İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve Tazminat Hesabı: Ne Zaman, Nasıl İleri Sürülür?

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Zamanaşımı, tazminat uyuşmazlıklarında sonucu tek başına değiştirebilecek bir savunmadır; ancak kendiliğinden dikkate alınmaz. Türk Borçlar Kanunu süreleri belirler, HMK ise bu savunmanın hangi aşamada ileri sürülebileceğini düzenler. Alacaklı tarafta ise mesele tersinden okunur: hesabın tamamlanmasını beklerken sürenin dolmaması gerekir. Bu rehber her iki tarafın da takvimini kurar.

Zamanaşımı Hakkı Ortadan Kaldırmaz

Zamanaşımına uğrayan borç kendiliğinden yok olmaz; borçluya ödemekten kaçınma imkânı verir. Bu ayrım pratikte önemlidir: borçlu def'i ileri sürmezse mahkeme resen bu sonucu çıkarmaz. Bu nedenle savunma tarafında en kritik iş, def'in usulüne uygun ve zamanında dosyaya girmesidir.

Savunma Tarafı İçin: Zamanlama Her Şeydir

  • Def'i cevap dilekçesinde açıkça ileri sürmek esastır; sonraki aşamalarda ileri sürme imkânı sınırlıdır.
  • Talep artırımı veya ıslah hâlinde, artırılan kısım için ayrıca zamanaşımı def'inde bulunulması gerekir; ilk def'i otomatik olarak yeni kısmı kapsamaz.
  • Süreyi kesen veya durduran hâllerin bulunup bulunmadığı önceden incelenmelidir; aksi hâlde ileri sürülen def'i etkisiz kalır.

Alacaklı Tarafı İçin: Kesilme ve Durma Kayıtları

Sürenin kesildiği hâller dosyada belgeyle gösterilebilmelidir. Borçlunun borcu ikrar eden yazışması, kısmi ödeme, faiz ödemesi, teminat verilmesi ya da dava veya takip yoluyla talepte bulunulmuş olması bu kapsamda değerlendirilir. Kesilmenin ardından sürenin yeniden işlemeye başladığı tarih ayrıca not edilmelidir; "bir kez kesildi" düşüncesiyle takvimin bırakılması sık yapılan hatadır. Tarafların borç ilişkisi devam ederken yapılan görüşmeler ise tek başına süreyi durdurmaz.

Hesabı Süreye Uydurmak

  1. Alacağın türü belirlenir; sözleşmeden doğan alacak ile haksız fiilden doğan alacak farklı sürelere tabidir.
  2. Dönemsel edimlerde her dönem için ayrı bir başlangıç olabileceği hesaba katılır.
  3. Zarar henüz kesinleşmemişse, talebin belirsiz alacak olarak mı yoksa kısmi olarak mı kurulacağına karar verilir; bu tercih artırılan kısmın akıbetini belirler.
  4. Bilirkişi raporunun beklenmesi gerekiyorsa, dava en kısa muhtemel sürenin dolmasından önce açılır ve hesap dosya içinde tamamlanır.

Sözleşmeyle Değiştirilebilir mi?

Kanunda öngörülen sürelerin taraf iradesiyle serbestçe uzatılıp kısaltılması mümkün değildir; sözleşmeye konulan bu yöndeki kayıtların geçerliliği ayrıca tartışılır. Tüketici işlemlerinde ise dengesiz kayıtların denetimi daha sıkıdır. Bu nedenle sözleşme metnindeki süre kayıtlarına dayanarak plan yapmak risklidir.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır; alacağın türü, tarafların sıfatı ve yazışma geçmişi sonucu doğrudan etkiler. Def'in ileri sürülmesi veya sürenin hesabı konusunda dosyaya özgü hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla