İçeriğe geç
AC

Arabuluculuk Sürecinde Zamanaşımı: Süreyi Durduran ve Durdurmayan Adımlar

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı, çoğu zaman uyuşmazlığın esasından daha erken karara bağlanan bir savunmadır. Arabuluculuk aşamasının araya girmesi ise tabloyu karmaşıklaştırır: hangi adım süreyi durdurur, hangisi hiçbir etki doğurmaz? TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu rehber, süre yönetimini ve ispat kurgusunu birlikte ele alır.

Sürenin Başladığı Anı Doğru Belirlemek

Zamanaşımı tartışmasında ilk iş, sürenin hangi tarihte işlemeye başladığını tespit etmektir. Bu tarih sözleşmenin imzalandığı gün değil, kural olarak alacağın muaccel hâle geldiği andır. Taksitli edimlerde her taksit için ayrı bir başlangıç söz konusu olabilir. Bu nedenle dosyanın ilk sayfasına, alacak kalemleri ve her birinin muacceliyet tarihi ayrı satırlar hâlinde yazılmalıdır.

Neyi Kanıtlarsınız: Kesme ve Durma Olguları

  • Borçlunun borcu kabul ettiğini gösteren yazılı beyan veya kısmi ödeme
  • Ödemenin hangi alacağa mahsup edildiğini gösteren banka açıklaması
  • Cari hesap mutabakat yazıları ve karşı tarafın onayı
  • Arabuluculuk başvurusunun yapıldığı tarihi gösteren kayıt
  • İhtarname ve tebliğ parçası

Kısmi ödemenin hangi alacağa sayıldığı belirtilmemişse, bu ödeme sonradan farklı yorumlanabilir. Ödeme yaparken ya da tahsil ederken açıklama alanının doldurulması, yıllar sonra ispat yükünü belirgin biçimde hafifletir.

Dava Şartı Arabuluculuk ve Süre Etkisi

Ticari uyuşmazlıklar ile TKHK kapsamındaki belirli tüketici uyuşmazlıklarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu başvurunun usulüne uygun yapılması, hem dava yolunun açılması hem de süre bakımından önem taşır. Buna karşılık taraflar arasında yürütülen gayriresmî görüşmeler, karşılıklı iyi niyet beyanları ve sözlü uzlaşma denemeleri kural olarak süreyi durdurmaz. Uygulamada sıkça görülen hata, aylarca süren müzakerelerin süreyi askıya aldığının varsayılmasıdır.

Yanlış Kanal, Kaybedilen Hak

Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir talebi doğrudan mahkemeye taşımak usulden ret sonucu doğurur. Bunun tersi de geçerlidir: kapsam dışı bir talep için arabuluculuk sürecinde beklemek, sırf zaman kaybı anlamına gelebilir. Bu nedenle her alacak kalemi için önce kapsam kontrolü yapılmalı, kapsam içi ve kapsam dışı kalemler ayrı takip edilmelidir.

Süreç Takvimi Nasıl Kurulur

  1. Her alacak kalemi için muacceliyet tarihi ve öngörülen süre yazılır.
  2. Süreyi kestiği düşünülen her olgu, belgesiyle birlikte aynı tabloya eklenir.
  3. Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih ayrıca kaydedilir.
  4. Son güne değil, ondan makul süre önceki bir ara kontrol tarihine göre hareket edilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin türü ve alacağın niteliği süre rejimini değiştirebileceğinden, süre tartışması bulunan dosyalarda vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla