CMK m.217/1: "Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir."
İlke: Vicdani Kanaat
Türk ceza yargılamasında "delil serbestliği" ve "vicdani kanaat" ilkeleri esastır. Hâkim, delillere belirli ağırlıklar atayarak değil, bir bütün olarak değerlendirir.
Sınırlar
- Hukuka uygun elde edilmiş deliller
- Mantıklı, tutarlı, makul kanaat
- Gerekçeli karar yazma zorunluluğu (Anayasa m.141)
- Şüphe sanık lehine yorumlanır (in dubio pro reo)
Delil Yasakları (CMK m.148, 206)
- Yasak yöntemlerle alınmış ifade (m.148)
- Hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller (m.206)
- Bu deliller kullanılamaz
Yargıtay CGK
CGK, vicdani kanaatin "keyfilik" olmadığını, somut delillerle desteklenmesi ve gerekçelendirilmesi gerektiğini istikrarlı şekilde benimsemektedir. Aksi halde karar bozulur.
Kapsam notu: Yukarıdaki değerlendirme, belirli bir karara atıf yapmak yerine uygulamada yerleşik hâle gelmiş genel yaklaşımı özetlemektedir; bu nedenle esas ve karar numarası verilmemiştir. Somut bir dosyada emsal karara dayanılacaksa, ilgili kararın esas ve karar numarasıyla Yargıtay Karar Arama üzerinden teyit edilmesi ve tam metninin incelenmesi gerekir. Her dosyanın olgu örgüsü farklı olduğundan kararların somut olaya uygulanışı dosyaya özgüdür.
Hukuk Yargılamasında
HMK m.198: Hukuk hâkimi de delilleri vicdani kanaatine göre değerlendirir; ancak kesin deliller (senet, ikrar, yemin) hâkimi bağlar.
Avukat desteği önerilir.