İnternette hakkınızda yayımlanan bir içerik hem kişilik hakkınızı ihlal ediyor hem de bir suç oluşturuyor olabilir. Bu iki durum farklı mercileri ve farklı takvimleri devreye sokar: içeriğin görünürlüğünü durdurmak için 5651 sayılı Kanun yolu, failin cezalandırılması için ise TCK kapsamında suç duyurusu. İkisinin sırasını doğru kurmak, hem delilin korunması hem de sonucun hızı bakımından belirleyicidir.
Önce delil, sonra başvuru
Erişim engellendikten sonra içerik görünmez hâle gelir; bu da ceza soruşturmasında ispatı zorlaştırabilir. Bu nedenle sıralama şudur:
- İçeriğin tam URL adresi, yayın tarihi ve görünür kullanıcı adı kaydedilir.
- Ekran görüntüsü alınırken tarayıcının adres çubuğu ve sistem saati de görüntüye dahil edilir.
- Mümkünse noter aracılığıyla tespit yaptırılır; bu, sonradan yapılan itirazlara karşı en dayanıklı yöntemdir.
- İçeriğin yayılma alanı (paylaşım, alıntı, arşiv kopyaları) ayrı bir listede tutulur.
İçeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi yolu
5651 sayılı Kanun, kişilik hakkı ihlal edilenlere içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini talep etme imkânı tanır. Bu talep sulh ceza hakimliğine yöneltilir ve dosya üzerinden hızlı biçimde karara bağlanır. Talep dilekçesinde ihlalin hangi hakkı (şeref ve itibar, özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması) hedef aldığı açıkça belirtilmeli, karar isteminin kapsamı yalnızca ihlal oluşturan içerikle sınırlandırılmalıdır. Bütün siteyi kapsayan aşırı geniş talepler reddedilme riski taşır.
Suç duyurusu: hangi suç, hangi savcılık?
Şikâyet dilekçesi Cumhuriyet başsavcılığına verilir. Burada kritik olan, fiilin doğru nitelendirilmesidir: bilişim sistemine hukuka aykırı erişim, verileri yok etme veya değiştirme gibi fiiller TCK 243-245 kapsamında değerlendirilirken; içerik yoluyla gerçekleşen ihlaller hakaret, tehdit veya özel hayatın gizliliğini ihlal başlıklarına girebilir. Nitelendirme, uzlaştırma kapsamına girilip girilmeyeceğini de belirler.
Uzlaştırma mı, yargılama mı?
Bazı suç tipleri uzlaştırmaya tabidir; bu durumda soruşturma aşamasında dosya uzlaştırmacıya gönderilir. Uzlaşma, içeriğin kaldırılması ve tekrarlanmaması taahhüdüyle birlikte düşünüldüğünde mağdur için hızlı bir sonuç sağlayabilir. Buna karşılık bilişim sistemlerine yönelik saldırı niteliğindeki fiillerde bu yol açık olmayabilir. Uzlaşmayı kabul etmeden önce, içeriğin gerçekten kaldırılıp kaldırılmadığının teknik olarak doğrulanması ve arşiv kopyalarının da kapsama alınması gerekir.
Faili bilinmeyen içeriklerde yol haritası
Anonim hesaplar söz konusu olduğunda, soruşturma makamının trafik bilgisi taleplerine ihtiyaç duyulur. Bu tür dosyalarda kayıtların saklama süresi sınırlı olduğundan, gecikme doğrudan delil kaybına dönüşür. Bu yüzden anonim içeriklerde suç duyurusunun geciktirilmemesi, erişim engeli talebiyle eşzamanlı yürütülmesi daha güvenlidir.
Bu yazı genel bir çerçeve sunmakta olup her olay kendi teknik ve hukuki koşullarına göre değerlendirilmelidir. Özellikle delil tespiti aşamasında yapılacak hatalar geri alınamadığından, süreç başında hukuki destek almak yararlı olur.