İçeriğe geç
AC

Uyarlama Yargılaması Nedir, Nasıl Yapılır? (CGTİHK m.98 – TCK m.7/2)

Ceza Hukuku 6 dk okuma 25 görüntülenme , Konya Barosu Son gözden geçirme: 27 Eylül 2026
Uyarlama Yargılaması Nedir, Nasıl Yapılır? (CGTİHK m.98 – TCK m.7/2)

Ceza hukukunda kesinleşmiş bir hüküm kural olarak kesin hüküm gücü taşır. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır: hüküm kesinleştikten sonra kanun değişir ve yeni düzenleme hükümlünün lehine olursa, hükümde değişiklik yapılabilir. Bu faaliyete uyarlama yargılaması (mahkûmiyet hükmünde değişiklik) denir. Bu makale uyarlamanın hukuki dayanağını, usulünü, sınırlarını ve kanun yolunu gerçek Yargıtay kararlarıyla açıklar.

Hatırlatma: Bu makale bilgilendirme amaçlıdır. Aktarılan madde metinleri ve karar özetleri gerçek kaynaklara dayanır; her dosyanın koşulları farklıdır ve kesin sonuç vaadinde bulunulmamaktadır.

İçindekiler

1. Uyarlama Yargılaması Nedir?

Uyarlama yargılaması, hükümlünün lehine olan kanun hükmünün belirlenmesi ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde değişiklik yapılıp yapılmayacağının tespiti faaliyetidir. Hüküm kesinleştikten sonra yürürlüğe giren kanunun fail lehine yeni hükümler getirip getirmediği incelenir.

Yargıtay, bu yargılamanın niteliğini açıkça ortaya koymuştur:

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E.2025/6491, K.2026/7251, 18.06.2026: Uyarlama yargılaması, sonraki kanunun lehe hükümlerinin saptanmasıyla sınırlı, kendine özgü talî bir yargılamadır ve merci mahkemesinin denetimi bu uyarlama kararının hukuka uygunluğu ile sınırlı olmalıdır; itiraz merciinin asıl mahkûmiyet kararı üzerinden esasa girerek beraat vermesi bu sınırı aşar. (kararın tamamı)

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2025/3449, K.2026/3806, 14.04.2026: Karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 tarihli ve 2007/8-125 Esas, 2007/186 Karar sayılı kararına atıfla, uyarlama yargılamasının sonraki kanunun lehe hükümlerinin saptanmasıyla sınırlı, kendine özgü bir yargılama olduğunu ve infaz aşamasındaki (kesinleşmiş) dosyalar ile yargılaması devam eden dosyaların koşullarının farklı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. (kararın tamamı)

2. Hukuki Dayanak: CGTİHK m.98 ve TCK m.7/2

Uyarlama iki hükme dayanır:

  • TCK m.7/2: “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.”
  • 5275 sayılı Kanun (CGTİHK) m.98: Kesinleşen bir hüküm ancak yargılamanın yenilenmesi, sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan kanun gereğince uyarlama yapılması, Yargıtay tarafından kanun yararına bozulması ya da kanunun açık bir hükmü gereğince değiştirilebilir.

Buradaki kilit ifade TCK m.7/2’deki “ve infaz olunur” ibaresidir: lehe kanun yalnızca yargılama sırasında değil, infaz aşamasında da uygulanır. Kesinleşmiş hüküm bu nedenle dokunulmaz değildir.

3. Kim Talep Eder, Hangi Mahkemeden?

KonuUygulama
Görevli mahkemeHükmü veren mahkeme (ilk derece mahkemesi)
Talep sahibiHükümlü veya avukatı dilekçeyle; mahkeme resen de ele alabilir
Başvuru biçimiDilekçe
Kanun yoluİtiraz — iki hafta içinde

Mahkemenin resen harekete geçebilmesi önemlidir; ancak uygulamada beklemek yerine dilekçeyle talep etmek süreci başlatan yoldur. Avukatın başvuru hakkı bakımından CMK m.261 de gündeme gelir.

4. Duruşma Açılır mı?

Duruşma her hâlde zorunlu değildir. İnceleme yapılmasının gerekmediği hâllerde karar evrak üzerinde verilebilir. Ancak ceza sorumluluğu veya suçun unsurları değişmişse, yani yeniden bir değerlendirme gerekiyorsa duruşma açılması gerekir.

Bu ayrım pratik olarak şu anlama gelir: yalnızca ceza miktarında indirim gerektiren bir değişiklikte dosya üzerinden karar verilebilirken, eylemin niteliğini etkileyen bir değişiklikte duruşmalı inceleme talep edilmelidir.

5. Lehe Kanun Nasıl Belirlenir?

Lehe kanun tespiti soyut bir karşılaştırma değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik yaklaşımına göre her iki kanun somut olaya ayrı ayrı ve birbirine karıştırılmaksızın uygulanır, ortaya çıkan sonuçlar karşılaştırılır ve hangisi hükümlü lehine ise o kanun uygulanır.

Kritik uyarı: İki kanunun lehe hükümleri birleştirilerek melez bir sonuç üretilemez. Örneğin eski kanunun ceza aralığı ile yeni kanunun indirim hükmü bir arada kullanılarak karma bir ceza belirlenmesi hukuka aykırıdır.

6. Mahkemenin Sınırı: Esasa Girebilir mi?

Bu, uyarlamanın en çok hata yapılan noktasıdır. Uyarlama yargılamasında mahkeme kural olarak önceki kararın dışına çıkamaz; delilleri yeniden tartışıp beraat veremez. Ancak sınırlı bir istisna vardır: eylem suç olmaktan çıkmışsa veya lehe kanun bunu gerektiriyorsa beraat kararı verilebilir.

Yukarıda aktarılan 7. Ceza Dairesi E.2025/6491 kararı tam bu sınırı çizer: itiraz merciinin asıl mahkûmiyet kararı üzerinden esasa girerek beraat vermesi, uyarlama denetiminin sınırını aşar.

7. Kanun Yolu: İtiraz

Uyarlama kararına karşı başvurulacak yol itirazdır ve süre iki haftadır (5275 sayılı Kanun m.101/3). Uygulamada bu nokta sık karıştırılır ve temyiz yoluna gidilerek hak kaybı yaşanır.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E.2026/1269, K.2026/6849, 11.06.2026: Uyarlama kararına konu mahkûmiyet, 5252 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 01.06.2005’ten sonra kesinleştiğinden, bu tarihten sonra yapılan uyarlama yargılaması sonunda verilen karara karşı 5275 sayılı Kanun’un 101/3 maddesi gereği temyiz değil itiraz kanun yolu açıktır. Bu nedenle temyiz merciince esasa ilişkin inceleme yapılamaz. (kararın tamamı)

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2026/3417, K.2026/8268, 05.05.2026: Uyarlama yargılamasının kanun yolu, uyarlamaya konu asıl kararın Yargıtay denetiminden geçip geçmediğine bağlıdır: geçmemişse ve karar 20.07.2016 (bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı tarih) sonrası verilmişse kanun yolu istinaftır. Ayrıca temyiz denetimi için uyarlamaya konu asıl dosyanın aslı veya onaylı örneğinin dosyada bulunması gerekir. (kararın tamamı)

Bu iki karar birlikte okunduğunda kanun yolunun dosyanın geçmişine göre değiştiği anlaşılır. Bu nedenle başvuru öncesinde asıl kararın kesinleşme tarihi ve denetim geçmişi mutlaka incelenmelidir. İstinaf usulü için ceza davasında istinaf (CMK m.272-273) makalemize bakabilirsiniz.

8. Uygulamada Karşılaşılan Hâller

Uyarlama yalnızca ceza miktarındaki değişikliklerde değil, suçun usulüne ilişkin kurumlarda yapılan değişikliklerde de gündeme gelir:

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E.2024/3909, K.2026/2783, 02.04.2026: Tekerrüre esas alınan TCK m.141/1’e uyan hırsızlık suçunun yasa değişikliği ile uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle uyarlama yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. (kararın tamamı)

Bu karar önemli bir imkâna işaret eder: bir suç sonradan uzlaştırma kapsamına alınmışsa, bu durum hükümlü lehine bir değişiklik olarak uyarlama konusu yapılabilir. Uzlaştırmanın kapsamı için uzlaştırma (CMK m.253-254) makalemize bakınız.

Uygulamada uyarlama talebine konu olan tipik değişiklikler şunlardır:

  • Suçun ceza aralığının indirilmesi
  • Yeni bir indirim hükmü veya etkin pişmanlık düzenlemesi getirilmesi
  • Suçun uzlaştırma veya önödeme kapsamına alınması
  • Eylemin suç olmaktan çıkarılması (bu hâlde beraat gündeme gelir)
  • İnfaz rejiminde hükümlü lehine değişiklik yapılması
  • Bir hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi — bu durumda lehe hüküm değerlendirmesi gündeme gelir (örnek bir iptal için bkz. silahlı örgüt suçu ve TCK 314/3’ün iptali)

9. Kritik Noktalar

  • Kanun yolu itirazdır, temyiz değil: süre iki hafta; yanlış yola başvurmak hak kaybına yol açar (5275 m.101/3).
  • Görevli mahkeme hükmü veren mahkemedir: infaz savcılığına veya başka bir mahkemeye yapılan başvuru süreci geciktirir.
  • Lehe kanun karıştırılamaz: iki kanun ayrı ayrı uygulanıp sonuçlar karşılaştırılır; melez uygulama hukuka aykırıdır.
  • Esasa girme sınırlıdır: uyarlamada delil tartışması yapılmaz; ancak eylem suç olmaktan çıkmışsa beraat mümkündür.
  • Talep beklemeden yapılmalı: mahkeme resen de ele alabilir, fakat dilekçe süreci fiilen başlatan yoldur.
  • Asıl dosya şart: denetim için uyarlamaya konu asıl dosyanın aslı veya onaylı örneği dosyada bulunmalıdır.

Avukat Desteği

Uyarlama yargılamasında; lehe kanun karşılaştırmasının doğru yöntemle yapılması, doğru mahkemeye başvurulması, kanun yolunun (itiraz/istinaf) dosyanın geçmişine göre belirlenmesi ve iki haftalık sürenin kaçırılmaması sonucu doğrudan etkiler. Kesinleşmiş bir hükmünüz varken lehinize bir kanun değişikliği olduğunu düşünüyorsanız ceza hukuku alanında çalışan bir avukattan destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7/2 (Zaman bakımından uygulama — lehe kanun uygulanır ve infaz olunur)
  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.98 (Kesinleşen hükümde değişiklik), m.101/3 (İtiraz kanun yolu)
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.261 (Avukatın başvurma hakkı), m.253-254 (Uzlaştırma) — ilgili
  • 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun (01.06.2005 yürürlük tarihi)
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 18.09.2007 tarihli, E.2007/8-125, K.2007/186 — uyarlamanın talî yargılama niteliği (12. CD kararında anılmıştır)
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/6491, K.2026/7251, 18.06.2026 — uyarlamanın sınırı, merci denetiminin kapsamı
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2026/1269, K.2026/6849, 11.06.2026 — 01.06.2005 sonrası kesinleşme, itiraz kanun yolu
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/3417, K.2026/8268, 05.05.2026 — kanun yolunun asıl kararın denetimine bağlı olması
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/3449, K.2026/3806, 14.04.2026 — infaz aşaması ile devam eden yargılamanın farklı değerlendirilmesi
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3909, K.2026/2783, 02.04.2026 — uzlaşma kapsamına alınma nedeniyle uyarlama araştırması
Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla