Bir edimin sözleşmeye uygun ama kusurlu ifa edilmesi, yani ayıp, çoğu zaman bir sözleşme yorumu sorununa dönüşür: taraflar hangi nitelikte bir edim kararlaştırmıştı ve teslim edilen bundan ne ölçüde sapıyor? Bu rehber, ayıbı sözleşmenin yorumu ekseninde ele alır ve bir önceki ihlal tartışmasından farklı olarak kusurlu ifaya odaklanır.
Ayıp ile İhlal Arasındaki İnce Çizgi
Ayıp, edimin hiç yerine getirilmemesi değil, kararlaştırılan nitelikleri taşımayacak biçimde ifa edilmesidir. Türk Borçlar Kanunu, satılanın veya eserin ayıplı olması halinde alacaklıya özel haklar tanır. Neyin ayıp sayıldığı ise büyük ölçüde sözleşmenin yorumuna, tarafların kararlaştırdığı vasıflara ve o iş için beklenen olağan niteliklere bağlıdır.
Muayene ve Bildirim Külfeti
Ayıba dayanan hakların korunması, çoğu ilişkide alıcının teslim aldığı şeyi makul sürede gözden geçirmesine ve ayıbı satıcıya bildirmesine bağlıdır. Açık ayıplarda bu külfet daha katıdır; gizli ayıplar ise ancak ortaya çıktığında bildirilebilir. Bildirimin zamanı ve içeriği sonradan ispat açısından önem taşıdığından, yazılı ve tarihli yapılması yerinde olur.
Alıcının Seçimlik Hakları
- Sözleşmeden dönme ve verdiğini geri isteme.
- Bedelden ayıp oranında indirim talep etme.
- Onarımı mümkünse ayıbın giderilmesini isteme.
- Koşulları varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme.
Bu haklar arasındaki seçim, uyuşmazlığın niteliğine ve ayıbın giderilebilirliğine göre yapılır. Tüketici sıfatı varsa TKHK'nin koruyucu hükümleri ayrıca devreye girer.
Yorumda Belirsizliğin Çözümü
Kararlaştırılan niteliğin metinde açıkça yazmadığı hallerde, tarafların sözleşme öncesi yazışmaları, numuneler, teknik şartnameler ve işin olağan gereklilikleri yoruma esas alınır. Numuneye göre satışta, teslim edilenin numuneden sapması başlı başına ayıp göstergesi olabilir. İspat yükü kural olarak ayıbı ileri süren taraftadır; bu yüzden delil hazırlığı bildirimle birlikte başlar.
Değerlendirme
Ayıba dayalı uyuşmazlıklarda sonuç, hem sözleşmenin kararlaştırdığı niteliklere hem de bildirim külfetinin zamanında yerine getirilmesine bağlıdır. Aynı kusur, açık veya gizli ayıp sayılmasına göre farklı yönetilir. Sözleşmenizi, numune ve yazışmaları bir avukatla incelemeniz, hangi seçimlik hakkı kullanacağınızı isabetle belirlemenize yardımcı olur.