Deepfake yöntemiyle üretilmiş bir görüntü veya sesle karşılaşan kişi için ilk hedef içeriğin yayılmasını durdurmak, ikinci hedef ise tazminat talebinin dayanağını kurmaktır. Bu iki hedef farklı hızlarda ilerler: içerik saatler içinde çoğalırken, tazminat dosyası aylar süren bir ispat çalışmasına dayanır. Bu nedenle sıralamayı baştan doğru kurmak gerekir.
İlk Saatlerde Delili Sabitlemek
İçerik kaldırıldığında delilin de kaybolduğu çok görülür. Bu yüzden başvurudan önce içeriğin bulunduğu adres, yayın tarihi, hesap bilgileri ve etkileşim verileri kayıt altına alınmalıdır. Yalnızca ekran görüntüsü değil, adresin tamamını ve erişim anını gösteren bir tespit tercih edilmelidir. Görüntünün üretim izlerini taşıyan dosya örneği elde edilebiliyorsa, teknik inceleme için ayrıca saklanmalıdır; sonradan yapılacak bilirkişi incelemesi bu ham veriye dayanır.
İçeriğin Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi
5651 sayılı Kanun, kişilik hakkı ihlal edilen kişiye içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi bakımından bir başvuru yolu tanır; başvuru doğrudan içerik veya yer sağlayıcıya yapılabileceği gibi yargı merciine de yapılabilir. Kişisel veri boyutu bakımından KVKK kapsamındaki talep hakları ayrıca değerlendirilir. Fiil bir hesabın ele geçirilmesi veya sisteme hukuka aykırı erişimle birleşiyorsa, TCK 243-245 kapsamındaki suçlar bakımından ayrı bir şikâyet gündeme gelir. Bu üç yol birbirinin alternatifi değildir; farklı sonuçlar doğurdukları için paralel yürütülür.
Tazminat Kalemlerini Somutlaştırmak
Manevi tazminat talebi "itibar zedelendi" ifadesiyle yetinilerek değil, ihlalin yaygınlığı, içeriğin görüntülenme ölçüsü, mağdurun mesleki konumu ve içeriğin ulaştığı çevre gösterilerek kurulmalıdır. Maddi zarar bakımından ise iptal edilen iş görüşmeleri, sona eren sözleşmeler, reklam gelirindeki düşüş gibi kalemlerin belgeye bağlanması gerekir. Failin belirlenemediği hâllerde talebin kime yöneltileceği ayrı bir hukuki sorundur ve yer sağlayıcıya ilişkin sorumluluk rejimi bu noktada devreye girer.
Tebligat Zincirindeki Gecikme
Bu dosyalarda gecikme iki noktada zarar verir. İlki, kaldırma kararının ilgili sağlayıcıya bildirilmesindeki gecikmedir; karar alınmış olsa da içerik bu arada başka platformlara kopyalanabilir. İkincisi, verilen kararların ve ara kararların tarafa tebliğindeki gecikmedir; itiraz ve ek delil sunma süreleri buradan işlemeye başladığı için, tebliğ tarihleri içerik takibiyle birlikte tek listeden izlenmelidir.
Sentetik içerik uyuşmazlıkları teknik ve hukuki hazırlığın birlikte yürütülmesini gerektirir. Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; içeriğin niteliği ve yayıldığı ortam değiştiğinde izlenecek yol da değişeceğinden, ilk günlerde hukuki ve teknik destek almanız önerilir.