İçeriğe geç
AC

Sözleşme Alacaklarında Zamanaşımı ve Arabuluculuk Takviminin Kurulması

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ticari ve adi sözleşmelerden doğan alacaklarda iki takvim iç içe geçer: zamanaşımı süresi ve dava şartı arabuluculuk süreci. TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu rehber, arabuluculuk aşamasının zamanaşımına etkisini ve süreç yönetiminde en sık yapılan zamanlama hatalarını ele alır.

Zamanaşımı Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Zamanaşımının başlangıcı, sözleşmenin imzalandığı tarih değil kural olarak alacağın muaccel hâle geldiği andır. Taksitli ödemelerde her taksit için ayrı bir sayaç işlerken, dönemsel edimlerde ve bakım-hizmet ilişkilerinde başlangıç noktası her dönem yeniden belirlenir. Bu ayrım yapılmadığında, dosyanın tümü zamanaşımına uğramış gibi görülüp bir kısmının hâlâ talep edilebilir olduğu gözden kaçar.

Arabuluculuk Süreci Sayacı Nasıl Etkiler?

Dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunda süreç, tarafların bir araya gelmesi ve tutanakla sonuçlanması bakımından belirli bir düzene tabidir. Buradaki kritik nokta, arabuluculuk başvurusunun kendiliğinden her türlü süreyi süresiz olarak dondurmadığıdır. Anlaşmama tutanağının düzenlendiği tarih, davanın açılması bakımından yeni bir başlangıç noktası oluşturur ve bu tarih yakından takip edilmelidir.

  • Başvurunun yapıldığı tarih ve büro kaydı
  • Görüşme davetlerinin tebliğ tarihleri
  • Anlaşma veya anlaşmama tutanağının tarihi ve kapsamı
  • Kısmi anlaşmada hangi kalemlerin dışarıda kaldığı

İhtarname Zamanaşımını Keser mi?

Uygulamada sık rastlanan yanılgı, çekilen her ihtarnamenin zamanaşımını kestiği düşüncesidir. Alacaklının tek taraflı ihtarı kural olarak kesme sonucu doğurmaz; buna karşılık borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması veya teminat vermesi tabloyu değiştirir. Bu nedenle borçludan gelen her mesaj, ödeme dekontu ve mutabakat yazısı ayrı bir başlıkta arşivlenmelidir; çoğu dosyada zamanaşımı savunmasını kıran belge budur.

Kısmi Anlaşmanın Gizli Riski

Arabuluculukta bazı kalemlerde anlaşılıp diğerlerinin dışarıda bırakılması, ilk bakışta pratik görünse de tutanağın kapsamı net yazılmadığında sorun doğurur. Anlaşılan kısmın ifa edilmemesi hâlinde izlenecek yol ile anlaşılamayan kısım için dava süresi farklı işler. Tutanağa, hangi alacak kalemlerinin hangi tutarla ve hangi vadeyle kapatıldığının kalem kalem yazılması, ileride ikinci bir uyuşmazlığın önüne geçer.

Zamanaşımı Dolduysa Talep Tümüyle Biter mi?

Zamanaşımı, alacağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ileri sürülmesi gereken bir def'idir. Karşı taraf bunu ileri sürmezse mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. Ayrıca zamanaşımına uğramış borcun ifası, sonradan geri istenemez. Bu nedenle süresi tartışmalı dosyalarda yolun peşinen kapalı sayılması yerine, def'i ileri sürülme ihtimali ve karşı delillerin gücü birlikte değerlendirilmelidir.

Bu metin genel bilgi sunar; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süre hesabını değiştirdiğinden, alacağınız için adım atmadan önce hukuki değerlendirme almanız yararlı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla