KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/355
- Karar No
- 2024/751
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
Karar Metni
1.243 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/355 Esas
KARAR NO:2024/751
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ: 05/10/2022
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEPDavacı müvekkil şirketin davalı bankanın---- olduğu, müvekkil şirketin ---- Iban numarasına bağlı hesabından ------ kredi tahsis ücreti adı altında tahsilat yapıldığını, davacı müvekkilin 2021 yıl sonu itibari ile 7.000.000,00 TL kredi kullanma limiti bulunduğu,
davalı bankanın kendi insiyatifi ile Limit artışı sağladığını güncelleme talebinin müvekkil şirketten gelmediği halde limit artış çalışması yaptığını, dolayısıyla kredi tahsis onayı bedeli olarak 26.250,00 TL ücret alınacağı da bildirilmediğini, başka bir deyişle müvekkili firmanın onayı alınmadan kesinti yapıldığını, müvekkili şirket tarafından da yeni bir kredi başvurusu yapılmadığını, şirket adına bir kredi limit artışı talebinde bulunulmadığını, kesilen miktar hesapların güncel kontrolü sırasında tesadüfen görüldüğünü belirtmekle müvekkilden 26.250,00 TL kredi tahsis ücreti olarak tahsil edilen bedelin davacı müvekkile iadesine,
yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından kredi nedeniyle tahsil edilen kalem, kanun, yönetmelik ve yasal düzenlemeler çerçevesinde tahsil edilmiş olduğunu, dava konusu edilmiş olan ücretlerin haksız şart olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, zira alınan ücretlerin yasal dayanakları bulunan ve hukuka uygun olarak tahsil edilen ücretler olduğunu, bankacılık mevzuatı çerçevesinde, davacı bankanın kredi kullanan müşterisinden faiz dışı masraf, komisyon ve diğer ücretleri tahsil etme hak ve yetkisinin mevcut olduğunu, dava konusu ücretlerin,
davacı ile imzalanmış olan kredi sözleşmesinde yer alan koşullar doğrultusunda tahsil edilmiş olup, söz konusu sözleşme koşulları davacı taraf aleyhine haksız şart niteliği taşımamakta olduğunu, dava konusu masrafların alınacağı hususu müşteri ile müzakere edilmiş olup, bizzat davacı tarafından imzalanmış olduğunu, Anılan yasal mevzuat ve kredi sözleşmeleri hükümleri kapsamında tahsil edilen masrafların iadesi talebi haksız ve hukuka aykırı nitelik taşımakta olduğunu, bankacılık hizmetlerinin karşılığı olarak talep edilen bedeller, verilen hizmetlerin açık ve zorunlu gereği olup,
müvekkil bankanın tacir sıfatıyla vermiş olduğu hizmet karşılığında ücret isteme hakkı bulunmakta olduğunu, Bankaların kendilerine duyulan güven nedeniyle ağırlaşan hak ve yükümlülükleri karşısında, ifa ettikleri bankacılık hizmetlerinden (mevduat, kredi, havale vb.) doğan maliyeti karşılayabilmek ve karlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda faaliyetlerinin devamlılığını sağlayabilmek için müşterilerinden çeşitli şekillerde ücret ve/veya komisyon adı altında bir bedel talep etmeleri hukuk kuralları ve teamüller gereğince uygun bulunmakta olduğunu, talep etmeleri hukuk kuralları ve teamüller gereğince uygun bulunmakta olduğunu,
Davacı Banka tacir sıfatına haiz olup, Türk Ticaret Kanunu'nun “Ücret isteme” Başlıklı 22. Maddesinde “Tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir.
Ayrıca, tacir, verdiği avanslar veya yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır." şeklindeki hükmü gereğince bankanın ticari işletmesiyle ilgili olarak bir iş veya hizmet görmesi durumunda ücret isteme hakkı bulunmakta olduğunu, bankaların Türk Ticaret Kanunu ile Bankacılık Kanunu hükümleri çercevesinde hizmet veren kuruluşlar olmasından dolayı, dava konusu kredi sözleşmesinin akdedildiği tarihte yürülükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20. Maddesi'nin.
“Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir.
Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.” Hükmü uyarınca, bankaların tacir niteliğini haiz olmaları itibariyle, tüm bankacılık hizmet ve işlemleri için ücret ve masraf tahakkuk ettirmek suretiyle hizmet vermeleri yasalara uygun olduğunu, Yasal düzenlemeler ışığında bankaların kredi tahsis ücreti talep etmesinde hukuka aykırı olmadığı gibi yasal düzenlemelerin verdiği hakkın kullanılması da haksız şart olarak nitelendirilemeyeceği aşikâr olduğunu,
bankaların hizmetlerinden dolayı kredi tahsis ücreti almasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı gibi hizmet gelirinin mutlaka bir gider karşılığında olması da zorunluluğu bulunmadığını belirterek; davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.-----karar sayılı yetkisizlik kararı ile dava dosyası mahkememizin yukarıdaki sırasına kaydı yapılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, davalı bankanın davacının hesabından Kredi Tahsis Ücreti Tahsilatı adı altında aldığı, 26.250,00 TL'nin iadesine ilişkin alacak istemine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davalı bankanın davacının hesabından kredi tahsis ücreti tahsilatı adı altında aldığı, 26.250,00 TL'nin iadesine ilişkin alacak noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak,
tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 05/08/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun, davalı bankanın davacının hesabından Kredi Tahsis Ücreti Tahsilatı adı altında aldığı, 26.250,00 TL' nin iadesine ilişkin alacak davası olduğu,
davacı tarafın dava dilekçesinde Davalı banka kendi inisiyatif ile Limit artışı sağlamış güncelleme talebi davacı şirketten gelmediği halde limit artış çalışması yapmış olduğunu. Dava Dosyasında yapılan incelemede; davalı banka tarafından sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemede.
Davacı tarafça limit artış talebine iliştin belge tespit edilememiş olduğu; ancak mahkememiz tarafından davalının masraf alması yönünde değerlendirmesi yönünden yapılan incelemede; yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; davacıdan ----- tutarında Kredi Tahsis Ücreti açıklaması ile tahsilat yapıldığının tespit edilmiş olduğu, dava dosyasına sunulan ----- Formu incelendiğinde, davacının 7.500.000,00 TI mevcut Limit olduğu, limitinin 27.12.2021 tarihi itibari ile 2.500.000,00 TL limit artışı yapılarak Genel kredi limitinin 10.000.000,00 TL yükseltildiğinin belirtilmiş olduğu;
düzenleme kapsamında davalı banka tarafından kredi işlemlerinde sağlanacak faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların, ---- bildirdiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, ancak Bankaca yayınlanan kredi ücret ve komisyonlar tarifesinin sunduğu,------- bildirildiğinin tespitinin yapılamadığı; dava dosyasına sunulan kredi ücret ve komisyonlar tarifesi incelendiğinde %0,25 azami oranda komisyon kesintisinin belirtildiği; bu çerçevede kredi ücret ve komisyonlar tarifesine göre alınması gereken komisyon tutarının; toplam limit üzerinden.
10.000.000 TLx0,0025->25.000 TL+%0,5 BSMV->26.500 TL olduğu; limit artış yönünden bakıldığında 2.500.000 TL TLx0,0025->6.250,00 TL+%0,5 BSMV-6.562,50 TL olduğunun tespit edilmiş olduğu; diğer bankalardan yapılan kredi tahsis komisyonuna ilişkin olarak belge bulunmadığından bu yönde bir inceleme ve tespit yapılamamış olduğu yönündeki kanaatlerini bildirmiştir.
Davacı ile davalı arasında bankacılık işleminin bulunduğu, uyuşmazlığının davalının davalıdan fazla ücret kesip kesmediği kesmiş ise davacının talep edebileceği miktarın ne olduğu hususunda toplanmıştır. Davacı tarafından limit artışına ilişkin bir talebin bulunmadığı sabittir. Alınan rapora göre limit artışı sebebiyle davalının davacıdan fazladan 6562,50 TL aldığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/355, K. 2024/751, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama