KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/115
- Karar no
- 2024/203
- Dava
- Markanın Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 12/05/2023
- Karar yazım tarihi
- 08/11/2024
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, 1963 yılında İspanya’da kurulan, pek çok firmayı bünyesinde barındıran ve sektöründe lider bir şirketler grubu olduğunu, müvekkilinin ülkemizde en çok tercih edilen hazır giyim mağazalarından olan ve içlerinde "..." ve "..." markalarının da bulunduğu toplam sekiz farklı marka grubu altında faaliyet gösteren mağazaların da sahibi olduğunu, müvekkilinin "...." markasını ilk kez 1979’da İspanya’da tescil ettirdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ilk defa 1994 yılında .... tescil numarası ile tescil edildiğini,
akabinde zaman içinde muhtelif sayılarla tescil ettirildiğini ve TPMK nezdinde ... sayı ile tanınmış marka olarak özel koruma altında olduğunu, davalı adına ... sayı ile tescilli bulunan “...” markasının müvekkilinin tanınmış "...
" markasının birebir kopyalanıp, başına hiçbir ayırt ediciliği bulunmayan “...” harflerinin
eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu ve yine müvekkilin tanınmış “...” markasını da
birebir içerdiğini,
söz konusu tescilin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, davalı adına ... ve ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça davanın esasına ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadığı, bu itibarla davanın reddini talep ettiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı adına ... ve .... sayı ile tescilli markaların hükümsüzlüğü taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,...., ... ve ... tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı "..." ibareli markanın ve ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosya; dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bildirilen internet adresleri, taraf iddia ve savunmaları ve davacı tarafça ibraz edilen flash bellek içeriği değerlendirilerek; davalı adına tescilli .... ve ... tescil nolu markaların dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle hükümsüzlük koşullarını oluşup oluşmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 08/01/2024 tarihli rapor ile, karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural
olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle
SMK m.6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının mevcut olmayacağı, davacı markalarının tescilli oldukları ve ortada davacı açısından tescilsiz bir marka ya da
ticaret sırasında kullanılan bir işaret durumunun söz konusu olmadığı, davacı markalarının,
davalı markasından daha önceki tarihlerde tescil edilmiş oldukları göz önüne alındığında,
SMK m.6/3’ün somut olaya uygulanma imkanının olmayacağı, SMK m.6/1 kapsamında işaretsel farklılıklar bulunduğu hususu raporun ilgili kısmında tespit
edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda SMK 6/5. anlamında hükümsüzlük şartlarının
mevcut olmayacağı, SMK m.6/1 kapsamında işaretsel farklılıklar bulunduğu hususu raporun ilgili kısmında tespit
edildiği, işbu tespitler doğrultusunda SMK 6/6. anlamında hükümsüzlük şartlarının
mevcut olmayacağı, tespit, sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, nihai hukuki değerlendirme ve
takdirin mahkemeye ait olduğu, SMK 6/9. anlamında davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı
hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine usul ekonomisi gereği itirazların karşılanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 03/04/2024 tarihli ek rapor ile, davacı vekilinin itirazları, kök rapor kapsamında dava dilekçesinde dayanılan
maddeler bazında tek tek ve ayrıntılı şekilde değerlendirilmiş olduğundan, dava
dilekçesinin tekrarı mahiyeti arz eden itiraz dilekçesindeki davacı itirazları açısından,
kök raporda varılan görüşten dönülmesini gerektirecek bir durum olmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi ek raporuna itirazları itirazları ciddi görüldüğünden dosya resen seçilen üç kişilik marka uzmanı bilirkişiye dosya kapsamı deliller, taraf iddia ve savunmaları, önceki bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle davalı adına tescilli .... ve ... tescil nolu markaların dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor tanzimi için tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 23/08/2024 tarihli rapor ile, dava konusu hükümsüzlüğü istenen markaların SMK m.6/1, 6/3, 6/5, 6/6 bağlamında
hükümsüzlük koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği,
davalı yanın dava konusu marka tescil başvurusunu gerçekleştirir iken kötü niyetli olduğunun
dosya münderecatından anlaşılamadığı, konu hakkında nihai takdirin yalnızca mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı deliller ve birbirlerini doğrulayan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; önceki tarihli davacı markaları ile sonraki tarihli davalı markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirlerinden tamamen farklı olduğu, davalının tescilinden kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delilin de dosyaya sunulamadığı, bu haliyle kötü niyetli tescilin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/115, K. 2024/203, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama