İnternette yayımlanan bir içeriğin kaldırılması talebinde başarıyı belirleyen iki unsur vardır: doğru mercie başvurmak ve içeriğin ortadan kalkmadan önce delil olarak sabitlenmiş olması. Erişim engeli talepleri, 5651 sayılı Kanun'un öngördüğü hızlı karar mekanizması sayesinde kısa sürede sonuçlanabilir; ancak bu hız, hazırlığın önceden tamamlanmış olmasını gerektirir. TCK'nın bilişim alanındaki 243-245. maddeleri ve KVKK ile kesişen yönler dosyanın kapsamını genişletebilir.
Erişimin Engellenmesi mi, İçeriğin Çıkarılması mı?
Bu iki talep aynı şey değildir. İçeriğin çıkarılması, yayının kaynaktan kaldırılmasını ifade eder; erişimin engellenmesi ise içeriğe ulaşımın kısıtlanmasıdır. Yurt dışı kaynaklı yayınlarda çoğu zaman ikinci yol işletilir. Talep dilekçesinde hangisinin istendiği ve neden istendiği açıkça belirtilmelidir; ayrıca engelin tüm siteye mi yoksa yalnızca ilgili adrese mi yönelik olduğu istenmelidir.
İçeriği Delil Olarak Sabitlemek
Erişim engeli kararı verildiğinde içerik görünürlükten çıkar; buna karşılık tazminat davası veya ceza şikâyeti için içeriğin kendisine ihtiyaç duyulmaya devam eder. Bu nedenle başvurudan önce içeriğin kayıt altına alınması gerekir:
- Tam adresin, tarih ve saat bilgisinin okunabildiği kayıtlar
- Yayının bağlamını gösteren yorum ve paylaşım ekranları
- İçeriğin yayımlandığı hesabın açık profil bilgileri
- Kaldırma talebinin yayıncıya iletildiğini gösteren yazışma
Doğru Merci ve Başvuru Sırası
Bazı içerik türlerinde önce içerik veya yer sağlayıcıya başvurulması beklenir; bazılarında ise doğrudan yargı merciine gidilebilir. Kişilik haklarına yönelik saldırı iddiası ile kişisel verilerin hukuka aykırı yayımlanması iddiası farklı yolları işletir. Yanlış merciye yapılan başvuru yalnızca zaman kaybı doğurmaz, içeriğin kaldırılmasına fırsat tanıyarak delil kaybına da yol açabilir.
Karar Sonrası Takip ve Yeniden Yayın Sorunu
Karar alındıktan sonra iş bitmez. Aynı içeriğin farklı adreslerde yeniden yayımlanması sık karşılaşılan bir durumdur ve her yeni adres için ayrı bir talep gerekebilir. Bu nedenle karar sonrası düzenli tarama yapılması ve yeni adreslerin aynı dosya numarası altında bildirilmesi, süreci yönetilebilir kılar.
Tazminat Davası Açılmalı mı?
İçerik kaldırıldıktan sonra tazminat davası açılıp açılmayacağı ayrı bir karardır. Yayının erişim sayısı, yayımlandığı süre ve mağdurun mesleki konumu üzerindeki etkisi bu kararın ölçütleridir. Yayıncı tarafından sunulan bir özür veya düzeltme teklifi, tazminat talebinden vazgeçmeyi gerektirmez; ancak kabul edilen bir uzlaşma metninin kapsamı sonradan açılacak davayı sınırlayabilir. Bu nedenle metin imzalanmadan önce kapsam kalem kalem okunmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. İçeriğin türü, yayıncının konumu ve ihlalin niteliği izlenecek yolu değiştirdiğinden, başvuru yapmadan önce dosyanızı hukuki değerlendirmeye açmanız yerinde olur.