Haksız fiile dayalı tazminat istemlerinde dosyanın gücü, olayın haklılığından çok dört unsurun eksiksiz gösterilmesine bağlıdır: hukuka aykırı bir fiil, kusur, zarar ve bunlar arasındaki illiyet bağı. TBK'nın sorumluluk hükümleri bu unsurları arar; HMK ise bunların hangi delillerle ve hangi aşamada ileri sürüleceğini belirler. Bu rehber, unsurları delil listesine dönüştürmeye odaklanır.
Zararı Kalem Kalem Ayırmak
Talep tek bir rakam olarak yazıldığında, hesabın hangi kalemden geldiği tartışmalı kalır. Maddi zarar; fiilen yapılan giderler, malvarlığında oluşan azalma ve kazanç kaybı olarak ayrıştırılmalıdır. Bedensel zararlarda tedavi giderleri, iyileşme süresindeki kayıp ve kalıcı etki ayrı başlıklardır. Manevi tazminat ise ayrı bir hukuki temele dayanır ve olayın ağırlığı ile tarafların durumuna göre değerlendirilir; bu nedenle destekleyici olguların dilekçede somut biçimde anlatılması gerekir.
İlliyet Bağını Kesintisiz Göstermek
- Olay anına en yakın kayıtlar önceliklidir: tutanak, kamera görüntüsü, ilk sağlık başvurusu.
- Araya giren başka bir sebep varsa bunun etkisi baştan tartışılmalıdır; aksi hâlde savunma bu boşluğu kullanır.
- Zararın olaydan sonra ortaya çıktığı hâllerde, aradaki dönemin belgelerle doldurulması gerekir.
- Birden fazla sorumlu bulunuyorsa, her birinin katkısı ayrı ayrı ortaya konmalıdır.
Zamanaşımı Hesabında İki Ayrı Saat
Haksız fiil alacaklarında hem zararın ve failin öğrenilmesinden işleyen kısa süre hem de fiilin gerçekleştiği andan itibaren işleyen uzun süre birlikte değerlendirilir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza mevzuatında daha uzun bir zamanaşımı öngörülüyorsa, tazminat istemi bakımından da bu daha uzun süre uygulanabilir. Bu ihtimal gözden kaçırıldığında, aslında hâlâ istenebilecek bir alacak zamanaşımına uğramış sayılarak takip edilmez.
Yanlış Mahkeme Seçimi Nerede Ortaya Çıkıyor?
Genel kural olarak istem asliye hukuk mahkemesine yöneltilir. Ancak taraflardan biri tüketici sıfatını taşıyor ve ilişki bir tüketici işleminden doğuyorsa tüketici mahkemesi, uyuşmazlık her iki taraf için ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi devreye girer. İş ilişkisinden kaynaklanan zararlarda ise iş mahkemesi görevlidir ve dava öncesi arabuluculuk koşulu gündeme gelebilir. Görev kuralları kamu düzenindendir; yanlış mahkeme, itiraz olmasa dahi resen dikkate alınır.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Olayın niteliği, tarafların sıfatı ve zararın türü hem görevli mahkemeyi hem de ispat yükünü değiştirebilir; bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce dosyanın bireysel olarak incelenmesi önerilir.