KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/506
- Karar No
- 2024/1026
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
971 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/506 Esas
KARAR NO: 2024/1026
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 02/07/2024
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilİ davacı ile ---------- Şirketi arasında borç ilişkisi olduğundan ve borcun ödenmemesi nedeniyle ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak borçlu şirketin 24.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden TTK geçici 7. maddesi gereğince terkin edildiğinden, icra takibinde taraf teşkilini sağlayabilmek için bu şirketin ihyasına karar verilmesini gerektiğini, işbu davada ihyasını istedikleri --------- Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden münfesih edilmeden önceki merkez adresi ----------- Mah. --------- Sok.
No:------- ---------- olduğunu, işbu şirket ticaret sicilinden münfesih edildiğini, ihyasını istedikleri şirket ticaret sicilinde münfesih ediliğinden ötürü bu davada husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş olduklarını, şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinme ( terkin ) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile,
şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, somut davada şirketin tasfiye dışında kalmış gayri menkul mallarının varlığı sabit olduğundan usulsüz olarak tasfiye edildiğini belirterek ...nün -----------sicilinde kayıtlı ---------- Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.madde hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, terkine ilişkin hususun ---------- ilan edildiğini, şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda tasfiye memurunun atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını,
bu nedenle de müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, resen terkin olan şirketin devam eden icra takibi yönünden ihyası taleplidir.Davacı, terkin edilmiş dava dışı ---------- Şirketi aleyhine takip başlatmıştır. Yasal hasım olan sicil cevap dilekçesi sunmuş, davanın reddini istemiştir. Uyap üzerinden ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Takip tarihinin 03/04/2024 olduğu, borçlunun ihyası istenen şirket olduğu, alacaklının iş bu dosya davacısı olduğu görülmüştür.İhyası talep edilen şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarımız içinde kaldığı görülmüştür. Şirketin sicilden 24/02/2015 tarihinde adresin yetersiz olması, vergi kaydının kapalı olması sebepleriyle resen terkin olduğu görülmüştür.6102 Sayılı TTK.
Geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar kanunda sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması,
TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir.
Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkca kabul edilmiştir.
Sonuç olarak, TTK' nin Geçici 7. maddesine göre münfesih sayıldığından resen sicilden terk olunduğu, derdest olan takibin devam edilebilmesi için söz konusu şirketin ihyasının gerektiği, davacının haklı sebebinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, davalı ... sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu görülmüştür.
29/5/2024 tarihli ve --------sayılı ----------- 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilerek, kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme, takibin resen terkinden sonra başlatılmış olması ve dava dilekçesinde de usulsüz terkine dayanılmadığı nazara alınarak -------- sayılı, 14.10.2020 Tarihli kararı,----------- sayılı kararı da göz önüne alınarak, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.
Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere belirtilen şekilde ihya kararımızın konusuna göre, terkin olan şirketin icra dosyasındaki taraf teşkili bakımından tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Adı geçen şirketin ayrıca --------- sayılı kararla bu kez ---------- Esas sayılı dava dosyası ile sınırlı olarak ihyasına karar verildiği ve ------------ (TC:...) tasfiye memuru olarak atandığı görülmüştür. Bu ihya kararı sulh hukuk mahkemesi dosyası yönünden geçerli olacağından, eldeki davamızı etkiler bir yönü yoktur. Ancak ihya edilen şirketin temsilinin yeknesaklığı düşünülerek aynı tasfiye memuru iş bu dava dosyasında da atanmıştır.
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/506, K. 2024/1026, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama