İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde Sözleşme Yorumu: İspat Yükü ve Zamanaşımı Ayrımı

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 61 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan tazminat uyuşmazlıklarında taraflar genellikle aynı metni okur, farklı sonuca varır. TBK'nın sözleşmenin yorumuna ilişkin yaklaşımı, tarafların gerçek ve ortak iradesini esas alır; HMK ise bu iradenin hangi delillerle ortaya konabileceğini belirler. Tüketici sıfatı bulunan ilişkilerde TKHK'nın koruyucu hükümleri de yoruma etki eder. Bu rehber, yorumu delille destekleme yöntemine odaklanır.

Yorum Metinle Başlar, Uygulamayla Devam Eder

İlk kaynak sözleşme metnidir; ancak metin yeterince açık değilse tarafların sözleşme öncesi görüşmeleri, teklif ve şartname gibi ekleri ile sözleşmenin fiilen nasıl uygulandığı belirleyici olur. Yıllardır belirli bir biçimde uygulanan bir hüküm, sonradan farklı yorumlanmak istendiğinde, geçmiş uygulama güçlü bir gösterge oluşturur. Genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerde ise düzenleyen aleyhine yorum ilkesi gündeme gelir.

Zararı Kalemlere Ayırmak

  • Fiili zarar: yapılan harcamalar, onarım ve ikame maliyetleri
  • Yoksun kalınan kâr: dayanağı olan sipariş, sözleşme veya geçmiş dönem verisi
  • Gecikmeden doğan zarar ve varsa kararlaştırılan ceza koşulu
  • Zararı azaltma yönünde alınan önlemler ve bunların maliyeti

Yazışmaların Delil Değeri

Sözleşme sürecine ilişkin e-postalar, tutanaklar ve mesajlar çoğu dosyada metinden daha aydınlatıcıdır. Bu nedenle kronolojik bir yazışma dizini hazırlanmalı; hangi belgenin hangi iddiayı desteklediği tek satırla not edilmelidir. İhtarname gönderilmişse temerrüdün başlangıcı bakımından tebliğ tarihi ayrıca işaretlenmelidir. Ticari defterlerin delil olarak kullanılabileceği hâllerde, kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması önem taşır.

Zamanaşımında İki Ayrı Saat

Sözleşmeye aykırılıktan doğan alacaklarda kural olarak on yıllık süre uygulanırken, bazı ilişki türleri için kanun daha kısa süreler öngörür. Talep haksız fiile dayandırılıyorsa zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıllık süre gözetilir. Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabileceğinden, hangi hukuki temele dayanıldığı sürenin hesabını değiştirir. Bu ayrım baştan yapılmazsa, süre dolduktan sonra temel değiştirme imkânı kalmayabilir.

Dava Öncesi Kontrol Listesi

  1. Sözleşmede tahkim veya yetki kaydı var mı?
  2. Arabuluculuk dava şartı kapsamında mı?
  3. Talep tutarı belirlenebilir nitelikte mi, yoksa belirsiz alacak yolu mu uygun?
  4. Karşı tarafın ödeme gücü ve teminat ihtiyacı değerlendirildi mi?

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; sözleşmenizin türü ve içeriği sonucu değiştirebileceğinden, talep öncesinde hukuki görüş almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla