İçeriğe geç
AC

Sözleşmede Ayıp Bildirimi: Gözden Geçirme Külfeti, Delil ve İki Yıllık Süre

7 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ticari bir teslimden sonra ortaya çıkan uygunsuzluk tartışmalarında sonucu belirleyen soru çoğu zaman malın gerçekten ayıplı olup olmadığı değil, alıcının bunu ne zaman ve nasıl bildirdiğidir. Türk Borçlar Kanunu alıcıya bir gözden geçirme ve bildirim külfeti yükler; bu külfetin yerine getirilmemesi, ayıp gerçek olsa bile talebi zayıflatır. Bu rehber, ayıp bildiriminin delillendirilmesini ve süre yönetimini konu almaktadır.

Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti

Alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve ayıbı tespit ettiğinde satıcıya uygun süre içinde bildirmekle yükümlüdür. Sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda bildirim külfeti, ayıbın ortaya çıktığı anda doğar. Bildirimin şekli kanunda sıkı biçimde belirlenmemiş olsa da ispat yükü bildirimi yapanda olduğundan, yazılı ve tarihi belirlenebilir bir kanal tercih edilmelidir.

Bildirimin Delil Değeri

  • Noter ihtarnamesi: tarih ve içerik bakımından en güçlü kanaldır.
  • Kayıtlı elektronik posta: ticari ilişkilerde tebliğ tarihini kesinleştirir.
  • Sıradan e-posta ve mesajlaşma: kabul gördüğü ölçüde değerlidir, ancak karşı taraf içeriği inkar ederse ek destek gerekir.
  • Teslim tutanağı ve irsaliye üzerindeki şerhler: teslim anındaki durumun tespiti bakımından belirleyicidir.

Süre Rejimi

Ayıptan doğan talepler kanunda öngörülen zamanaşımı süresine tabidir; satış sözleşmelerinde bu süre kural olarak teslimden itibaren iki yıldır ve daha uzun süre kararlaştırılabilir. Satıcı ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemişse zamanaşımı savunmasından yararlanamaz. Bildirim külfetinin süresi ile zamanaşımı süresi farklı kavramlardır; ilki talebin doğumunu, ikincisi dava edilebilirliğini etkiler ve ikisi ayrı ayrı takip edilmelidir.

Talep ve Dava Planı

  1. Seçimlik haklardan hangisinin kullanılacağı belirlenir: dönme, bedel indirimi, onarım ya da ayıpsız misliyle değişim.
  2. Delil kaybı riski varsa dava açılmadan önce delil tespiti talep edilir; mal iade edilmeden önce durumu gösteren teknik inceleme yaptırılır.
  3. Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda arabuluculuğun dava şartı olduğu haller kontrol edilir.
  4. Uğranılan zarar için ayrıca tazminat isteniyorsa, zarar kalemleri belgeye dayalı olarak ayrıştırılır.
  5. Sözleşmede sorumsuzluk kaydı varsa, bu kaydın geçerli olup olmadığı ayrı bir başlık olarak tartışılır.

Genel Uyarı

Yukarıdaki çerçeve bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşmenin tarafları, malın niteliği ve teslim koşulları sonucu değiştirebileceğinden, ayıbı fark ettiğiniz anda bildirim metnini hukuki destekle hazırlamanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla