Sosyal medya, e-posta veya bankacılık hesabının ele geçirilmesi, tek bir olay gibi görünse de birden çok hukuki başlığı aynı anda harekete geçirir: ceza soruşturması, içeriğin kaldırılması ve kişisel verilerin korunması. Bu üç yol farklı mercilere gider. TCK 243-245, 5651 sayılı Kanun ve KVKK çerçevesinde hangi talebin nereye yöneltileceği aşağıda ele alınmaktadır.
İlk Saatlerde Yapılacaklar
Hesabın ele geçirildiği fark edildiğinde delil hızla kaybolur. Platformların bağlantı kayıtlarını saklama süreleri sınırlıdır. Bu nedenle şu adımlar gecikmeden atılmalıdır:
- Hesaba ilişkin güvenlik bildirimlerinin, giriş uyarılarının ve şifre değişikliği e-postalarının silinmeden saklanması.
- Ele geçirilen hesaptan gönderilen mesaj ve paylaşımların bağlantı adresiyle birlikte kaydedilmesi.
- Varsa banka veya ödeme kuruluşuna derhâl bildirim yapılıp işlem itirazının kayda geçirilmesi.
- Kendi cihazınızda zararlı yazılım şüphesi varsa cihazın kurcalanmaması.
Yetkili Savcılığın Belirlenmesi
Bilişim yoluyla işlenen suçlarda suçun işlendiği yerin tespiti tartışmalıdır; fail farklı bir ilde veya yurt dışında olabilir. Uygulamada mağdurun bulunduğu yer savcılığına yapılan şikâyet işleme alınır ve gerekiyorsa dosya yetkili yere gönderilir. Bu nedenle şikâyet için başka bir ile gitmek gerekmez. Önemli olan dilekçede olayın kronolojisinin, ele geçirilen hesabın kimliğinin ve zararın açıkça gösterilmesidir.
Şikâyete Bağlılık Meselesi
Bilişim sistemine hukuka aykırı girme ve verileri bozma, yok etme veya değiştirme fiilleri bakımından soruşturma kural olarak şikâyete bağlı değildir; bunlar öğrenildiğinde resen soruşturulur. Buna karşılık banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasına ilişkin bazı hâllerde ve kişisel verilere ilişkin bazı fiillerde şikâyet aranır. Bu ayrımın gözden kaçırılması, süresi içinde şikâyet edilmemesi sonucunu doğurabilir.
İçerik Kaldırma: Ayrı Bir Yol
Ele geçirilen hesaptan yapılan paylaşımların kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebi, ceza soruşturmasından bağımsız olarak 5651 sayılı Kanun kapsamında sulh ceza hâkimliğine yöneltilir. Bu yolun hızı, ceza dosyasının seyrine bağlı değildir; kişilik hakkı ihlali doğuran içerikler bakımından ayrıca değerlendirilir. Kişisel verilerin üçüncü kişilere sızdırıldığı hâllerde ise KVKK kapsamında veri sorumlusuna başvuru ve Kurula şikâyet yolu üçüncü bir kanal olarak işler.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı Gelirse
Faili tespit edilemeyen dosyalarda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebilir. Bu karara karşı itiraz sulh ceza hâkimliğine yapılır ve tebliğden itibaren kısa bir süreye tabidir. Adres bilgisinin güncel tutulması, kararın geç öğrenilmesinden doğan kayıpları önler.
Bu tür dosyalarda teknik delil ile hukuki talebin birlikte kurgulanması gerektiğinden, süreci bir hukukçu eşliğinde yürütmeniz sonucu olumlu etkileyecektir.