Haksız fiil dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman iddianın haklılığı değil, zararın nasıl belgelendiğidir. TBK kapsamındaki sorumluluğun unsurları olan hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve illiyet bağı ayrı ayrı ispat konusudur; birinin eksik kalması diğerlerinin güçlü olmasıyla telafi edilmez. Bu rehber, tazminat hesabını ayakta tutan delil kurgusuna ve dosyanın yanlış yargı koluna taşınması hâlinde doğan kayıplara odaklanır.
Zararı Kalemlere Ayırarak Belgelendirmek
Toplu bir rakam üzerinden kurulan talep, hesaplamada tek bir kalemin çürütülmesiyle bütün olarak zayıflar. Bunun yerine her zarar kalemi kendi kaynağı ve kendi belgesiyle eşleştirilmelidir:
- Fiili ödemeler: fatura, makbuz, banka dekontu ve ödeme talimatları
- Kazanç kaybı: bordro, gelir kayıtları, meslek odası verileri, çalışılamayan dönemi gösteren raporlar
- Eşya veya taşınmazda değer azalması: onarım teklifleri, uzman incelemesi, öncesi-sonrası görüntüler
- Manevi zarar: eylemin şiddetini ve kişilik değerlerine etkisini gösteren somut anlatım ve tanık beyanları
Kusur ile Zarar Arasındaki Bağı Görünür Kılmak
İlliyet bağı, uygulamada en çok tartışılan ve en az delillendirilen unsurdur. Olayın kendisi ispatlansa bile, zararın o eylemden doğduğu ayrıca gösterilmelidir. Bu nedenle olay anına ait kayıtlar ile zararın ortaya çıktığı tarihe ait kayıtlar arasında kesintisiz bir zaman çizgisi kurulması gerekir. Araya giren başka bir sebep, zarar görenin kendi davranışı veya üçüncü kişinin katkısı ileri sürülebileceğinden, bu savunmaları önceden karşılayan belgeler dosyaya baştan konulmalıdır.
Yanlış Merciye Başvurunun Hesaba Yansıyan Maliyeti
Aynı olaydan doğan tazminat talebi, karşı tarafın sıfatına göre farklı yargı kollarına ait olabilir. İdari bir eylem veya hizmet kusuru söz konusuysa uyuşmazlık idari yargının, tüketici işleminden kaynaklanan bir zarar varsa TKHK çerçevesindeki tüketici yargılamasının alanına girer. Yanlış mercie yapılan başvuru yalnızca zaman kaybettirmez; görevsizlik veya yetkisizlik kararının ardından dosyanın yeniden düzenlenmesi, harç ve gider hesabının bozulması ve bazı hâllerde talep tarihine bağlı faiz beklentisinin sarsılması sonucunu da doğurur. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce sıfat, ilişki türü ve zararın kaynağı birlikte değerlendirilmelidir.
Bilirkişi İncelemesine Hazırlık
Hesap içeren dosyalarda rapor, çoğu zaman kararın omurgasını oluşturur. Rapordan önce yapılacak hazırlık, sonradan itirazla düzeltmeye çalışmaktan çok daha etkilidir. Hangi verinin hangi kaynaktan alındığı, hesaplamanın hangi tarih aralığını kapsadığı ve varsayımların neye dayandığı açıkça yazılmalıdır. HMK çerçevesinde rapora itiraz süresi sınırlıdır; bu nedenle itiraz taslağının rapor beklenirken hazırlanması pratik bir kazanç sağlar.
Bu metin genel nitelikte bilgilendirme sunar. Zararın türü, tarafların sıfatı ve olayın gerçekleştiği koşullar hesabı ve izlenecek yolu tümüyle değiştirebileceğinden, dosyanız için ayrıntılı bir hukuki inceleme yaptırmanız yerinde olur.