KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No
- 2023/658 - 2024/1204
- Dosya no
- 2023/658
- Karar no
- 2024/1204
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/03/2023
- Numarası
- 2021/62 Esas 2023/172 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
1.344 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde.
22.07.2020 tarihinde ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin malul-sakat kaldığını, kazaya ilişkin tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağı ile... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıya bir kısım kusur izafe edilmişse de, davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek,
şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri tazminatı ve 9.800,00-TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.010,00-TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihini izleyen 15 gün sonrası temerrüt tarihi olduğundan bu tarihten (11.12.2020) itibaren ticari temerrüt faizine-avans faize hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebinin teminat kapsamında bulunmadığını, haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine karar verilmesini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini,ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporunda, Erişkinler İçin Engellik ...
Yönetmeliği' ne göre davacının kaza nedeniyle maluliyetinin % 19 olduğu, iyileşme sürecinin on sekiz aya kadar uzayabileceğinin , bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin üç ay olduğunun belirtildiği, bilirkişi ek raporunda, 32 K 5573 plakalı araç sürücüsünün % 70 oranında kusurlu olduğu, Yargıtay 17. HD'nin son tarihli içtihatları gözetilerek tazminat hesaplanırken TRH 2010 yaşam tablosu esas alındığı ve progressif rant yöntemi uygulanması suretiyle davacı lehine, geçici bakıcı gideri 4.881,87 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 34.500,36 TL, Erişkinler İçin Engellik ...
Yönetmeliği' ne göre sürekli göremezlik tazminatı hesaplamaya esas gelirin 8.506,80 TL olduğunun kabulü halinde 603.196,37 TL olarak hesaplandığı, dosyadaki mevcut bilirkişi raporları, davacının talep artırım dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak,
poliçe teminat limiti de göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, 409.900-TL sürekli iş göremezlik, 100-TL geçici iş göremezlik ve 4.881,87-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 414.881,87-TL maddi tazminatın davaya konu araç ticari olmadığından ve sigorta şirketine başvuruya ilişkin tebliğ tarihine taleple bağlı kalınarak 15 gün ilavesiyle 11/12/2020 tarihiyle temerrüt oluştuğundan, bu tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle.
"Davanın KABULÜ ile. 1-409.900-TL sürekli iş göremezlik, 100-TL geçici iş göremezlik ve 4.881,87-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 414.881,87-TL'nin 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, aynı kazaya ilişkin kusura ilişkin düzenlenmiş olan raporlar arasında çelişki mevcut olup, dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderilmesini talep ettiklerini, dava konusu kazada davacı ... ile aynı motosiklette yolcu konumunda bulunan ... tarafından müvekkil şirket aleyhine açılmış olan Burdur 3. Asliye hukuk Mahkemesi’nin 2021/87 esas sayılı dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesinin düzenlediği01/04/2022 tarihli raporda müvekkil şirket sigortalısı ile davacı ...'nın %50-50 eşdeğer kusurlu olarak tespit edildiğini,
aynı kazaya ilişkin olarak düzenlenen raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin tanzim edilecek raporun Trafik Sigortası Genel Şartları A.5-c maddesine göre, trafik kazasından kaynaklı daimi maluliyet oranının tespiti adına 20.02.2019 tarih 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve tanzim edileceği tarih itibariyle yürürlükte bulunan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” esasları çerçevesinde resmi ve yetkili bir hastaneden alınması ve hükmün bu doğrultuda kurulması gerektiğini,
dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili 3. İhtisas Dairesine sevkini güncel mevzuata uygun rapor düzenlenmesini ve davacının bizzat muayene edilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafının sorumluluk kapsamında bulunmadığını, davayı kabul etmemek üzere, müvekkil şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerektiğini, ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren,
ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemidir.
Somut olayda, 22.07.2020 günü saat 2.30 sıralarında Keçiborlu İlçesi Senir Beldesi ... petrol istasyonu önünde sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın Kılıç Köyü yönüne seyir halinde iken belirtilen noktaya geldiğinde petrol istasyonunun Kılıç köyü yönündeki çıkışına girmek için sola döndüğü esnada sol yan kısmına aynı yönde arkadan gelen ... plakalı ... yönetimindeki motosikletin çarpışması sonucu çift taraflı, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... ile sürücü ...'nın yaralandığı anlaşılmıştır.
Dosyada alınan kusur raporunda, -Sürücü ...’ın ; sürücü belgesi olmadan petrol istasyonu önünde iki şeritli 6.7 m genişlikteki köy yolunda, açık havada yüzeyi kuru eğimsiz, kazaya etken yol sorunu olmayan yolda sevk ve idaresindeki... plakalı otomobil ile petrol istasyonunun Kılıç köyü yönündeki çıkışına geldiğinde iki yönlü yolda yola gereken dikkatini vermeden ve arka trafiği kontrol etmeden hatalı ve tehlikeli bir şekilde sola dönüşe geçip arkadan aynı yönde doğru seyreden motosikletin önünü kapatarak
olayın meydana gelmesinde sebebiyet vermiş olmakla olayda % 70 (yüzde-yetmiş ) oranında kusurlu olduğu, -Davacı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletiyle önünde giden aracı sol yanından geçtiği sırada yola gereken dikkatini vermemiş dönüşe geçecek olan vasıtayı gördüğünde ikazla birlikte sağa direksiyon manevrasında bulunmamış takip mesafesine uyarak izlememiş, fren tatbikinde bulunarak
araçtan uzakta durmaya önem ve özen göstermemiş, olmakla olayda 30 (yüzde-otuz ) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... tarafından açılan ve Burdur 3. ASLİYE Hukuk Mahkemesinin 2021/87 Esas sayılı dosyasına kayden görülen dosyada ise, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı tarafındna verilen kusur raporunda, davalı sürücü ...'ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kusur durumu ile ilgili olarak Burdur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dosya ile eldeki davadaki maddi olgu/kusur saptaması arasında çelişki doğmuştur.
Bu durumda mahkemece, yargılamada birliğin sağlanması ve yargıya olan güvenin sarsılmaması bakımından Burdur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınan ve karara esas kabul edilen kusur bilirkişi raporu ile mahkemenin aldığı bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gözetilerek, kusurun ve maddi olgunun belirlenmesine ilişkin olarak tüm dosya kapsamına göre, kazadaki tarafların kusur durumlarının belirlenmesi konusunda tarafların itirazlarının tartışıldığı, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderir şekilde rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette üç kişilik Karayolları Fen Heyeti üyelerinden veya İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/658, K. 2024/1204, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama