İçeriğe geç
AC

Haksız Fiil ile Sözleşmesel Sorumluluğun Yarıştığı Hâller: Talep Sebebini Seçerken Süre Farkı

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Aynı olay hem bir sözleşmenin ihlalini hem de bağımsız bir haksız fiili oluşturabilir. Örneğin bir hizmet ilişkisi sırasında meydana gelen zarar, sözleşmeye aykırılık olarak da, kusurlu davranışla verilen zarar olarak da nitelendirilebilir. TBK bu iki sorumluluk kaynağını farklı ilkelere bağlar; HMK ise talebin nasıl ileri sürüleceğini belirler. Karşı taraf tüketici konumundaysa TKHK'nın koruyucu düzeni de tabloya girer. Seçim, sadece bir isimlendirme meselesi değil, ispat yükü ve süre bakımından sonucu değiştiren bir karardır.

İki Sorumluluk Arasındaki Temel Fark

  • Kusurun ispatı: Sözleşmesel sorumlulukta borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi beklenirken, haksız fiilde kural olarak zarar görenin kusuru ortaya koyması gerekir.
  • Yardımcı kişilerin fiili: Sözleşme ilişkisinde yardımcı kişinin davranışından doğan sorumluluk daha geniş kurgulanmıştır.
  • Zamanaşımı: Haksız fiilde süre, zararın ve failin öğrenilmesine bağlı olarak işler; sözleşmesel taleplerde ise muacceliyet esas alınır. Bu fark, geç fark edilen zararlarda belirleyici olur.
  • Zararın kapsamı: Manevi tazminat ve bazı dolaylı zarar kalemlerinde iki rejim farklı sonuç verebilir.

Sözleşme Metninin Haksız Fiile Etkisi

Sözleşmede yer alan sorumsuzluk veya sorumluluğu sınırlayan kayıtlar, sözleşmesel talebi zayıflatabilir. Ancak bu tür kayıtların ağır kusur hâllerinde ve bazı ilişki türlerinde geçerliliği tartışmalıdır. Bu nedenle sorumsuzluk kaydıyla karşılaşıldığında, talebin haksız fiil temeline oturtulması stratejik bir tercih olabilir. Kaydın nasıl kaleme alındığı, sözleşme yorumu bakımından ayrıca incelenmelidir: genel işlem koşulu niteliğindeki bir metnin karşı tarafa açıklanıp açıklanmadığı sorgulanır.

Terditli ve Kademeli Talep Kurgusu

Uygulamada dilekçe, birincil olarak bir sebebe, olmadığı takdirde diğerine dayanacak şekilde kurulabilir. Ancak iki sebebin olay anlatımı birbiriyle çelişmemelidir; bir yandan sözleşmenin hiç kurulmadığını, öte yandan sözleşmeye aykırı davranıldığını savunmak dosyayı zayıflatır. Anlatım tek, hukuki nitelendirme çok katmanlı olmalıdır.

İlliyet Bağının Kurulması

Her iki rejimde de zarar ile davranış arasındaki bağın gösterilmesi gerekir. Araya giren üçüncü kişi davranışı veya zarar görenin kendi kusuru, tazminattan indirim sebebi olarak ileri sürülür. Bu nedenle olay anına ilişkin kayıtlar, bakım ve uyarı yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğini gösteren belgelerle birlikte sunulmalıdır.

Buradaki değerlendirmeler geneldir. Somut olayınızda hangi sebebin öne alınacağı süre ve ispat açısından farklı sonuçlar doğurabileceğinden, dava öncesinde sözleşme metninizin ve olay kayıtlarınızın uzmanca incelenmesini öneririz.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla