Ayıplı ifa uyuşmazlıklarında sonuç, çoğu zaman ürünün gerçekten kusurlu olup olmadığından önce, ayıbın zamanında ve usulüne uygun bildirilip bildirilmediğine bağlıdır. TBK bu alanda alıcıya bir külfet yükler; bu külfet yerine getirilmediğinde ürün fiilen kusurlu olsa bile talep dinlenmeyebilir. Aşağıda, ihbardan başvuruya kadar zincirin nasıl kurulacağı ele alınıyor.
Ayıp mı, Hiç İfa Etmeme mi, Başka Bir Şey Teslimi mi?
Nitelendirme, uygulanacak rejimi baştan değiştirir. Teslim edilen şey sözleşmede kararlaştırılandan tamamen farklıysa ya da edim hiç yerine getirilmemişse, ayıba ilişkin özel hükümler değil genel borca aykırılık kuralları devreye girer. Bu ayrım, ihbar külfeti ve zamanaşımı bakımından farklı sonuçlar doğurur. Talebi kurarken önce hangi hukuki çerçevede bulunulduğu belirlenmeli; gerekiyorsa kademeli talep kurgusu tercih edilmelidir.
Muayene ve İhbar Külfeti
Alıcı, teslim aldığı şeyi işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıbı satıcıya gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür. Ticari nitelikteki satışlarda bu süreler daha kısa tutulmuştur. Sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda ise bildirim yükümlülüğü, ayıbın ortaya çıktığı anda doğar. Bildirimin yapıldığını ispat yükü alıcıdadır; bu yüzden telefon görüşmesi yerine yazılı ve tarihi belirlenebilir bir kanal kullanılmalıdır.
Seçimlik Haklar ve Bunların Bağlayıcılığı
Ayıp sabit olduğunda alıcının önünde birden çok yol bulunur: sözleşmeden dönerek verdiğini geri istemek, bedelde ayıp oranında indirim talep etmek, ücretsiz onarım istemek veya ayıpsız benzeriyle değişim talep etmek. Bu haklardan biri kullanıldığında kural olarak seçim yapılmış olur. Ayrıca dönme talebinde, olayın koşulları dönmeyi haklı göstermiyorsa hâkimin bedel indirimine hükmedebileceği gözetilmelidir. Bu nedenle talebin hangi hakka dayandığı dilekçede tereddütsüz yazılmalıdır.
Zamanaşımı ve Sorumsuzluk Kaydının Sınırı
Ayıptan doğan talepler kural olarak teslimden itibaren işleyen iki yıllık zamanaşımına tabidir; bazı yapı ve eser ilişkilerinde bu süre daha uzun belirlenmiştir. Buna karşılık satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse, zamanaşımı def'inden yararlanamaz. Sözleşmeye konulan sorumsuzluk kayıtları da sınırsız değildir; ayıbın hile ile gizlendiği hâllerde bu tür kayıtlar geçerli sayılmaz. Bu nedenle satış öncesi tanıtım ve beyanların kaydı, zamanaşımı tartışmasında belirleyici olabilir.
Başvuru Kapısının Seçimi
Alıcı tüketici konumundaysa uyuşmazlık TKHK kapsamında değerlendirilir ve değere göre tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesi devreye girer. Ticari nitelikteki satışlarda asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve konusu para olan taleplerde arabuluculuk dava şartıdır. Bunların dışındaki ilişkilerde genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; HMK'nın yetki kuralları ile sözleşmedeki yetki hükmü birlikte değerlendirilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ayıp dosyalarında bildirim tarihleri belirleyici olduğundan, ürünü teslim aldıktan sonra fark ettiğiniz sorunları vakit geçirmeden yazılı hâle getirmeniz ve dosyanızı bir hukukçuya değerlendirtmeniz yararlı olur.