Ayıp iddiasına dayanan uyuşmazlıklarda tartışma çoğu zaman iki eksende yürür: sözleşmenin nasıl yorumlanacağı ve ayıbın usulüne uygun biçimde zamanında bildirilip bildirilmediği. TBK, HMK ve TKHK'nın kesiştiği bu alanda, sözleşme metni ne kadar güçlü olursa olsun, ihbar takvimi kaçırıldığında veya talep yanlış mercie götürüldüğünde sonuç alınamaz.
Önce Sözleşmenin Tipini Belirleyin
Aynı olayda satım, eser ve hizmet ilişkisi iç içe geçebilir. Bir makinenin teslimi satım gibi görünse de montaj ve devreye alma edimi işin eser sözleşmesi yönünü öne çıkarabilir. Bu ayrım teorik değildir; ayıba karşı tekeffül hükümleri, seçimlik hakların kapsamı ve zamanaşımı rejimi sözleşme tipine göre değişir. Sözleşmede yer alan teknik şartname, teklif yazışmaları ve teslim tutanağı, tarafların gerçek iradesini ortaya koyan yorum malzemesidir.
Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti
TBK, alıcıya teslim sonrasında olağan akışa göre imkân bulunur bulunmaz malı gözden geçirme ve saptanan ayıbı bildirme külfeti yükler. Gizli ayıp ortaya çıktığında da bildirim gecikmeden yapılmalıdır. Uygulamada üç nokta belirleyicidir:
- Bildirimin ispatlanabilir bir kanalla yapılması; telefon görüşmesi yerine noter ihtarnamesi, kayıtlı elektronik posta veya karşı tarafça teyit edilen elektronik yazışma tercih edilmelidir.
- Bildirim metninde ayıbın teknik olarak tarif edilmesi ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığının açıkça yazılması.
- Ayıbın satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmesi halinde kısa sürelerden yararlanılamayacağının gözetilmesi; bu istisna çoğu dosyada ayrıca ispat edilmesi gereken bir vakıadır.
Yanlış Merci, Kaybedilmiş Takvim
Talebin nereye götürüleceği tarafların sıfatına bağlıdır. Alıcı tüketici konumundaysa TKHK düzeni içinde parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi devreye girer. Her iki taraf da tacir ise ve uyuşmazlık ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi görevlidir; konusu para alacağı olan bu tür taleplerde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Parasal sınırın altındaki bir tüketici talebini doğrudan mahkemeye taşımak veya ticari alacak davasını arabuluculuk aşamasını atlayarak açmak, esasa girilmeden usulden ret sonucunu doğurur.
Delil Tespitini Erkene Almak
Ayıp iddialarında en sık kaybedilen şey delilin kendisidir. Ürün iade edildikten, tamir yapıldıktan veya imalat değiştirildikten sonra bilirkişi incelemesi anlamını yitirir. Bu nedenle dava veya hakem heyeti başvurusu beklenmeden HMK'nın delil tespiti yoluna başvurulması, fotoğraf ve video kayıtlarının tarih bilgisiyle saklanması, ürünün mevcut haliyle muhafaza edilmesi gerekir.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgi amacı taşır. Sözleşme metnindeki özel kayıtlar, teslim tarihleri ve yazışmaların içeriği değerlendirmeyi tümüyle etkileyebileceğinden, somut dosyada bireysel bir hukuki inceleme yapılması yerinde olur.