İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Tazminatta Zamanaşımı ve Talep Sırasının Kurulması

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Sözleşme uyuşmazlıklarında tazminat talebinin başarısı, çoğu zaman metnin nasıl yorumlanacağından önce hangi tarihte hangi talebin ileri sürüldüğüne bağlıdır. Aynı olaydan doğan alacaklar farklı zamanaşımı sürelerine tabi olabilir ve bu ayrım gözden kaçtığında talebin bir kısmı daha başlangıçta kaybedilir.

Önce Hukuki Sebep, Sonra Süre

Talep sözleşmeye aykırılıktan mı, haksız fiilden mi yoksa sebepsiz zenginleşmeden mi doğuyor? TBK bu üç temel için farklı süreler öngörür ve aynı olay birden fazlasına dayandırılabilir. Örneğin ifa edilmeyen bir edim için sözleşmesel talep süresi dolmuşken, aynı fiil bir haksız fiil oluşturuyorsa farklı bir süre işleyebilir. Bu nedenle dilekçede hukuki sebep tek bir başlığa hapsedilmemelidir.

Sürenin başlangıç anı

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu andan itibaren işler. Taksitli veya dönemsel edimlerde her taksit için ayrı bir başlangıç söz konusudur. Bu ayrım, uzun süreli sözleşmelerde talebin bir kısmının kurtarılmasını sağlar.

Sözleşme Yorumunda Belirleyici Unsurlar

  • Tarafların sözleşme öncesi yazışmaları ve teklif metinleri
  • Fiili uygulama: taraflar sözleşmeyi yıllarca nasıl uygulamış
  • Genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerin denetimi
  • Cezai şart, sınırlama ve sorumsuzluk kayıtlarının geçerliliği

Metin belirsizse, sözleşmeyi kaleme alan tarafın aleyhine yorum yapılması ilkesi gündeme gelir. Bu nedenle sözleşmenin kimin hazırladığına ilişkin kayıtlar dosyada saklanmalıdır.

Temerrüt ve İhtarın Rolü

Faiz ve gecikme zararı talep edilecekse, borçlunun ne zaman temerrüde düştüğü belgelenmelidir. Belirli vadeli bir edimde ihtar aranmayabilirse de, uygulamada noter ihtarı hem temerrüt anını sabitler hem de sonraki uzlaşma görüşmelerinde tarafların pozisyonunu netleştirir. İhtarda talep edilen tutarın ve verilen sürenin açık yazılması gerekir.

Karşı Taraf Tüketici İse

Sözleşmenin diğer tarafı tüketici sıfatını taşıyorsa, TKHK kapsamındaki koruyucu hükümler devreye girer ve görevli mahkeme değişir. Bu durumda genel hükümlere göre kurulan bazı sözleşme kayıtları uygulanamaz hale gelebilir. Dava açılmadan önce tarafların sıfatının belirlenmesi, hem görev hem de esas bakımından yol ayrımıdır.

Dilekçe Öncesi Son Kontrol

HMK uyarınca talep sonucunun açık ve belirli olması aranır. Belirsiz alacak davası şartlarının bulunup bulunmadığı, hesaplanabilir kalemler bakımından baştan değerlendirilmelidir; yanlış dava türü seçimi süreyi koruma işlevini boşa çıkarabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşme metniniz ve olayın gelişimi süreleri değiştirebileceğinden, talep listenizi oluşturmadan önce hukuki görüş almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla