Ayıplı ifa iddiasıyla açılan uyuşmazlıklarda tartışma iki katmanda yürür: sözleşmede kararlaştırılan edimin kapsamı ne idi ve teslim edilen şey bu kapsamdan hangi noktada ayrıldı. TBK, HMK ve tüketici ilişkilerinde TKHK çerçevesinde bu iki soru yanıtlanırken, taraflar arasındaki yazışmalar çoğu zaman sözleşme metninden daha fazlasını anlatır.
Tarafların Gerçek İradesi Nasıl Kanıtlanır
Sözleşme yorumlanırken tarafların kullandığı sözcüklerden çok, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Bu iradeyi ortaya koyan malzeme sözleşme öncesi ve sonrasındaki davranışlarda saklıdır: teklif ve şartname yazışmaları, numune onayları, teknik çizim revizyonları, sözleşme sonrasında yapılan kısmi kabuller ve fiilî uygulamalar. Uygulamada tarafların yıllarca nasıl davrandığı, belirsiz kalan bir hükmün nasıl anlaşıldığını gösteren en güçlü göstergedir.
Muayene ve İhbar Külfetinin Kayda Geçmesi
Teslim alan tarafın, işin niteliğine göre uygun bir süre içinde edimi gözden geçirmesi ve tespit ettiği ayıbı karşı tarafa bildirmesi beklenir. Bu külfetin yerine getirildiğinin gösterilmesi, iddianın kaderini belirler. Bu nedenle şu kayıtlar önem taşır:
- Teslim tutanağı, irsaliye ve teslim sırasında düzenlenen şerhler
- Ayıbın tespit edildiği tarihi gösteren teknik rapor veya servis kaydı
- Bildirimin karşı tarafa ulaştığını gösteren ihtarname, e-posta veya kurumsal yazışma kaydı
- Karşı tarafın ayıbı kabul eder ya da gidermeyi üstlenir nitelikteki cevapları
- Ayıp nedeniyle doğan zararı gösteren fatura ve gider belgeleri
Senetle İspat Kuralının Sınırları
HMK, belirli bir parasal değerin üzerindeki hukuki işlemlerin kural olarak belgeyle ispatlanmasını arar ve bu durumda tanık dinlenmesi sınırlanır. Ancak elde bir delil başlangıcı bulunması ya da karşı tarafın açık muvafakati gibi hâller bu sınırı esnetir. Bu nedenle yazışmalar sadece iletişim değil, delil başlangıcı oluşturabilecek nitelikte belgelerdir. Ticari ilişkilerde defter kayıtları ve fatura akışı da ayrı bir ispat katmanı sunar.
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Ayrımı
- Ayıba ilişkin taleplerde işleyen süre, ayıbın gizlenmiş olması hâlinde farklı değerlendirilir
- Bildirim külfetine ilişkin süre ile talebin zamanaşımı süresi birbirinden bağımsızdır; birinin işletilmesi diğerini durdurmaz
- Onarım veya değişim beklenirken sürenin durduğu varsayımı çoğu zaman yanlıştır; talep açıkça saklı tutulmalıdır
- Sözleşmede öngörülen bildirim usulüne uyulmaması, esasa girilmeden savunma üretebilir
Kapanış
Bu metin genel çerçeveyi anlatmaktadır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve edimin niteliği sonucu değiştirebileceğinden, talep ileri sürülmeden önce yazışmaların bir hukukçu gözüyle değerlendirilmesi önerilir.