Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı süresinin sonuna yaklaşıldığında verilecek karar basit görünür ama sonuçları ağırdır: doğrudan dava mı açılmalı, yoksa arabuluculuk yolu mu işletilmeli? Yanlış sırayla atılan adım, dava şartı yokluğundan usulden ret ile sonuçlanabilir ve bu arada süre işlemeye devam etmiş olabilir. Bu rehber TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu kavşağı ele alır.
Önce Sorun: Arabuluculuk Zorunlu mu?
Uyuşmazlığın türüne göre arabuluculuk kimi hâllerde dava şartıdır, kimi hâllerde tarafların tercihine bırakılmıştır. Ticari nitelikteki alacak ve tazminat talepleri ile tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde dava açmadan önce arabuluculuk aşamasının tamamlanması gerekir. Buna karşılık ayni hak talepleri ve bazı özel dava türleri kapsam dışında kalabilir. Dilekçe yazılmadan önce şu üç soru yanıtlanmalıdır:
- Talep, para alacağı veya tazminat niteliğinde mi?
- Taraflardan biri tacir sıfatını taşıyor mu, ilişki tüketici işlemi mi?
- Talebe eklenen ikincil istemler kapsamı değiştiriyor mu?
Sürenin Durması Neden Kritik
Arabuluculuk sürecinin başlamasından son tutanağın düzenlendiği ana kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu kural, sürenin dolmasına az kalan dosyalarda önemli bir nefes alanı yaratır; ancak koruma, sürecin usulüne uygun başlatılmış olmasına bağlıdır. Başvurunun yetkili büroya yapılmaması veya karşı tarafın doğru kimlik ve adres bilgileriyle gösterilmemesi hâlinde beklenen koruma sağlanmayabilir.
Takvim Kurulumu
- Alacağın doğduğu ve muaccel hâle geldiği tarih belirlenir; zamanaşımının başlangıcı buna göre saptanır.
- Uygulanacak zamanaşımı türü, sözleşmenin niteliğine göre ayrıştırılır.
- Kesme sebebi doğuran işlemler (borcun ikrarı, kısmî ödeme, takip) tarihleriyle listelenir.
- Arabuluculuk başvurusunun yapılacağı tarih, son güne bırakılmayacak biçimde belirlenir.
- Son tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla dava süresi yeniden hesaplanır.
Yanlış Merci ve Yetki Sorunu
Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın türüne göre belirlenen yetkili adliye bürosuna yapılır. Karşı taraf ilk toplantıda yetki itirazında bulunursa süreç bu yönüyle sakatlanabilir. Bu nedenle sözleşmedeki yetki kaydı, karşı tarafın merkez veya yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer birlikte değerlendirilmelidir. Sözleşmede tahkim kaydı varsa arabuluculuk yolunun bu kayıtla ilişkisi ayrıca incelenmelidir.
Anlaşma Belgesinin Sonraki Etkisi
Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, koşulları sağlandığında icra edilebilirlik kazanabilir. Bu nedenle metin, ödeme takvimi, temerrüt hâli ve feragat kapsamı bakımından ileride tartışma doğurmayacak açıklıkta yazılmalıdır. Belirsiz bırakılan bir kalem, kısa süre sonra ikinci bir uyuşmazlığın kaynağı olur.
Buradaki açıklamalar genel bilgilendirmedir. Zamanaşımı süresi sözleşmenin türüne göre değiştiğinden, son güne yaklaşan dosyalarda gecikmeden hukukî görüş alınması önem taşır.