AC

MAKALE · CEZA HUKUKU

Uyuşturucu Kullanma Suçunda Denetimli Serbestlik ve Kamu Davasının Ertelenmesi (TCK m.191)

ÖZET

Uyuşturucu kullanma suçunda denetimli serbestlik tedbiri, şartları, süresi ve uyulması gereken yükümlülükler.

·Ceza Hukuku·5 dk okuma·170 görüntülenme·, Konya Barosu·Son güncelleme: 30 Eylül 2026
İÇİNDEKİLER
Uyuşturucu Kullanma Suçunda Denetimli Serbestlik ve Kamu Davasının Ertelenmesi (TCK m.191)

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma suçu Türk Ceza Kanunu m.191'de düzenlenmiştir. Bu suçta kanun, diğer suçlardan ayrılan özel bir usul öngörür: soruşturma sonunda kural olarak doğrudan kamu davası açılmaz, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve bu sürede denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Aşağıdaki açıklamalar 5237 sayılı Kanun'un yürürlükteki metnine göredir.

Suçun Cezası: TCK 191/1

TCK 191/1'e göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Maddenin bu hâli 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesiyle getirilmiştir; aynı değişiklikle madde başlığı da güncellenmiştir.

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi: Beş Yıl

TCK 191/2, bu suça özgü ve zorunlu bir erteleme rejimi kurar. Madde metnine göre, bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Bu hükmün iki teknik sonucu vardır. Birincisi, CMK 171'de kamu davasının açılmasının ertelenmesi için öngörülen genel koşullar (üst sınır bakımından ceza ölçütü, önceki kasıtlı suç bulunmaması gibi) bu suçta aranmaz. İkincisi, madde "karar verilir" diyerek savcıya takdir değil yükümlülük yüklemiştir. Erteleme kararı, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen cümle uyarınca kolluk birimlerine de bildirilir.

Cumhuriyet savcısı, erteleme kararı ile birlikte şüpheliyi; erteleme süresi zarfında yükümlülüklere uygun davranmaması veya yasakları ihlal etmesi hâlinde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.

Denetimli Serbestlik Süresi: Asgari Bir Yıl, En Fazla Üç Yıl

TCK 191/3 (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun ile değişik) uyarınca, erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.

Dolayısıyla denetimli serbestliğin toplam süresi asgari bir yıl olup, uzatmalarla birlikte en fazla üç yıla kadar çıkabilir. Bu üç yıllık üst sınır, beş yıllık erteleme süresinin içinde yer alır; iki süre birbirinden farklıdır ve karıştırılmamalıdır.

Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Tedavi, madde metnine göre her dosyada zorunlu değildir; gereklilik değerlendirmesine bağlıdır.

Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.

Yükümlülüğün İhlali: Kamu Davası Hangi Hâllerde Açılır?

TCK 191/4, erteleme süresi içinde kamu davasının açılmasını gerektiren üç hâli sayar:

  • Kişinin kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi (191/4-a). Madde "ısrar" ölçütünü kullandığı için tek bir aksaklık kendiliğinden ihlal sonucu doğurmaz; ısrarın somut olarak ortaya konması gerekir.
  • Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması (191/4-b).
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması (191/4-c).

TCK 191/5 önemli bir güvence içerir: erteleme süresi içinde kişinin tekrar kullanmak için madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması ya da madde kullanması dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Yani bu fiil için ikinci bir dava açılmaz; sonuç, mevcut ertelemenin sona ermesidir.

TCK 191/6 uyarınca, dördüncü fıkraya göre kamu davası açıldıktan sonra aynı suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca erteleme kararı verilemez. Erteleme imkânı, bu bakımdan bir kez kullanılabilir niteliktedir.

Süre Sorunsuz Tamamlanırsa: Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı

TCK 191/7'ye göre şüpheli, erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Süre yükümlülüklere uyularak tamamlandığında dosya bu kararla sonuçlanır.

Kovuşturma Evresinde HAGB: TCK 191/8

TCK 191/8, ticaret iddiasıyla açılmış dosyalar bakımından ayrı bir imkân getirir. Buna göre, TCK 188'de tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ya da TCK 190'da tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.

Bu hüküm, nitelendirme tartışmasının kovuşturma aşamasında da sürdürülebileceğini gösterir. TCK 188/3 ile TCK 191 arasındaki ceza farkı çok büyük olduğundan (on yıldan az olmamak üzere hapis karşısında iki yıldan beş yıla kadar hapis), fiilin münhasıran kullanma kapsamında kaldığının ortaya konması dosyanın seyrini kökten değiştirir.

Savunmada Denetlenecek Başlıklar

  • Nitelendirme: Ele geçen maddenin miktarı, bulunduruluş biçimi ve kişinin madde kullanıcısı olduğuna ilişkin tıbbi veriler karşısında fiil TCK 191 kapsamında mı, TCK 188/3 kapsamında mı?
  • Erteleme kararının verilip verilmediği: TCK 191/2 savcıya yükümlülük yüklediği için, koşullar varken erteleme kararı verilmemişse bu husus ileri sürülür.
  • CMK 171 koşulları: Bu suçta aranmadığı için, CMK 171 gerekçesiyle erteleme reddedilmişse itiraz konusu olur.
  • İhlal iddiasının denetimi: 191/4-a bakımından "ısrar" ölçütünün gerçekten oluşup oluşmadığı; tek seferlik aksaklığın ısrar sayılıp sayılamayacağı.
  • Ayrı dava yasağı: Erteleme süresi içindeki yeni kullanma fiili için ayrı soruşturma açılmışsa 191/5'e aykırılık.
  • Denetimli serbestlik süresi: Uzatmaların altışar aylık dilimler ve iki yıllık toplam uzatma sınırına uygun yapılıp yapılmadığı.
  • Tedavi zorunluluğu: Tedavinin "gerek görülmesi hâlinde" uygulanabileceği; gereklilik değerlendirmesinin somut olarak yapılıp yapılmadığı.
  • Kovuşturma evresinde 191/8: Ticaret iddiasıyla yargılanan dosyada fiilin münhasıran kullanma kapsamında kaldığının ortaya konması.

Denetimli serbestlik süreci, yükümlülüklere uyulduğunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlanan bir süreçtir; bu nedenle süre içindeki yükümlülüklerin kapsamının baştan doğru anlaşılması büyük önem taşır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her dosya kendi koşullarında değerlendirilir ve sonuç hakkında öngörüde bulunulmamaktadır. Madde metinleri ve süreler için güncel mevzuat esas alınmalıdır (mevzuat.gov.tr).

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimiBu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

İlgili makaleler

İlgili Yargıtay Kararları

Kararlar karararama.yargitay.gov.tr üzerinden doğrulanabilir.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.