KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/679
- Karar No
- 2024/929
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
Karar Metni
1.510 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/679 Esas
KARAR NO: 2024/929
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/09/2023
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu 29/09/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin palet alım satım işi yaptığı, davalıya yapılan palet satışı nedeniyle 10.940,00 TL alacaklarının bulunduğu, tüm şifahi taleplere rağmen alacağın ödenmediği, bunun üzerine ---------İcra Müdürlüğü ---------- E sayılı dosya ile takip başlatıldığı, davalının süresinde itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığı,
yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile borçlu/davalının ----------İcra Müdürlüğü ----------- esas dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafı ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 20/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davacı ile ticari ilişkilerini cari hesap üzerinden yürüttüğü, 120 ila 180 gün vade ile çalışmalarına rağmen davacının anlaşılan vade gününü beklemediği, davacı tarafın müvekkili aleyhine ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Sayılı dosyası ile haksız icra takibi başlattığı, taraflarından haksız takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, davacı ile yapılan cari hesap ödeme anlaşması uyarınca takip tarihinde muaccel olmuş bir borcu bulunmadığı,
ticari defterler ve cari hesap ekstreleri incelendiğinde davacının alacağının henüz muaccel olmadan icra takibine konu edildiğinin ortaya çıkacağı, yukarıda arz ve izah edilen ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, davanın reddine ve lehimize %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/10/2023 tarihli müzekkere cevabı ile ------------- Şirketi ticaret sicil kayıtları, ------------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10/10/2023 tarihli müzekkere cevabı ile ------------ Şirketi'ne ait 2022 yılı BA/BS formları, -------------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/10/2023 tarihli müzekkere cevabı ile ------------- Şirketi'ne ait 2022 yılı BA/BS formları,
-Mali Müşavir bilirkişinin 24/02/2024 tarihli raporunda sonuç olarak: " A-Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden;Davacı Yönünden. Verilen yetki ile davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup.
2022 dönemi Yevmiye, Defteri-Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun "Tasdik Zamanı" başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, 2022 dönemi Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK'nun 64/3 maddesi gereğince süresinde yaptırıldığı, 2023 Envanter defterinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun "Tasdik Zamanf başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, davacının 2023 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu 2023 yılı Ocak ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı açılış beratları ile dava tarihi itibariyle Eylül ayı beratlarının süresinde alınmış olduğu,
davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı,Davalı Yönünden.
Sayın Mahkemece 18.01.2024 tarihli l.celse kararında belirlenen inceleme gününe (12.02.2024) davalının hazır olmaması ve yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedeniyle tarafıma verilen görev ile ilgili davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde kendi ticari defterlerini delil olarak gösterdiği hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin taktirinde olduğu,B-İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı,
ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden;Davacı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafından davalı adına ahşap sandık, palet ürünlerine ilişkin temel fatura senaryosu ile e-faturalar düzenlendiği, davacı tarafından düzenlenen e faturaların tamamının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 10.940,00 TL alacaklı gözüktüğü,Tarafların vergi dairesi müdürlüklerinden gelen BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde ise davacı tarafından düzenlenmiş olan 3 adet KDV Hariç 183.000,00 TL bedelli e-faturaların (Temel Fatura) tamamının davalının BA formunda yer aldığı,
davalıya GİB sistemi üzerinden iletilen ve kendi BA formunda yer alan e-faturalara süresi içerisinde usulüne uygun iptal ve itiraz talebinin olduğuna dair dosya içeriğine sunulmuş bir belge ve bilginin bulunmadığı gibi davalının kendi BS bilgilerine göre de davacı adına düzenlenen herhangi bir iade/fiyat farkı faturasının olmadığı, tarafların BA BS formlarında yer alan bilgilerin karşılıklı olarak birbiriyle uyumlu olduğu, ayrıca BA BS formlarına yansıyan bilgilerin davacının ticari defter kayıtlarıyla örtüştüğü, davalı tarafından da herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı görülmüş olup;
davacının itirazın iptaline ilişkin talebinin nihai değerlendirmesinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu sonucuna varılmıştır.Faiz Yönünden: Somut olayda, davacının icra takibinde takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, bu nedenle takip öncesi için herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup, ancak Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması,
temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir.Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacının cari hesap ilişkisine dayalı olarak 10.940,00 TL asıl alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafından davalı aleyhine ticari ilikiye dayalı olarak ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası ile 10.940,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği,
davalının yasal süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.
Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz.
Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Somut olayda taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu hususu her iki tarafında kabulünde olup davalı taraf davacı ile ticari ilişkilerini cari hesap üzerinden yürüttüğü, 120 ila 180 gün vade ile çalışmalarına rağmen davacının anlaşılan vade gününü beklemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edildiği,
bilirkişinin mahkememize sunduğu raporda davacı şirketin ticari defterlerinin V.U.K ve TTK'ya uygun tutulduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalının hazır olmaması ve yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedeniyle davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 10.940,00 TL alacaklı gözüktüğü, tarafların BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde ise davacı tarafından düzenlenmiş olan 3 adet KDV Hariç 183.000,00 TL bedelli e-faturaların tamamının davalının BA formunda yer aldığı,
davalıya GİB sistemi üzerinden iletilen ve kendi BA formunda yer alan e-faturalara süresi içerisinde usulüne uygun iptal ve itiraz talebinin olduğuna dair dosya içeriğine sunulmuş bir belge ve bilginin bulunmadığı, davalının kendi BS bilgilerine göre de davacı adına düzenlenen herhangi bir iade/fiyat farkı faturasının olmadığı, tarafların BA BS formlarında yer alan bilgilerin karşılıklı olarak birbiriyle uyumlu olduğu,
ayrıca BA-BS formlarına yansıyan bilgilerin davacının ticari defter kayıtlarıyla örtüştüğü tespit edilmiş olup davalını ticari defterlerini inceleme gününde hazır etmemiş olması hususu da gözetilerek denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile, davalının ----------İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın iptali ile;
takibin 10.940,00 TL asıl alacak üzerinde aynen devamına, dava konusu alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.188,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/679, K. 2024/929, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama