Sözleşmeye aykırılık halinde alacaklının en çok zorlandığı nokta, hangi hakkı hangi sırayla kullanacağıdır. Türk Borçlar Kanunu birçok durumda, dönme veya fesih gibi ağır sonuçlara varmadan önce karşı tarafa uygun bir süre verilmesini arar. Bu yazı, ihtarın doğru kurgulanmasını ve bu adımın atlanması halinde ortaya çıkan zaman kaybı riskini konu edinir.
İhtar Yalnızca Bir Uyarı Değildir
Uygulamada ihtarname çoğu zaman öfkeli bir mektup gibi yazılır. Oysa ihtarın hukuki işlevi bellidir: borçluyu temerrüde düşürmek, ifa için süre tanımak ve bu sürenin sonunda kullanılacak hakkı önceden bildirmek. TBK uyarınca karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı, borçluya uygun bir süre vermeden seçimlik haklarını kullanmakta zorlanır. İhtar metninde talep edilen edimin miktar ve tarih olarak belirsiz bırakılması, temerrüdün başlangıcını da tartışmalı hale getirir.
İhtarda Bulunması Gereken Altı Unsur
- Sözleşmenin tarihi ve tarafları ile aykırılığın hangi hükme ilişkin olduğu
- Talep edilen edimin açık ve hesaplanabilir tutarı
- İfa için tanınan sürenin gün olarak gösterilmesi
- Sürenin sonunda kullanılacak hakkın açıkça bildirilmesi
- Ödeme yapılacak hesap veya teslim yeri bilgisi
- Tebliğin ispatlanabilir bir yolla yapılması
Süre Vermenin Gereksiz Olduğu Haller
Her ihlalde süre vermek zorunlu değildir. Borçlunun ifadan kaçınacağını açıkça bildirmesi, ifanın gecikmesiyle alacaklı için yararsız hale gelmesi ya da sözleşmede kesin vade kararlaştırılmış olması gibi durumlarda doğrudan hakların kullanılabildiği kabul edilir. Ancak bu istisnalara dayanan tarafın, istisnanın koşullarını da ispat etmesi gerekir. Tüketici işlemi niteliğindeki sözleşmelerde ayrıca TKHK'nın koruyucu hükümleri devreye girer ve tüketici aleyhine kurulmuş süre kayıtları geçerlilik denetimine tabi olur.
Zamanaşımı ile İhtarın İlişkisi
Sıkça yapılan bir yanlış, ihtar çekmenin zamanaşımını kestiği düşüncesidir. İhtarname tek başına zamanaşımını kesmez; kesilme için kural olarak dava, icra takibi veya borçlunun borcu ikrar etmesi gibi bir sebep gerekir. Bu nedenle ihtar süreci uzarken alacağın zamanaşımına uğramaması için, HMK uyarınca açılacak davanın ya da başlatılacak takibin takvimi paralel yürütülmelidir.
Kapanış Notu
Bu açıklamalar tipik ihlal senaryoları üzerinden yazılmıştır; sözleşmenizdeki özel hükümler sıralamayı değiştirebilir. İhtar göndermeden önce metnin ve takviminin bir hukukçu tarafından kontrol edilmesi, sonradan geri alınamayacak hataların önüne geçer.