Ayıp uyuşmazlıklarında taraflar çoğunlukla malın bozuk olduğunda değil, ayıbın ne zaman ortaya çıktığı ve satıcıya ne zaman bildirildiği noktasında ayrışır. Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun ekseninde yürüyen bu dosyalarda sonucu belirleyen şey, ürünün kendisi kadar ihbarın ve tespitin belgelenme biçimidir.
Ayıbın Açık mı Gizli mi Olduğu
Teslim anında olağan bir gözden geçirmeyle fark edilebilecek ayıplar ile ancak kullanımla ortaya çıkan gizli ayıplar farklı sonuçlar doğurur. Açık ayıpta gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğü hızlı işlerken, gizli ayıpta ayıbın ortaya çıktığı an esas alınır. Bu ayrım yapılmadan gönderilen ihtar, karşı tarafa geç bildirim savunması için doğrudan zemin hazırlar.
İhbarın İspatı
Bildirimin yapıldığı değil, yapıldığının kanıtlanabildiği hallerde sonuç alınır. Uygulamada güvenilir sıralama şöyledir:
- Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname; içerik ve tarih birlikte sabitlenir
- Kayıtlı elektronik posta ile yapılan bildirim
- Satıcının cevabını da içeren e-posta yazışması
- Yetkili servis kayıtları, arıza fişi ve teslim tutanakları
- Çağrı merkezi görüşmelerine ilişkin başvuru numarası ve kayıt talebi
Ön Tespit ve Bilirkişi
Ayıbın niteliği teknikse, dava açılmadan önce mahkemeden delil tespiti istenmesi çoğu zaman dosyanın kaderini belirler. Ürün onarıma gönderildiğinde, değiştirildiğinde ya da kullanılmaya devam edildiğinde ayıbın kaynağı sonradan belirlenemez hale gelir. Tespit talebinde ayıbın hangi soruya cevap aranarak inceleneceği açıkça yazılmalı; kullanım hatası iddiası bekleniyorsa bu husus baştan soruya eklenmelidir.
Zamanaşımı ve Ağır Kusur İstisnası
Ayıptan doğan taleplerde kanun belirli zamanaşımı süreleri öngörür ve bu süreler malın türüne göre değişebilir. Önemli bir istisna, satıcının ayıbı ağır kusuruyla gizlediği hallerde zamanaşımı savunmasından yararlanamamasıdır. Bu nedenle satıcının ayıbı bildiğine işaret eden yazışma, geri çağırma duyurusu veya aynı üründe yaygın şikâyet kaydı dosyaya konulmalıdır.
Talebin Kurulması
Seçimlik haklar arasından hangisinin isteneceği baştan belirlenmelidir: bedel indirimi, onarım, değişim veya sözleşmeden dönme. Bedel indiriminde oranın hesaplanabilir olması, dönmede ise iade edilecek edimlerin karşılıklı gösterilmesi talebin uygulanabilirliğini artırır.
Not
Yukarıdaki çerçeve geneldir. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve ayıbın niteliği süre ve talep seçimini değiştirdiğinden, somut uyuşmazlığınızda profesyonel bir değerlendirme almanız yararınıza olur.