AC

MAKALE · DOLANDIRICILIK VE İBAN MAĞDURİYETİ

Hesap Kiralama ve İBAN Kullandırma — Hukuki Riskler

KISA ÖZET

Banka hesabınızı veya IBAN'ınızı para karşılığı başkasına kullandırmak, hesap bahis ya da dolandırıcılık trafiğinde kullanıldığında sizi TCK m.158 nitelikli dolandırıcılık iştiraki (3-10 yıl hapis) ve kara para aklama şüphesiyle karşı karşıya bırakır; hesap…

·Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti·6 dk okuma·209 görüntülenme·, Konya Barosu·Son gözden geçirme: 29 Eylül 2026
İÇİNDEKİLER
Hesap Kiralama ve İBAN Kullandırma — Hukuki Riskler

Son yıllarda özellikle gençler arasında yayılan bir dolandırıcılık türü; "hesap kiralama" veya "IBAN kullandırma" teklifleridir. Sosyal medya üzerinden "günlük 500-1000 TL" gibi cazip tekliflerle ya da iş ilanı görünümünde yapılan duyurularla, kişilerin banka hesaplarını başkalarının kullanımına açması istenmektedir. Bu durum, hesabını paylaşan kişiyi ciddi hukuki risklere sürükleyebilmektedir.

Hatırlatma: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Verilen kanun maddeleri ve ceza aralıkları genel mevzuat çerçevesindedir; her dosyanın koşulları farklıdır ve verilecek karar hâkimin takdir yetkisindedir.

Hesap Kiralama Nasıl Yapılıyor?

Tipik akış şu şekildedir:

  1. Sosyal medya, Telegram, mesajlaşma uygulamalarından "iş ilanı" veya "yatırım fırsatı" duyurusu yapılır.
  2. İlgi gösteren kişiden banka kartı, internet bankacılığı şifresi, OTP kodu veya doğrudan hesap erişimi istenir.
  3. Hesap, bahis trafiği, dolandırıcılık paralarının yönlendirilmesi, kara para aklama veya yasadışı bahis sitelerine para girişi/çıkışı için kullanılır.
  4. Hesap sahibine vaat edilen bedelin küçük bir kısmı ödenir; çoğu zaman ödeme dahi yapılmaz.
  5. Birkaç hafta-ay içinde hesap MASAK tarafından dondurulur veya hesap sahibi savcılık tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılır.

Karşılaşılabilecek Suç Tipleri

Hesap kullandırma fiili; somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki suç tiplerinden bir veya birkaçı yönünden değerlendirilebilir.

1) Nitelikli Dolandırıcılık İştiraki (TCK m.158)

İnternet, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık fiilinin işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. Mevzuatta öngörülen ceza aralığı 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.

İştirak (TCK m.37 vd.) hükümleri uyarınca, fiilin işlenmesine bilerek katkı sağlayan kişiler aynı suçtan sorumlu tutulabilir. Hesabını kullandıran kişi:

  • Suçun işlendiğini biliyorsa "müşterek fail" konumunda değerlendirilebilir,
  • Suçun işlenmesine yardım amacıyla araç sağlamışsa "yardım eden" (m.39) konumunda olabilir,
  • Hiç bilgi sahibi değilse ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiyse "iyiniyetli" konumdaki argümanlarını ileri sürebilir.

Dosyanın hangi yönde ilerleyeceği delil durumuna ve mahkemenin takdir yetkisine bağlıdır.

2) Suç Gelirlerini Aklama (TCK m.282)

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek ya da meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi hakkında ceza öngörülmüştür; mevzuatta öngörülen ceza aralığı 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezasıdır.

"Suçtan kaynaklanan malvarlığı" kavramı; yasadışı bahis, dolandırıcılık, uyuşturucu satışı gibi öncül suçlardan elde edilen geliri kapsar. Hesabınız bu nitelikteki bir paranın transferi için kullanılırsa kara para aklama iddiası gündeme gelebilir.

3) 5549 Sayılı Kanun Kapsamında İdari Sorumluluk

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, MASAK'a şüpheli işlem bildirim yükümlülüğü ve idari para cezası öngörmektedir. Bu kanun çerçevesinde:

  • Bankalar, şüpheli işlem tespit ettiğinde MASAK'a bildirim yapma zorunluluğundadır.
  • Hesabınız bildirilmiş olabilir ve haberiniz olmaksızın inceleme başlamış olabilir.
  • Kanunun çeşitli maddelerinde idari para cezaları öngörülmüştür.

4) Bilişim Sistemine Girme veya Banka Kartı Kötüye Kullanılması

Hesap erişim bilgileri başkasıyla paylaşıldığında, sonraki bilişim suçları (TCK m.243, TCK m.245) yönünden hesap sahibinin "yardım eden" konumunda görüldüğü dosyalar olabilir.

"Bilmiyordum" Savunması ve Sınırları

"Hesabımı kullanılacağını bilmiyordum" savunması mahkeme tarafından değerlendirilirken aşağıdaki kıstaslar dikkate alınır:

  • İlanın "ev hanımına haftada 5.000 TL" gibi olağandışı vaatler içerip içermediği
  • İletişimin ağırlıklı olarak Telegram/WhatsApp gibi anlık ve silinebilir kanallardan yürütülüp yürütülmediği
  • Kart, şifre, OTP gibi özel bilgilerin üçüncü kişiye verilmiş olması
  • Hesaba giren paranın miktarı ve hesap sahibinin gelir profiline uygunluğu
  • İşlemler süresince hesap sahibinin neden müdahale etmediği
  • Hesap sahibinin yaşı, eğitimi ve ekonomik durumu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu yerleşik içtihadında, "ortalama bir kişinin sezebileceği" şüpheli durumların görmezden gelinmesini iyiniyetin sınırı olarak değerlendirmektedir. Sonuç her dosyada farklı olabilir.

Mağdur Konumda Kalmamak İçin

  1. Asla banka şifrenizi, OTP kodunuzu, kart bilgilerinizi ve internet bankacılığı erişiminizi başkasıyla paylaşmayın.
  2. Sosyal medyada gördüğünüz "kolay para kazan" türü tekliflere temkinli yaklaşın; ücretsiz öğle yemeği yoktur.
  3. Hesabınıza beklenmeyen para girişi olduğunda hemen bankaya bildirin ve süreci yazılı belgeleyin.
  4. Bilmediğiniz bir kişiye veya organizasyona "iş ilanı" gerekçesiyle banka bilgilerinizi vermeyin.
  5. Çocuklarınızı ve yaşlı yakınlarınızı bu tür dolandırıcılık türleri konusunda bilgilendirin.

Şüpheli Konumdaysanız Ne Yapmalısınız?

Eğer hakkınızda zaten bir soruşturma başlatıldıysa veya MASAK blokesi geldiyse:

  • Müdafi (avukat) olmadan ifade vermemeyi tercih edin. İlk ifade dosyanın seyri açısından çok önemlidir.
  • Hesabınıza ilişkin tüm yazışmaları (mesaj, e-posta, sosyal medya konuşmaları) zaman damgalı olarak saklayın; silmeyin.
  • Dolandırıldığınızı düşünüyorsanız, siz de ayrı bir suç duyurusunda bulunarak mağdur sıfatınızı belgelemeye çalışın.
  • Tahliye/savunma stratejisinde acele etmeyin; uzman bir ceza avukatı ile çalışın.

Sonuç

Hesap kullandırma; ister bilerek ister bilmeyerek olsun, ciddi hukuki sonuçlara yol açabilen bir alandır. Cezai süreç, idari MASAK süreci ve özel hukuk talepleri eş zamanlı işleyebilir. Mevzuatta öngörülen ceza aralıkları yüksek olmakla birlikte, somut olayda verilecek karar; delil durumuna, kasıt unsuruna, bilgi düzeyine ve mahkemenin takdir yetkisine göre değişir. Bu nedenle her dosya kendine özgü stratejiyle yönetilmelidir; kesin sonuç vaat edilemez.

2026 Değişikliği: TCK m.158/4 ile Yarı Oranında İndirim

Bu başlık, hesabını kullandıran kişiler bakımından yürürlükteki en önemli gelişmedir. 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle (16/7/2026; Resmî Gazete 31/7/2026) TCK m.158’e dördüncü fıkra eklenmiştir:

TCK m.158/4 (Ek:16/7/2026-7589/13 md.): “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”

Bu düzenlemenin pratik anlamı şudur: kişinin katkısı yalnızca hesap/kart bilgisini veya hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ya da aracı başkasına vermekle sınırlı kalmışsa, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Hangi Hâllerde Uygulanır, Hangi Hâllerde Uygulanmaz?

  • Uygulanabilir: kişi yalnızca hesabını/kartını ya da erişim bilgisini vermiş; parayı çekme, mağduru arama, yönlendirme gibi başka bir eylemde bulunmamışsa.
  • Uygulanmaz: kişi ayrıca parayı çekmiş, transfer etmiş, mağdurla iletişime geçmiş veya organizasyonun başka bir aşamasında rol almışsa; çünkü fıkra “bu fiille sınırlı olması” koşuluna bağlıdır.
  • Kapsam geniş: banka ve kredi kartı yanında aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar da açıkça sayılmıştır.

Savunma bakımından sonuç: dosyada müvekkilin katkısının gerçekten bu fiille sınırlı kaldığının ortaya konulması, doğrudan ceza miktarını etkiler. Bu nedenle ifade ve savunmada eylemin sınırının somut biçimde gösterilmesi gerekir. Üç veya daha fazla kişiyle işlenme hâlindeki artırım (TCK m.158/3) ile bu indirimin birlikte nasıl uygulanacağı ayrıca tartışılmalıdır.

Lehe kanun: Fıkra 31/7/2026 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, daha önceki fiillere de TCK m.7/2 uyarınca lehe hüküm olarak uygulanması gündeme gelir. Kesinleşmiş hükümlerde uyarlama yargılaması yolu değerlendirilmelidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimiBu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

İlgili makaleler

İlgili Yargıtay Kararları

Kararlar karararama.yargitay.gov.tr üzerinden doğrulanabilir.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.