KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/212
- Karar No
- 2025/48
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
Karar Metni
1.621 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/212 Esas
KARAR NO:2025/48
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 22/03/2024
KARAR TARİHİ:16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilii şirketin; ----- tarihinde davalı ----- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında Şirketimize ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, hasarın ardından, müvekkili şirket teknik elemanlarınca hasar durumu tutanakla tespit edilmiş, akabinde kamu hizmeti niteliğinde olan iletişim hizmetinin aksamaması için ivedilikle hasarın giderilmesi adına gerekli çalışmalar yapıldığını, verilen hasar nedeniyle oluşan zararımızın ödenmesi adına ----- yapmış olduğumuz müracaatımız daanlaşmazlıkla sonuçlandığını, sonuç olarak,
müvekkilii şirketin uğramış olduğu zararın tahsili için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, şirketine verilen hasarlar nedeniyle, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarımızca hasar tespit edilmiş olup, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlendiğini, akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından zarar
giderildiğini, belirtilen nedenlerden ötürü,------adresi için -------alacağımızın, hasar tarihlerinden tarihinden itibaren başlayan ------ kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik dağıtım şirketi sıfatıyla müvekkili davalı şirketin uzmanlık sahası dışında bulunan ve kazı gerektiren herhangi bir çalışmanın, müvekkili davalı şirket tarafından gerçekleştirilmesi de mümkün olmadığını, müvekkili davalı şirketin mevzuatta sınırları belirlenen iştigal sahasındaki iş ve
işlemlerinin yürütülebilmesi için kazı yapılması gerekmesi halinde kazı işleri yüklenici eliyle gerçekleştirilmekte olduğunu, davaya konu kazı çalışmaları da yukarıda belirtilen yüklenici şirketler eliyle gerçekleştirilmiş olduğunu, belirtilen sebeple, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddine
karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından hasar adresi olarak bildirilen adres ve tarihler ile ilgili müvekkili davalı şirket kayıtları incelenmiş olup bu inceleme neticesinde; müvekkili davalı şirketin belirtilen tarih ve adreslerde herhangi bir kazı çalışması yapılmadığı tespit edilmiş, müvekkili davalı
şirketin davaya konu hasarlara sebep olduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlanılmadığını, davacı tarafın hasar oluştuğunu iddia ettiği adres ve tarihlerde müvekkili şirket tarafından bir çalışma yapılmamış olduğu gibi işbu adreslerde müvekkili davalı şirketin götürü usulü çalışmış olduğu yüklenici şirketler tarafından çalışmalar gerçekleştirilmiş olduğunu, bununla birlikte, bu şirketler tarafından bahse konu çalışmalar sırasında; davacı taraf tesislerine herhangi bir zarar verildiğine dair müvekkili davalı şirkete yapılan bir bildirim bulunmamakta olduğunu, davaya konu;
-----adreslerinde gerçekleştirilen -----sözleşmesi kapsamında dava dışı yüklenici ----tarafından;------ sözleşmesi kapsamında dava dışı yüklenici ---- Tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, yüklenici şirketlerle imza edilen sözleşmeler, müvekkili davalı şirketin iştigal sahasına dahil olmayan ve ayrı
bir uzmanlık gerektiren kazı işlerini, bu iş için bir bedel belirlenerek ve bütün halinde diğer davalıya bıraktığı çerçevesel anlamda eser sözleşmesi niteliği taşımakta olduğunu, müvekkili davalı şirket, eser sözleşmesinde iş sahibi / bir diğer deyişle ihale makamı sıfatını haiz olduğundan, eldeki dava kapsamında müvekkili davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili davalı şirket ile dava dışı yüklenici şirket arasında imza edilen ihale sözleşmeleri incelendiğinde; müvekkili davalı şirketin davaya konu ilişkide " eser sahibi / ihale makamı" sıfatını haiz olduğu ve davaya konu kazı işinin tamamının anahtar teslim şeklinde dava dışı yüklenici
şirkete bırakıldığı, müvekkili davalı şirketin yapılan işin üzerinde emir, talimat veya kontrol yükümlülüğü / sorumluluğu bulunmadığı, müvekkili davalı şirketin yalnızca yapılan işin sözleşmeye uygunluğunun denetlenmesine dair hakkı bulunduğu tespit edilebileceğini, belirtilen sebeplerle,
davanın müvekkili davalı şirket yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalının yapmış olduğu/yaptırmış olduğu kazı çalışması sırasında davacıya ait alt yapı tesislerinde oluşan hasarın tazmini amacıyla başlatılan her bir icra takibine vaki itirazların İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalının yapmış olduğu veya yaptırmış olduğu kazı sonucunda davacıya ait alt yapı tesislerine ve kablolarında zararın oluştuğunu, zararın giderilmesi için dava dışı -----şirketine ödeme yapıldığını, her bir adreste oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu, dava dışı şirkete ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili için alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının her bir icra dosyası yönünden hksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---------- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 05.11.2024 tarihli raporunda özetle,
"...Davacının yer altı kablo tesislerinde hasar meydana geldiğini beyan ettiği 6 adresteki kazı çalışmalarının davalı ---- adına çalışma yürüten yüklenicisi şirketlerden tarafından yapıldığı ve oluşan hasarlardan da bu şirketlerin sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Ancak, dava konusu adreslerdeki çalışmaların davalı ------ adına ilgili adreslerde çalışma yürüten yüklenicisi şirketler tarafından yürütüldüğü anlaşılmakla birlikte, asıl sorumluğunun ------- tarafında olduğu ve aralarındaki anlaşma veya iş ilişkisinin taraf olmayan davacı yönünden bağlayıcı olup olmadığı konusunda hukuki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye bırakılmıştır.
Kazı yapılan alanda davacı tarafında kusur durumunundeğerlendirilebilmesi için kazı yapıldığı ve hasarın oluştuğu anda yapılacak gözlemlerin büyük önem taşıdığı ve bu gözlemler sonucunda kablonun olması gerekenden daha yüzeyde döşendiği şeklinde tespitlerin varlığı halinde davacının kusur durumundan bahsedilebileceği, ancak normal şartlar altında yer altı iletişim kabloları kazı yapılan alana ve kablonun santrale uzaklığı vb. göre değişkenlik göstermekle birlikte, genellikle 40cm- 80cm arasındaki derinliğe yerleştirildiği için,
fotoğraflarda görülen kazı çalışmalarının bu derinliğe indiğinin anlaşılması sebebiyle davacıya kablolarının olması gerekenden daha yüzeyde yer aldığı iddiası ile kusur yüklenmesinin eldeki bulgulara göre mümkün olamayacağı, Davacı tarafından sunulan harcama kalemlerine göre; hasar onarımına ilişkin kullanıldığı belirtilen malzemelerin ve miktarlarının oluşan hasarla uyumlu olduğu, malzeme birim fiyatlarının hasarların oluştuğu tarihlerdeki doğru geçerli ve makul birim fiyatlar olduğu,
yapılan değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda, davalının aşağıda çizelgesi verilen icra takiplerinden sorumlu olduğu,-----yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, tazminat davaları için de geçerlidir.
Yani, tazminat davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Eldeki dava da davacının, davalının kazı çalışması sırasındaki kusurlu eylemleri sebebiyle alt yapı tesislerine zarar verdiğinin ve oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunun ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü davacı taraftadır.
Haksız fiildeki tazminat sorumluluğunun kapsamı, gerçek zarar ile sınırlı olup; zarar da, haksız eylemden önceki ve sonraki durum arasındaki farktan ibarettir.
Zarar veren taraf kusuru oranında meydana gelen gerçek zarar miktarından sorumlu olur.-----Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının kazı çalışmaları sırasında davacıya ait alt yapı tesislerine zarar verdiği, davacının dava konusu hasar tamirini dava dışı ----- şirketine yaptırdığı anlaşıldığından davacı tarafça işçilik bedeli talebinin yerinde olduğu ve davacının toplam zararının 12.343,69-TL olduğu, bilirkişi raporu tespitlerini aşan davacı taleplerinin yerinde olmadığı,
davacı dava konusu hasarı dava dışı şirkete yaptırdığı ve ilgili şirketin hasar bedelini davacıdan tahsil ettiği, davacının hasar bedelini ödemiş olduğu tarihten itibaren faiz talebinde bulunabileceği değerlendirilmiş, anılan icra takipleri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.----- Yukarıda açıklanan gerekçelerle dosyaya konu alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığın dan, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/212, K. 2025/48, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama