KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1617
- Karar no
- 2024/2004
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/10/2024
- Numarası
- 2024/176 E.
- Dava
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
1.764 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili, ... Şirketi yetkililerin talebi üzerine, sadece onlara özgü bir saç makyaj stüdyosu tasarladığını, saç ve makyaj işlemlerinin yapılacağı ve işlem sonrasında fotoğrafların çekilerek sosyal medyada yayınlanmasına yönelik olarak bilhassa etkileyici, gösterişli ve yenilikçi olarak tasarlandığını, makyaj stüdyosunun giriş-bekleme alanı, ...
Şirketi yetkililerin özel talebi üzerine incistiridye konseptinde tasarlandığını, inci şeklinde detayları bulunan bir karşılama masası ile tamamen inci renginde ve görünümünde bir karşılama bankosu tasarlandığını, tasarlanan makyaj stüdyosunun içerisinde, makyaj hizmetinin kişiye özel olarak verileceği bir özel (vip) oda konsepti de tasarlandığını, tasarlanan bu özel oda içerisinde, saç ve makyaj hizmeti almak isteyen müşterilere, kendi yakınlarıyla (örneğin müşteri bir gelin ise nedimelerle) birlikte hizmet alması ve fotoğraf çekimi yapılabilmesi düşünüldüğünü, bu sebeple, özel makyaj odalarında, antik dönem heykellerinin, sütunlarının,
duvar kağıtlarının ve mermer zeminlerin bulunduğu bir "..." oluşturulduğunu, tasarımların aslına sadık kalınmak suretiyle, ... Şirketi tarafından imal ettirilmiş ve yine ... Şirketi'nin "... Kadıköy/İstanbul" adresinde Ekim 2023 tarihinden itibaren kamuya sunulmuş olup, hali hazırda da aynı tasarımlarla faaliyet yürütüldüğünü, 10/08/2023 tarihinde müvekkil ile dava dışı ... Şirketi arasında bir "..." imzalandığını, müvekkil dava konusu tasarımları yalnızca dava dışı ...
Şirketi'ne özel olarak tasarlamış ve bir başka üçüncü kkişilerle de kesinlikle bu tasarımlarla ilgili yazılı bir lisans sözleşmesi yapmadığını, davalı şirket iki ayrı şubesinde dava konusu tasarımları, herşeyiyle birebir aynı olacak şekilde kullandırdığını davalıların haksız tecavüzlerinin durdurulmasına, davalıların muhtemel tecavüzlerinin önlenmesine, davalıların haksız tecavüzlerinin kaldırılmasına, HMK m. 109 gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın, davalı tarafından tasarım hakkına tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine,
HMK m. 109 gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik 10.000-TL yoksun kalınan kar miktarının, davalılar tarafından tasarım hakkına tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, 30.000-TL manevi tazminatın davalılar tarafından tasarım hakkına tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, 6769 sayılı SMK m. 151/4'e uyarınca yoksun kalınan kazancın yüzde 20 arttırılmasına, tasarım hakkına tecavüz teşkil eden ürünlere el konularak, masrafları davalılara ait olmak üzere şekillerinin değiştirilmesine,
masrafları davalılara ait olmak üzere, kesinleşmiş mahkeme kararının ülke çapında tirajı yüksek bir gazetede ilan edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiller tarafından .... Şti. unvanına sahip ...'a ait ... Şubesi ile akdedilen Franchise Sözleşmesi kapsamında işbu dava ile iddia olunan hususlar ile ilgili bilgi edinme hakkı kapsamında görüşüldüğünü, görüşmeler neticesinde .... Şti. unvanına sahip...
Şubesi'nden tarafça davacı yan ve ortağı ...'nun kendileri ile süreç içerisinde sürekli şekilde iletişim kurduklarını, bu hususa ilişkin olarak ellerinde yazışmaların mevcut olduğunu, ...
Şubesi ... ile yapılan görüşmelerde davacı yanın ve davacı yanın ortağı aynı zamanda öz kuzeni ... ile tasarımların kullanılması, tasarlanması ve yapım aşamalarında sürekli şekilde irtibat halinde oldukları davacı yanın kendilerine bizzat mail ve mesaj üzerinden tasarımlarını gönderdiği ve bunun karşılığında yüklü şekilde ödeme aldıkları beyan edildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde tasarımlarının ilk kez Ekim 2023 tarihinde piyasaya sunulduğunu, ...
Şubesi ile Ekim 2023 tarihlerinde sürekli şekilde tasarımların yapılması süreçleri ile ilgili konuşulduğu bilgisi taraflarına verildiğini, muhatapları ....
Şti. ve ...'ın ticari işletmeleri olduğundan ve işbu taraflar müvekkilerden bağımsız şekilde mimari proje ve tasarım süreçlerini yönettiğini, davacı tarafın vermiş olduğu yazılı kullanım onayı ile SMK m. 148 çerçevesinde taraflar arasında lisans sözleşmesi kurulduğunu, bu çerçevede “İzinsiz Kullanım” söz konusu olmadığını, davacı tarafın ilgili tasarımın kullanılmasına izin verdiğini, ilgili kullanım için ücret aldığını ve izinsiz kullanım olduğunu ileri sürdüğünü, müvekkilin başka illerde açılan ... işletmelerinde de davacın tarafın tasarımlarının kullanıldığı iddiasının da gerçek olmadığını, müvekkilin Adana ve Mersin ilindeki ...
İşletmeleri'nde davacı yanın tasarımlarının kullanıldığına ilişkin de herhangi bir delilin de dosya kapsamında sunulmadığını, bilirkişi raporunda davacının kendi tasarımı olduğunu iddia ettiği tasarımlar ile müvekkilin ... Şubelerinde kullanılan tasarımların benzer nitelikte olduğu tespit edildiğini, ...
Şubelerin muhataplarından ilgili ve gerekli deliller ikame edildikten sonra davanın esasına ilişkin bilirkişi raporu tanzim edilmediğini, davacı yanın kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarımlar müvekkile ihtar göndermeden hemen önce tescil başvurusu yapıldığını, davacı yanın imal etmiş olduğu envanterin "Tasarım" olarak kabul edilebilmesi için SMK m.55/4 uyarınca ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması gerektiğini, bilirkişi raporunda işbu hal incelenmediğini, bilirkişi raporu iddia ve deliller değerlendirmeksizin tanzim edildiğinden hatalı olduğunu,
mevcut delil durumu yeniden değerlendirilerek yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davaya cevap dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin kabulüne davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, dosyanın yeni bir rapor alınmak üzere yeni bir bilirkişiye tevdiine, mahkemeniz aksi kanaatte ise ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdiine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı ile işyeri davalılar adına kayıtlı olmadığından talebin herhangi somut bir veri olmadığından davalı açısından davacının tescilli markasına tecavüz eder mahiyette herhangibir eylemin mevcut olmadığı anlaşıldığından tedbir talebinin reddine" şeklindeki gerekçeleri ile;İhtiyati tedbir talebinin husumet nedeni ile reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil, ... Şirketi yetkililerin talebi üzerine, sadece onlara özgü bir saç-makyaj stüdyosu tasarladığını, bu tasarımın, saç ve makyaj işlemlerinin yapılacağı ve işlem sonrasında fotoğrafların çekilerek sosyal medyada yayınlanmasına yönelik olarak bilhassa etkileyici, gösterişli ve yenilikçi olarak tasarlandığını,... stüdyosunun giriş-bekleme alanı, ...
Şirketi yetkililerin özel talebi üzerine inci-istiridye konseptinde tasarlandığını, İstiridye şeklinde ve yerden tavana kadar uzanacak büyüklük ve yükseklikte bir dekoratif ayna tasarımı yapıldığını, inci şeklinde detayları bulunan bir karşılama masası ile tamamen inci renginde ve görünümünde bir karşılama bankosu tasarlandığını, makyaj stüdyosunun giriş ve bekleme alanları, bilinçli olarak ve ...
Limited Şirketi yetkililerinin özel talebi üzerine, stüdyonun diğer kısımlarına göre daha modern ve dinamik bir görünümde tasarlandığını, müvekkil 10/08/2023 tarihinde dava dışı...
Şirketi ile dava konusu tasarımlarla ilgili inhisari lisans sözleşmesi imzaladığını, tasarımı müvekkile ait olan ürünlerin davalılar tarafından arada yazılı bir lisans sözleşmesi bulunmadan kullanıldığını ve bu tasarımlardan ötürü ticari menfaat elde edildiğini, bilirkişi raporunda; davacı tarafa ait ...
(1) başvuru numaralı tasarım 1.3 ve 1.5 numaralı görsel ve dosyaya sunulan proje görseli ile davalı tarafa ait iş yerinde tespit edilen duvar, heykel şömine vb mağaza konseptlerinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı,
bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, kanaatine varıldığını, tasarım hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasını ve önlenmesi amacıyla tedbir taleplerinin yerel mahkemece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/176 Esas Sayılı 07/10/2024 tarihli ara kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve müvekkile teminat verilmesi hususlarında SMK m. 159/2 (a) ve (c) bendleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne, davalıların haksız tecavüzlerinin durdurulmasına,
karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın gerek dava dilekçesi gerek istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde HMK m.389 ve devam eden hükümlere dayanak olabilecek herhangi bir iddiası ve delili bulunmadığını yerel mahkeme kararının yerinde olduğunu bu sebeplerle davacı yanın istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık
konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.02/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davacı tarafa ait ... (1) başvuru numaralı tasarım 1.2 numaralı görsel, ...
(2) ve (3) başvuru numaralı tasarım ile davalı tarafa ait iş yerinde tespit edilen ayna, banko, masa vb. mağaza konseptlerinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait... (1) başvuru numaralı tasarım 1.3 numaralı görsel, ...
(4) başvuru numaralı tasarım ve dosyaya sunulan proje görseli ile davalı tarafa ait iş yerinde tespit edilen sandalye, ayna, dolap vb. mağaza konseptlerinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... (1) başvuru numaralı tasarım 1.3 numaralı görsel, ...
(4) başvuru numaralı tasarım ve dosyaya sunulan proje görseli ile davalı tarafa ait iş yerinde tespit edilen sandalye, ayna, dolap vb. mağaza konseptlerinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ...
(1) başvuru numaralı tasarım 1.3 ve 1.5 numaralı görsel ve dosyaya sunulan proje görseli ile davalı tarafa ait iş yerinde tespit edilen duvar, heykel şömine vb mağaza konseptlerinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları" belirtilmiştir.Mahkeme istinafa konu 07/10/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda dosya kapsamında bulunan deliller birlikte değerlendirildiğinde.
12/08/2024 tarihinde davacı tarafça tasarım başvurusunun yapıldığı anlaşılıyorsa da, tasarım başvuru kaydının mahkemece celp edilmediği ancak rapor içeriğinden başvurunun bültende yayınlanmadığı anlaşıldığı, tescilsiz tasarım koruma şartlarının bulunup bulunmadığının ve dava dışı 3. Şahıs ile yapılan lisans sözleşmesi şartlarının tartışılmasının yargılamayı gerektirdiği, tespit yapılan adresin vergi levhasına göre üçüncü kişinin adresi olduğu anlaşılmakla üçüncü kişi adresinde yapılan tespite istinaden bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbirin reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre,6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
05/12/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1617, K. 2024/2004, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama