KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/220 - 2025/510
- Dosya no
- 2024/220
- Karar no
- 2025/510
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2022
- Numarası
- 2020/363 Esas 2022/648 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 28/04/2025
Karar Metni
931 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 02.01.2014 tarihinde meydana gelen kazada, ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici iş göremezlik için 300,00 TL, sürekli iş göremezlik için 9.500,00 TL, bakıcı gideri için 200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 2.911,59 TL, kalıcı işgöremezlik tazminatı talebini 9.500,00 TL olarak artırmıştır. Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 2.911,59 TL'den ibaret geçici iş göremezlik zararının 06.04.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyetine ilişkin olarak .... Üniversitesi ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Başkanlığınca düzenlenmiş bir raporun dosyada mevcut olduğunu, anılan raporun, rapor tanzim etmeye yetkili kişiler ve kurumlarca düzenlendiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin tesis edilen hükmün hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen cismani zarara bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 02.01.2014 tarihinde sürücü ...’nün sevk ve idaresindeki minibüs ile seyir halinde olduğu sırada tehlikeli virajlı, buzlu yol bölümüne geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan rapor uyarınca kazanın oluşumunda ve davacının yaralanmasında sigortalı araç sürücüsü ...'nün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'in kusursuz olduğunun belirlendiği,
kaza yapan aracın ZMM sigorta poliçesi ile kaza tarihini kapsar şekilde davalı şirket tarafından sigortalandığı, ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’nden alınan 16/04/2021 tarihli olup Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla düzenlenen raporda davacının bedensel özür oranının %10 olduğu,
Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında yapılan hesaplamada, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada %12.3 oranında vücut genel çalışma gücünden kaybettiği, 120 gün süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 60 gün süre ile başkasının yardımına ihtiyacı olduğunun belirlendiği,
aynı kazaya ilişkin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davada İstanbul ATK 2. İhtisas Kurumu’ndan alınan rapor ile mahkemece alınan maluliyet raporunun çelişmesi nedeniyle mahkemece İstanbul ATK 2. Üst Kurulu’ndan alınan 16/11/2021 tarihli raporda, davacının 02/01/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,
11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu,
iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, maluliyet ve özürlülük oranları ile iyileşme süresi açısından ilgili sağlık kuruluşlarının kararları ile üst kurulun mevcut kararı arasındaki farkın, kişinin yapılan son durum muayenelerinde ve tetkiklerinde kurumca solunumsal açıdan araz olarak değerlendirilebilecek düzeyde bir sekelin tespit edilmemesinden kaynaklandığının belirtildiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 2.911,59 TL olduğu,
sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının bulunmadığının belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu ve kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ile uyumlu bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, buna göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu,
iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, hükümde yargılama giderlerinde bir hata bulunmadığının belirlenmesine göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/220, K. 2025/510, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama