İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde Tazminat Hesabı: Zamanaşımı Takvimi ve Görevli Mahkeme

20 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan tazminat dosyalarında sonucu belirleyen iki ayrı teknik vardır: sürenin doğru sayılması ve zararın denetlenebilir biçimde hesaplanması. TBK, HMK ve gerektiğinde TKHK hükümlerinin birlikte işlediği bu dosyalarda, talebin türü hem mahkemeyi hem faiz başlangıcını değiştirir.

Zararı ve Faili Öğrenme Anını Belgelemek

Tazminat istemi, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren işleyen iki yıllık ve fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen on yıllık süreye tabidir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun bir dava zamanaşımı öngörülüyorsa bu uzun süre uygulanır. Bu nedenle dosyanın başında iki tarih ayrı ayrı belgelenmelidir: olayın tarihi ve öğrenme tarihi. Zararın sonradan ortaya çıktığı ya da genişlediği hâllerde öğrenme anının nasıl saptanacağı ayrıca tartışılır.

Zarar Kalemlerini Ayrıştırmak

Denetlenebilir bir hesap, tek bir toplam rakamla değil kalem kalem kurulur. Fiili zarar, kazanç kaybı, tedavi ve bakım giderleri, iş göremezlikten doğan kayıp ile manevi tazminat birbirinden ayrı gerekçelere dayanır. Her kalemin dayandığı belge, hesaplama yöntemi ve dönemi açıkça gösterilmelidir. Kalemler arasında geçişkenlik bırakıldığında bilirkişi raporu üzerinden yürüyecek tartışma kontrolden çıkar.

Belirsiz Alacak mı, Kısmi Dava mı

Zararın miktarı dava açılırken tam olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası gündeme gelir; miktar belirlenebiliyor ancak bir bölümü talep ediliyorsa kısmi davadan söz edilir. Bu tercih yalnızca harç meselesi değildir; zamanaşımının hangi tutar için kesildiği ve faizin hangi tarihten yürüyeceği doğrudan bu seçime bağlıdır. Belirlenebilir bir alacağı belirsiz alacak olarak açmak, sonradan hukuki yarar yokluğu tartışmasına yol açabilir.

Görev ve Yetkide Karışan Noktalar

Haksız fiil davalarında yetki kuralları geniştir: fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, davalının yerleşim yeri ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri seçenek olarak durur. Görev bakımından ise ilişki bir tüketici işleminden kaynaklanıyorsa tüketici mahkemesi, ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi devreye girer. Ticari davalarda konusu para alacağı olan taleplerde arabuluculuğun dava şartı olduğu da atlanmamalıdır; bu adım eksik bırakıldığında dava esasa girilmeden reddedilir.

Hesabı Denetlenebilir Kılan Belgeler

  • Olay tarihini gösteren tutanak, rapor ya da kayıt
  • Gider kalemlerine ait fatura ve ödeme dekontları
  • Gelir kaybı iddiası için kazanç belgeleri
  • Sağlık raporları ve varsa iş göremezlik değerlendirmesi
  • Faiz başlangıcını gösteren ihtar veya temerrüt belgesi

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Olayın niteliği, tarafların sıfatı ve zararın türü hesabı ve süreleri değiştirebileceğinden, dava açmadan önce dosyanızı bir hukukçuyla değerlendirmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla