ile istifa etmiş bulunduğunu, kooperatif yöneticilerin kandırmasının söz konusu olmadığını, kooperatif merkezinin ...'da bulunduğunu, davacının ise İstanbul'dan noter aracılığı ile gönderim yaptığını, kooperatif merkezinde uzakta düşünüp karar verdiğinin belli olduğunu, istifanın şarta bağlı bulunduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını,

davacı noterden gönderdiği istifa beyanında her ortağın kooperatiften çıkma hakkının olduğunu, kooperatif aidat ve borçlarını ödeyemediğinden ortaklıktan çıkmayı istediğini beyan ettiğini, ayrıca ortaklıktan çıkması sonucu kooperatif bünyesine geçecek olan ortaklık hissesinin herhangi bir surette satışa çıkarılması durumunda kendisine bildirimde bulunulması ve yapılacak ihalelere davet edilmeyi talep ettiğini, bu beyan istifa şartı değil sadece rica olarak nitelendirilebileceğini, kooperatifin 405 hissesinin olduğunu, 2016 yılında her ortak başına 410.000 TL'nin peşin ya da kredi ile ortaklarına ödediğini,

davacının ise bakiye borcunu ödemeyip temerrüde düştüğünü, kooperatifin başta davacı olmak üzere bu ödemesini yapmayan ortaklar nedeni ile inşaat yapımını gerçekleştiremediğini, kooperatif tarafından inşaatı sağlam yapacak bir yüklenici arayışına girildiğini ve büyük bir yüklenici firma ile sözleşme imzalandığını, kooperatif ortaklarının büyük bir kısmının yükümlülüklerini yerine getirirken bir kısım ortakların taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda kooperatif yöneticilerinin üyeleri uyarmasının kötü niyet olmayıp iyi niyet göstergesi olduğunu, istifanın tek taraflı irade beyanı olduğunu,

noter kanalı ile gönderilen istifa iradesinin karşı tarafa ulaşması ile hukuki sonuçlarını doğuracağını, bu istifanın yönetim ya da genel kurul tarafından kabul zorunluluğunun bulunmadığını, borcunu ödeyemeyen ve hissesini devir edecek bulamayan davacının istifasını noter aracılığı ile kooperatife bildirdiğini, ana sözleşmeye göre ortağın istifa iradesini bildirdiği anda çıkmanın gerçekleşeceğini, davacının da Beyoğlu 60. Noterliğinden çıkma iradesini gönderdiğini, her ne kadar genel kurul toplantısında davacı istifası kabul edilmiş ise de noter kanalı ile gönderilen bu iradeye karşı genel kurul kararına ihtiyaç bulunmadığını,

kooperatif yönetici ve başkanının hisseleri satın aldığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, kooperatif başkanının tek ortaklığının bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR

... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/51 Esas sayılı dosyası istenilerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır. Davalının ticari defter ve kayıtları ile genel kurul tutanakları, davacının istifa dilekçesi, yönetim kurulu kararları, davacıya yapılan tebliğler ve tebliğ bilgileri sunulmuştur.

Muhasebe alanında uzman mali müşavir ve kooperatif hukukunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, bu raporda; davacı yanın kooperatif ortaklığı devam ederken 26.06.2019 tarihinde Beyoğlu 60. Noterliği'nin 20208 yevmiye numaralı kooperatife gönderdiği ihtarla ortaklıktan istifa ettiğini bildirdiğini, bu istifa iradesinin kooperatife 28.06.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, istifa müessesesinin tek taraflı irade beyanı bulunduğunu, karşı tarafa ulaştığında hüküm ve sonuç doğurduğunu, bu itibarla davacı yanın kooperatif ortaklığının istifa iradesinin kooperatife ulaştığı an itibari ile yani 28.06.2024 günü sona erdiğini,

kooperatifin ise konuyu genel kurula götürdüğü ve 07.07.2019 tarihinde alınan genel kurul kararının kesinleşmesini bekleyip, davacı yanın kooperatif ortaklığını 21.10.2019 tarihinde sonlandırmış bulunduğunu, davacı yanın istifasına ilişkin noterden gönderdiği bu bildirimden sonra kooperatifle herhangi bir ortaklık ilişkisinin olmadığını, kooperatif tarafından genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, bu haliyle dava tarihi itibari ile davacı yanın kooperatif ortağı olmadığını, davacı yanın ortaklıktan ayrılma nedeni ile hesaplanan çıkma alacağının 146.920,40 TL bulunduğunu,

kooperatifte yapılan incelemede davacı yanın istifa tarihinde iki ortağın da istifa suretiyle ortaklıktan ayrılmış olduğu ve davacıya uygulan prosedürün bu ortaklara da uygulanmış olduğunu, yani konunun genel kurula götürüldüğü 07.07.2019 genel kurulda karar alındığı ve 3 ayın sonunda yönetim kurulunca ortaklıkların sona erdirildiği yönünde görüş bildirmişlerdir.

GEREKÇE

Dava, davacının ortaklıktan çakma talebine ilişkin genel kurulda alınan kararın batıl, olmadığı takdirde iradesinin sakatlanması nedeniyle geçersiz bulunduğunun tespiti ile iptaline, bu talebin de kabul edilmemesi halinde çıkma payının tespiti ile tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta davacının, davalının ortağı olduğu, 26/06/2019 tarihli noter bildirimi ile ortaklıktan istifa ettiğini bildirdiği, bu iradenin kooperatife ulaştığı, 07/07/2019 tarihli genel kurulda alınan kararla istifanın kabul edilmesine karar verildiği, iki ortak hakkında da aynı şekilde karar tesis edildiği, istifa eden ve ihraç edilen ortakların çıkma paylarının 3 yıl süre ile ertelendiği, anılan kararın davacıya tebliğ edildiği, 21/10/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile de davacı ortaklığının sona erdiğinin kesinleştiği yönünde karar tesis edildiği, sonraki genel kurullara katılmadığı, kooperatifle ilişki kurmadığı,

işbu davasını 14/12/2023 tarihinde açtığı, genel kurul kararının geçersizliğini, olmadığı takdirde iptalini ve ortaklığının tespitini, bu istem de kabul edilmez ise çıkma payının tespiti ile tahsilini talep ettiği, davalının ise davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Çekişme, davacının kooperatif ortaklığının devam edip etmediği, istifasına ilişkin genel kurul kararının yokluğu, butlanı ve iptali, olmadığı takdirde de çıkma payının tespiti ve tahsili koşullarının bulunup bulunmadığı yönlerinde toplanmaktadır.

İddia, savunma, istifa dilekçesi, genel kurul tutanakları, yönetim kurulu kararları, kararların tebliği ile bilirkişi kurulu raporu kapsamından, davacının, geçerli şekilde davalının ortaklığını iktisap ettiği hususu sabittir. Daha sonra serbest iradesiyle bu ortaklıktan istifa etmiştir. Anılan istifası, davalıya ulaşmakla sonuç doğurmuştur. Buna rağmen davalı, genel kurul kararıyla bu istifayı kabul etmiş, anılan kararının da tebliğini sağlamıştır.

Bu genel kurul kararına karşı da üç aylık hak düşürücü sürede davacı iptali yönünde dava açmamıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava edilen genel kurul kararının toplantı ve karar yeter sayılarında mevzuata aykırı durum yoktur. Bakanlık temsilcisi de bu toplantıya iştirak etmiştir. Davacı durumunda iki ayrı ortak da istifa etmiş ve aynı karar alınmıştır.

Öte yandan, bu genel kurulda çıkma payının ödenmesinin de ertelenmesi karara bağlanmış ve bu kararın iptali ve/veya yokluğunun tespiti iddia edilip ispat edilmemiştir. İstanbul'da mukim davacı istifa iradesini noter kanalıyla bildirmiş olup, bu iradesinin sakatlandığına dair bir kanıt da sunmamıştır. Aynı şekilde başka ortaklarını da iradesinin fesata uğratıldığı iddiası da subuta ermemiştir.

O halde, davacının istifasının kabulüne ilişkin genel kurul kararının, yokluğu, butlanı ve iptali istemi koşulları oluşmamıştır. İstifanın geçerli olduğu kabul edilmiş, terditli olarak çıkma payının tespiti ve tahsili istemi irdelenmiştir. Eda davası açılması gerekirken, tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur.

Davacıya, çıkma payının değerinin bildirilmesi ve harcının yatırılması yönünde HMK'nın 119/d maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde süre verilerek tebligat çıkarılmış, süresinde değer bildirmediğinden ve harç yatırmadığından bu istemle ilgili olarak da davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-a-Davacının 07/07/2019 tarihli genel kurulun 6/a maddesinin butlanın tespiti ile iptali ve davacının ortaklığının tespiti isteminin isteminin reddine, b-Davacının istifa iradesinin sakatlanması nedeniyle bu beyanının geçersizliği ve buna bağlı ortaklığın tespitine ilişkin isteminin reddine, c-Çıkma payının tespiti ve tahsili davasının açılmamış sayılmasına,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL'den mahsubu ile eksik kalan 345,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 22/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/863, K. 2025/36, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gerekçeli Karar
  4. Esas No : 2023/863
  5. Karar No : 2025/36
  6. Davacı
  7. Davalı
  8. Vekili
  9. Dava
  10. Dava Tarihi : 14/12/2023
  11. Karar Tarihi : 22/01/2025
  12. Kararın Yazım Tarihi : 31/01/2025
  13. Gereği Düşünüldü
  14. Dava
  15. Cevap
  16. Kanıtlar
  17. Gerekçe
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/863
Karar No
2025/36
Tarih
22 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/864 K.2025/78
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/864 K.2025/53
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/865 K.2025/12
  • Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/865 K.2025/58
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/866 K.2025/44
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/866 K.2025/15

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.