İçeriğe geç
AC

Tazminat Taleplerinde İhbar ve Zamanaşımı Takvimi

7 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 89 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Tazminat talebi çoğu zaman zarardan çok sonra gündeme gelir; oysa hukuki değerlendirmede belirleyici olan zararın doğduğu ya da öğrenildiği andır. İhbarın ne zaman yapıldığı ve zamanaşımının hangi tarihte işlemeye başladığı, TBK kapsamındaki bir dosyanın kaderini dilekçenin içeriğinden daha fazla etkileyebilir. Bu rehber, ihbar ve süre yönetimini birlikte ele alır.

İhbarın Hukuki İşlevi Nedir

İhbar, karşı tarafı zarardan ve talepten haberdar etmenin yanında üç işlev görür: temerrüdün başlangıcını belirler, faiz talebinin dayanağını oluşturur ve iyiniyet tartışmasında konum kazandırır. Bu nedenle ihbarın metni kadar gönderim biçimi de önemlidir; noter kanalı, iadeli taahhütlü posta ve kayıtlı elektronik posta arasında ispat gücü farkı vardır.

Haksız Fiilde İki Yıl ve On Yıl

Haksız fiilden doğan tazminat isteminde zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıldır. Öğrenme anının ispatı bu nedenle dosyanın merkezine oturur. Fiil aynı zamanda suç teşkil ediyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu daha uzun süre tazminat istemi bakımından da uygulanır.

Sözleşmeye Aykırılıkta Farklı Sayaç

Sözleşme ilişkisinden doğan taleplerde kural olarak on yıllık genel zamanaşımı işler; ancak kanunda belirli alacaklar için daha kısa süreler öngörülmüştür. Aynı olay hem haksız fiil hem sözleşmeye aykırılık oluşturuyorsa, talebin hangi hukuki temele dayandırıldığı doğrudan süreyi değiştirir. TKHK kapsamına giren tüketici işlemlerinde ise ayıba ilişkin özel süreler devreye girer.

İhbar ve Temerrüt Belgelerinin Dosyalanması

Zamanaşımı savunmasıyla karşılaşıldığında ilk sorulacak soru, sürenin ne zaman başladığı ve kesilip kesilmediğidir. Bu nedenle şu belgeler kronolojik tutulmalıdır: zararın öğrenildiğini gösteren rapor veya yazışma, ihbarnamenin tebliğ şerhi, karşı tarafın kısmi ödeme veya borç ikrarı içeren beyanları, arabuluculuk veya dava başvurusu tarihleri.

Zamanaşımının Kesilmesi ve Durması

Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması, faiz ödemesi ya da alacaklının dava veya takip yoluna başvurması zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar. Buna karşılık zamanaşımı hak düşürücü süre değildir; karşı tarafça ileri sürülmedikçe kural olarak resen dikkate alınmaz. Bu ayrım, gecikmiş dosyalarda hâlâ bir yol bulunup bulunmadığını belirler.

Süre hesabı, zararın türüne ve olayın niteliğine göre dosya bazında değişir; burada anlatılan çerçeve genel bir yol haritasıdır. Zarar fark edildiği anda tarihleri yazılı hâle getirmek ve hukuki nitelendirmeyi erken yapmak, sonradan telafi edilemeyecek kayıpları önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla